Ana Sayfa / Basın / 
21.11.2008
26.08.2008 06:18

Çevrecilerin kelle sayısı – Türker Alkan

 

Gene fena halde kızmış. Kızgınlıktan güç alıyor gibi bir hali var.

Elini göğsüne dayayıp veryansın  ediyor. “Çevreci dediğin ne ki? İşsiz güçsüz adamlar.” (Eskilerin deyimiyle ‘hane berduş’ diyecek, ama o kadarına dili varmıyor.) “Zaten hepsini toplasan 50-60 kişi ya eder, ya etmez!”

Politikacı alışkanlığıyla ‘kelle sayısına’ bakıyor. Kaç oyu vardır ki bunların?

Sonra hızını alamayıp bir eliyle göğsünü yumruklarken bir sırını açığa vuruyor: “En çevreci benim. Gerçek çevreci benim! Üstelik işsiz güçsüz de değilim!”

İçkisi yok, kumarı yok, işi de fena değil, gel de kızını verme bu adama!

Meğerse Sinop Valiliği de bir işaret beklermiş ki, Başbakan’ın ‘veyl çevreciye!’ nutku irat edilir edilmez polisimiz çevreci kampını bastı, çevrecileri saatlerce gözaltında aldı, sonra para cezası kesip çocukları bıraktı.

Güzel ülkemizde Başbakan’dan başka kimsenin çevreci olamayacağını böylece öğrenmiş olduk! Bu olayın en hayırlı yanıysa, sayın Başbakan’ın gizli bir çevreci olduğunun ortaya çıkmış olmasıdır.

Fakat anlamakta zorlandığım birkaç noktayı dikkatinize sunmak isterim.

Birincisi, eğer işsiz güçsüz takımından insanlar çevreci oluyorsa, milyonlarca insanın işsiz olduğu ülkemizde çok daha fazla çevrecinin çıkması gerekmez miydi?  

İkincisi, “Bunlar topu topu 50-60 kişiden ibarettir” diyerek çevreci hareketi küçümsemeye çalışmak ne kadar doğrudur? 

Çevreci hareket çok daha yaygındır, bazı ülkelerde çevreci partiler iktidara bile gelmiştir!

Dahası, böyle bir hareketi değerlendirirken sadece kelle sayısına bakmak çok yanıltıcı olabilir. Çevrecilerin kaç kişiden ibaret olduğundan daha önemli olan şey, bu insanların ne söylediğidir, söylediklerinin doğru olup olmadığıdır.

Çevrecilerin neler söylediğine bakalım. 

Dünyamızdaki hayvan ve bitki türleri hızla tükenmektedir...

İklimler değişmekte, buzullar erimekte, pek çok ülkeyi su baskınları ve kuraklık tehdit etmektedir...

Dünyamızı kızılötesi ışınlardan koruyan ozon tabakası delinmekte ve sağlık sorunlarına neden olmaktadır...

Denizlerimiz, göllerimiz, nehirlerimiz, atmosferimiz hızla kirleniyor, ekolojik dengeler altüst oluyor...

Ve bu değişimlerin bazıları artık geri dönülemez noktaya gelmiştir. Ama elbirliğiyle, ne kurtarabilirsek, kurtarmalıyız. Bu kurtarma hareketi pahalıya patlayabilir ama, her şey paradan ibaret değildir. Bu açıdan çevreciliğin manevi bir yönü olduğu da söylenebilir. 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bu iddialar karşısında ‘Haydi ordan, işsiz güçsü takımı, kaç oy edersiniz ki!’den daha başka bir yanıt vermesini beklerdim.

Başbakan’ın kızdığı çevrecilerin çoğu genç çocuklar. Belki de onun için Başbakan ‘Bunlar işsiz güçsüz takımı’ diye düşünüyor. Oysa onların gençliği iş güç sahibi olmadıklarının değil, gelecekleri için endişe duyduklarının bir göstergesi olmalıydı.

Ve küçük bir anımsatma: Dünyayı dönüştüren fikirler, çoğu zaman gençler ve azınlıklar tarafından ortaya atılmıştır! Kelle sayısı ve kıdem, her zaman doğruyu ve haklıyı göstermez.

Radikal / 26.08.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30