11.08.2008 10:21
Alman basınından özetler
Bugünkü Alman gazetelerinden derlediğimiz yorumların tümünü Rusya-Gürcistan Güney Osetya üçgeninde devam eden Kafkasya krizine ayırdık
Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi yorumunda, Rusya gibi bir gücün, diğer büyük güçlerle aynı düzeyde olduğunu kanıtlamak ve dünya üzerindeki konumunu muhafaza etmek için Güney Osetya gibi tali savaş alanlarını da kullandığı görüşünü savunuyor. Yorum şöyle devam ediyor:
“Rusya askeri gücü ile sadece Güney Osetya’da söz sahibi olduğunu göstermekle kalmıyor. Etrafındaki komşulara, hatta Brüksel, Pekin ve Washington’a büyüyen itibarı ile birlikte, korku ve endişe de sergilemiş oluyor. Kremlin’i tarihte kim yönetmiş olursa olsun, onunla anlaşmazlığa düşen küçük ülkeler hep bu deneyimi yaşamışlardır. Gürcistan Devlet Başkanı’nın bunu bilmesi gerekirdi.”
Süddeutsche Zeitung gazetesinin ilgili yorumunda, Rusya’nın Kafkaslar’da savaş kışkırttığı görüşü yer alıyor:
“Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Rusya, Gürcistan’a bağlı Güney Osetya ve Abhazya’nın iyiden iyiye hamiliğini üstlendi. Ayrıca, Rusya’nın bu bölgede barış gücü olarak istikrarı ve barışı koruma görevi bulunurken, Rusya kışkırtıcı davrandı. Moskova, Gürcistan ile bu ülkeden ayrılma eğiliminde olan cumhuriyetler arasındaki siyasi sürecin devam ettirilmesinden yana olan BM misyonunu da hiçe saydı. Aynı zamanda birliklerini takviye etti, milisleri silahlandırdı, Gürcistan topraklarını birkaç kez ihlal etti. Kısacası Rusya, savaşı provoke etti.”
Kölnische Rundschau gazetesi ise, Gürcistan’ın kendisinden kopan eyaletleri silah zoru ile geri alamayacağını, ama Putin’in de kazanılan askeri zafer nedeniyle Gürcistan’ın Güney Osetya’da tüm haklarını yitirdiğini söylemesinin uluslararası hukuka aykırı olduğu görüşünü savunuyor. Gazetenin yorumu şu sözlerle noktalanıyor: “Bu çok yoksul bölgede şiddetin devam etmesi, (krize) taraf olan tüm güçlerin kaybetmesi anlamına gelecektir.”
"Flensburger Tageblatt" gazetesi, Gürcistan’ın Güney Osetya’ya saldırısının Washington’un izni ve bilgisi dahilinde gerçekleştiğini yazıyor:
"Tiflis ABD’ye hem politik, hem ekonomik, hem de askeri açıdan yakından bağlı. ABD’deki başkanlık seçiminde Cumhuriyetçilerin adayı olan McCain de Moskova’ya karşı sert tutumu ile biliniyor. Kafkaslarda olanlar Cumhuriyetçilere seçim malzemesi sunuyor."
Münih’te yayımlanan "Abendzeitung" ise Saakaşvili’nin saldırgan tavrına Rusya’nın neden olduğu söyleminin doğru olmayacağını belirtiyor ve Saakaşvili’nin kendi ülkesindeki muhalefeti şiddet ile bastırdığını, seçimlere yolsuzluk karıştırırak yeniden seçildiğini hatırlatıyor. Gazete, Saakaşvili’nin, Güney Osetya’ya girmesi için Rusya’nın eline koz vermiş olduğu yorumunu yapıyor. Düsseldorf’ta yayımlanan “Westdeutsche Zeitung“ ise Batı’nın öncelikle akan kanı durdurmak için çabalayacağını sonrasında ise ABD ile adam akıllı bir görüşme yapması gerektiğini vurguluyor:
"Fransa ve Almanya, Kafkaslar’daki şiddeti durdurduktan sonra, Washington ile bir masaya oturup, izlediği stratejinin tehlikesine dikkat çekmeli. ABD, Rusya’nın komşularını NATO’ya alarak çemberi daha da daraltamaz. Rakibini aşağılayan, küçümseyen bu politika işlemez."
DW-World.de / 11.08.08