27.08.2008 10:07
Alman basınından özetler
Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının Rusya tarafından tanınması, bugünkü Alman gazetelerinde yer alan yorum konularının başında geliyor.
Die Welt gazetesinin ‘hamle sırası Rusya’da’ başlığıyla yayınladığı yorum şöyle:
“Gürcistan’ın tuzağa düşmesinden sonra Putin-Medvedev ikilisinin önü açıldı. Çoktandır planladıklarını yaptılar ve kimse de onlara karşı çıkamadı. Kremlin’in zirvesi Kosova’da uğranılan diplomatik yenilginin hıncını almış olmaktan memnun. Avrupa’ya, NATO’ya ve Batı’ya, ‘etnik azınlıkları biz de kolluyoruz, Kosova sizin için ne ise, Abhazya ve Güney Osetya da bizim için odur’ diyor. Azınlıklara ne kadar değer verdiğini Çeçenistan’da gösteren Rusya’nın asıl amacı emperyalist gücünü ve kaybettiği topraklarını yeniden kazanmaktır. Bunu yaparken de batının sivil toplumlarında geçerli olan tezlere başvurmak hoşuna gidiyor.”
Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi Rusya’nın uluslar arası yaptırımlarla yola getirilmesinin mümkün olmadığını yazıyor:
“BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi Rusya aleyhinde alınacak her türlü kararı veto eder. Ancak Rusya’nın devletler hukuku ihlaline münferit devletler de tepki gösterebilir. İlk planda hakkı yenen ve toprak bütünlüğü elden giden Gürcistan olmuştur. Ancak Rusya uluslararası kuralları çiğnemekle, hukuka saygılı olan bütün devletleri karşısına almıştır. Bu davranışa müsamaha gösterilmemelidir. Söz konusu olan, devletler arasındaki ilişkilerin temelini oluşturan esaslardır.”
Süddeutsche Zeitung gazetesi yorumunda, Rusya’nın Gürcistan’daki iki bölgenin bağımsızlığını tanımakla çıkmaza girdiğini, ancak bütün yer altı zenginliklerine rağmen kendi kurallarını devletler topluluğuna empoze etmeyi başaramayacağını dile getiriyor.
Financial Times Deutschland gazetesinde konuyla ilgili şu satırları okuyoruz:
“Rusya’nın fiilen başka bir devletin topraklarını ilhak etmesi acımasızlık olduğu kadar Kremlin’in niyetini de açıkça gözler önüne sermiştir. AB’nin hafta başındaki olağan üstü zirvesinde tarafların onaylayabileceği çözüm formülü aramasına ya da Kafkasya’ya barış gücü gönderme konusunu tartışmasına hiç lüzum yok. Rusya ile herhangi bir konunun tartışılması hem abesle iştigal olur hem de Kremlin tarafından yanlış anlaşılabilir.”
Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesi batılı ülkelerin Rusya ile ilişkilerini mercek altına alıyor:
“Rusya’nın hatalı davranışına rağmen asıl sorun, NATO’nun, Saakaşvili gibi saldırgan bir azılı milliyetçiye askeri destek verip onu himayesine alıp alamayacağıdır. Bu husus Almanya hükümetini bölüyor. Başbakan bunu normal karşılarken, Dışişleri Bakanı, Moskova yönetimini incitmemeye ihtimam gösteriyor.”
Berliner Zeitung gazetesinin Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının Rusya tarafından tanınmasını konu alan yorumu özetle şöyle:
“Rusya da artık halkların kendi kaderini bizzat tayin hakkına atıfta bulunmaya başladı. 1989’deki nüfus sayımına göre Abhazya nüfusunun %48’ini Gürcüler oluştururken nüfusun sadece %17’si Abhaz’dı. 2005 yılında Abhazlar’ın oranı %45’e çıkmış, Gürcüler’in oranı ise %6,5’a inmişti. Çünkü anlaşmazlık yıllarında 200 ila 250 bin Gürcü ya kaçmış ya da bölgeden sürülmüştü. Rusya’nnın saldırısından sonra Güney Osetya’da tek bir Gürcü kalmadı. Bu iki bölgenin devletler hukukuna dayanarak bağımsızlıklarını ilan etmesi ve Rusya tarafından tanınması, bu devletler hukukuna aykırı sürgünlerin ödüllendirilmesi anlamına gelir.”
DW-World / 27.08.08