22.08.2008 09:26
İngiltere basınından özetler
Guardian gazetesi, Afganistan'da yaşanan gelişmelere ilişkin ayrıntılı bir dosya hazırlamış.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın Taleban'ın saldırılarını tırmandırdığı Afganistan'a beklenmedik bir ziyaret gerçekleştirdiğini kaydeden Guardian, ülkede mücadele eden İngiliz ordusu yetkililerinin bütçe kesintileri ve yetersiz teçhizat nedeniyle öfkelendiklerini aktarıyor.
Guardian başyazısında ise, NATO yetkililerini uyarıyor:
''Brüksel'deki NATO karargahında ittifakın Kafkasların bazı bölümlerini de içerecek şekilde genişlemesini savunanlar, şu andaki operasyon alanı Afganistan'da olup bitene baksın. Savaş kızışıyor, ufukta da hafifleyeceği yönünde bir işaret yok. Bu yıl, en ölümcül olmaya aday. Çoğu isyancı olmak üzere 3 bin 400 Afgan, 178 de yabancı asker öldürüldü. Çatışma alanı da genişlemekte.''
''Fransız askerlere saldıran savaşçılar muhtemelen Sovyet işgalinden bu yana kontrolündeki bölgeden savaşan Gülbeddin Hikmetyar liderliğindeki Hizb-el İslami grubunun üyeleriydi'' görüşünü dile getiren Guardian, Afganistan'da çatışan grupların parçalı yapısına dikkat çekerek, savaşta artık strateji değişikliğini düşünmenin zamanının geldiğini savunuyor:
''Doğuda eski savaşçı aşiret liderlerinden Celaleddin Hakkani'nin aşireti ve 1996'da iktidarı ele geçiren, Pakistan'dan operasyonlarını yürüten Taleban'ın çekirdek grubu var. Aralarında da değişken ittifaklar halinde birbirleri arasında rekabet eden yüzlerce grup bulunuyor. Bunlar, taktik yenilgiyi stratejik zafere dönüştürebilen iletişim konusunda becerikli gruplar.
"Afganistan, tamamen farklı bir yaklaşım gerektiriyor. Uluslararası bir yardım ve yeniden inşa planı ve savaşçı aşiret liderleri ve mensupları savaşan Taleban liderlerini geri kazanmaya yardımcı olacak bir siyasi plan. Afganistan'ın merkezden, üniter bir devlet olarak idare edilebileceği varsayımından kurtulmamız gerekebilir. Şimdiki haliyle bu kazanılabilir bir savaş değil.''
Gürcistan savaşının mali boyutu
Financial Times gazetesi ise, bu sabah manşetinden, Gürcistan savaşı ardından Rusya ile Batı arasında başlayan krizin ekonomi boyutunu irdeliyor.
Gazeteye göre, yatırımcılar krizin ardından Rusya'dan paralarını çekmeye başladı.
Üstelik, bu süreç 1998 yılında Rusya'nın mali krizinden bu yana en hızlı çekilme olarak gerçekleşiyor.
Financial Times'a göre, ayrıca Rusya lideri Dimitri Medvedev'in ülkede küresel krizinin daha yoğun şekilde hissedilmeye başladığı bir dönemde, iş çevrelerinin baskısı altında;
"Sıkı kredi koşulları yabancı sermayenin kaçışını daha da ağırlaştıran bir etken oluşturdu. Ulusal para birimi, merkez bankasının da yardımıyla göreceli olarak istikrarlı. Ancak, çatışmaların başlamasından bu yana yüzde 6.5 değer kaybetti.
Yatırımcılar risk algılamaları nedeniyle yüksek getirili bonolara yöneldiği için şirketler, sermaye bulmakta sıkıntı yaşıyor. "
"Bu ise, dünyanın en güçlü ulusal bilançosuna sahip olmasına karşın Rusya ekonomisinin küresel piyasa hassasiyetlerine karşı dokunulmaz olmadığını ortaya koydu. Bu durum, Kremlin'in kararları üzerinde önemli bir dizginleyici olabilir."
İngiltere'de yayınlanan Economist dergisi ise bugün Gürcistan savaşının Kafkaslar'da, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan hattında varolan bir başka sorunun çözümü konusundaki muhtemel etkilerini irdeliyor.
Hrazdan stadyumunda işçilerin özel bir konuğu ağırlama çalışmaları için hummalı bir çalışma içine girdiklerini anlatarak başlayan yorumda, Ermenistan lideri Sarkisyan'ın, Türkiye ile Ermenistan ulusal futbol takımları arasında 6 Eylül'de oynanacak maçı birlikte izlemek üzere Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü Erivan'a davet ettiği anımsatılıyor.
'Türkiye daha büyük rol arayışında'
Economist, Gül'ün Ermenistan'a gitmesi durumunda Kafkaslar'da yeni bir dönemin açılacağını, bölgenin tek NATO üyesi ülkesi olan Türkiye'nin Gürcistan savaşının ardından daha büyük bir rol arayışında olduğuna dikkat çekiyor.
Başbakan Erdoğan'ın önerdiği Kafkas İstikrar ve İşbirliği Platformu fikrine Rusya, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'ın sıcak baktıklarını, ama Türkiye ile Ermenistan arasında resmi ilişki olmadığı için bir yere varma ihtimalinin yüksek görülmediğine dikkat çeken Economist, Ermenistan'a yakıt ve gıda sevkinde Gürcü limanlarını kullandığını, Azerbaycan'ın da petrol ihraç ettiği hatların zarar gördüğünü anımsatıyor.
Erivan'daki Batılı bir diplomata göre, ''Bütün bunlar, bir tek yöne işaret etmeli: O da Azerbaycan ile Ermenistan arasında bir barış.''
"Erivan'la bir uzlaşma Bakü'ye, petrolünü ihraç etmesi için alternatif bir güzergah; Ermenistan'a da, Türkiye yoluyla bir can damarı vaadi sağlayacaktır. Bazı Ermeniler, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'ı güç kullanarak geri almasının önünü tıkadığını düşünerek Rusya'nın Gürcistan'ı işgalini sevinçle izliyor. Ama bazılarına göre de, iki konu birbirinden farklı. Birincisi Rusya Dağlık Karabağ'a komşu değil, ikincisi de orada ne barış gücü ne de vatandaşları var. Gürcistan savaşından önce bile, Türkiye, Ermenistan'ı tecrit etmenin, bu ülkenin işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesini sağlamadığını anlamış görünüyordu. Ama müzakereler, buna ikna edebilir."
Economist, Türkiye ile Ermenistan'dan diplomatların aylarca gizli müzakere ettiklerine ilişkin haberlere dikkat çekerek, bu noktada Azerbaycan'ın Türkiye'nin Kafkas politikasında ağırlığı olduğunu vurguluyor.
'Tasarı ilişkilerin seyrine bağlı'
Economist, Amerikan seçimlerinden sonra Kongre'de yeni bir soykırım tasarısının gündeme gelme ihtimaline dikkat çekerek ''Ama eğer Türkiye ile Ermenistan ilişkileri gelişirse, o zaman tasarı askıya alınabilir'' diyor;
''Türkiye ilişkilerin geliştirilmesi için Ermenistan'dan soykırımın tanınması için Ermeni diasporasının kampanyasını desteklemeye son vermesini; ayrıca gerçeklerin tespit edilmesi için tarihçilerden oluşan bir komisyon kurulmasına izin vermesini istiyor. Sarkisyan fikre açık olduğunu ipuçlarını verdi, ama bu önerisi muhalefetin kendisini hainlikle suçlamasına neden oldu. En büyük engel Azerbaycan ve Türk ordusundaki müttefikleri. Erdoğan'ın bu hafta Bakü'ye yaptığı ziyarette Aliyev'i ikna etmesi bekleniyordu. Bu girişiminde başarısız olursa, Gül futbol maçına gidemeyebilir, böylece de uzlaşma şansı kaybolur.''
İngiltere'de nüfus sorunu
Independent gazetesinin manşetinde ise, dün açıklanan nüfus istatistiklerine ilişkin uyarılar içeren bir haber var.
Bu veriler, ilk kez yaşlı nüfusun sayısının 16 yaşından genç nüfusun sayısını geçtiğini ortaya koyuyor.
Bu demokrafik değişim, gelecekte emeklilik sistemi, ulusal sağlık hizmetleri üzerinde ağır bir yük ve istikrarllı bir şekilde artan emeklilik yaşıyla karşılaşacağımız anlamına geliyor.
Bu durum ise, İngiltere'nin 80 yaşlarındaki insanların sayısının nüfusun önemli bir bölümünü oluşturacağı döneme hazırlıksız yakalanacağını gösteriyor.
Verilerin ortaya koyduğu bir başka gerçek ise, yaşlıların karşı karşıya kaldıkları sağlık sorunlarının ülkeye maliyetinin de artacağı.
BBC Turkish / 22.08.08