30.09.2008 10:59
Alman basınından özetler
Alman basınına göre finans krizi artık Almanya’nın da kapısına dayandı. Hükümet müdahalesini kaçınılmaz gören yorumcular, “devlet hissedar ve patronları değil, vergi mükellefini korumalı” değerlendirmesini yapıyor.
Amerikan Maliye Bakanı’nın batık bankaları kurtarma planının Temsilciler Meclisi’nde ret edilmesi ve Almanya’nın en büyük bankalarından birinin kriz girdabına katılması bugünkü yorum konularımız.
Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Almanya’nın en büyük ipotek bankasının da finans krizi yüzünden topun ağzına gelerek devletin kanatları altına alınmasını şöyle yorumluyor:
“Bankalar arasındaki karşılıklı güvensizlik bundan on beş ay önce patlak vermiş ve gecelik interbank kredileri askıya alınmıştı. Bankaların birbirine güvenmediği bir ortamda müşteri bankasına nasıl güvensin? Merkez Bankaları’nın piyasayı ucuz parayla beslemesine rağmen güven geri gelmiyor. Para ve kredi, ekonominin kan dolaşımıdır. Bankalar da pompa görevini üstlenir. Bankalara güven giderse bir daha geri gelmez. Bankaların milletin parasıyla kurtarılması kimsenin hoşuna gitmiyor. Ama bunun tek alternatifi bankalara hücum olabilir.”
Frankfurter Rundschau gazetesi devletin Alman Hypo Real Estate’yi iflastan kurtarmak için 35 milyar Euro’luk kefalet üstlenmesini, ticari bankalara duyulan güvenin kaybolabileceği endişesine bağlıyor ve devletleştirmenin, kamuoyuna bankaları denetleme imkânı yaratacağını yazıyor.
Handelsblatt gazetesinin yorumunda ise şu satırları okuyoruz:
“Amerikan Maliye Bakanı Hank Paulson’un kurtarma planından kimsenin memnun olmadığı ortada. Muhafazakar kanat planı, sosyalizme geçiş olarak görüyor. Liberaller Wall Street patronlarının işledikleri hatalarının vergi gelirleriyle telafi edilmesine öfkeli. Borsalar Avrupa bankalarının akıbetinden endişeli. İnterbank faizlerinin tavan yapması, güvensizliğin göstergesi. Kurtarma planının finans krizini bıçak gibi kesip atacak sihirli bir reçete olmadığı biline. Plan sadece global kredi sıkıntısını giderme yolundaki ilk adım olabilir.”
Die Welt gazetesi, banka hisselerinin dibe vurmasına yol açan finans krizinin sadece ABD’nin krizi olmadığı yorumunu yapıyor:
“Bundan bir hafta önce Alman bankalarının yere sağlam bastığını söyleyen Maliye Bakanı şimdi bunun böyle olmadığını kanıtladı. Almanya’nın en büyük altıncı bankası devlet sayesinde moratoryum ilan etmekten kurtulabildi. Sistem krizini ancak devlet düzeltebilir. Ama bunu yaparken de hissedar ve patronların değil vergi mükellefinin çıkarlarını korumalıdır. Almanya hükümetinin şimdiye kadarki kriz yönetimi, durumun vahametini hala kavrayamadığını gösteriyor.”
Süddeutsche Zeitung gazetesi de ‘Amerikan virüsü’ başlıklı yorumunda, kriz dönemlerinde devletten medet umanların, sorunun asıl bankalardan kaynaklandığını unutmamaları gerektiğini vurguluyor:
“Finans krizi sonunda Almanya’nın da kapısına dayandı. Konu artık uzaktaki Amerika’nın global felakete yol açabilecek finans krizi ile sınırlı değil. Almanya’nın en büyük bankalarından biri de iflasın eşiğinde. Hem de, Alman borsa endeksinin önde gelen ve Alman ekonomisinin birinci liginde oynayan bir banka. Hypo Real Estate, Alman bankacılık branşının tökezleyen tek bankası olmayacaktır. Bu nedenle Berlin yönetimi kurtarma operasyonuna bankaların daha fazla katkıda bulunmasını sağlamalıdır. Ticari bankalar 35 milyarlık kefaletin sadece dörtte birini üstlendi. Hatta bankanın devletleştirilmesini isteyenler bile var. Bolluk yıllarında büyük paralar kazanan bankaların krizin maliyetini vatandaşa yüklemesine müsaade edilmemeli. Hükümet özel bankaları kurtarma fonu kurmaya zorlamazsa, kriz dönemlerinde kesenin ağzını açmasına halktan anlayış bekleyemez.”
Dw-World / 30.09.08