Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
30.09.2008 06:37

Yeşim Ustaoğlu’ndan Fethi Naci’ye bayram ziyareti - Doğan Hızlan

 

İYİ film yönetmeni Yeşim Ustaoğlu’nun Pandora’nın Kutusu, İspanya’daki 56. San Sebastian Film Festivali’nde büyük ödül Altın İstiridye’yi kazandı.

Aynı filmde oynayan Tsilla Chelton da kadın oyuncu ödülünü aldı.

Yönetmen, filmini, kısa süre önce aramızdan ayrılan, anılarımızda ve yazılarında yaşayan iyi eleştirmen Fethi Naci’ye adamış.

Bir alzheimer hastasını ve ailesini anlatan filme verilen ödülü yönetmeninin Fethi Naci’ye adaması oldukça anlamlı. Birincisi dostu olduğu, ikincisi de aynı hastalıktan onu kaybetmiş olmamız yüzünden.

Artık uluslararası ödül kazanan yönetmenlerimiz, ülkelerini ve o ülkenin insanlarını unutmuyorlar, bütün dünyaya anımsatıyorlar.

Nuri Bilge Ceylan da Üç Maymun filmiyle, bu yıl 61. Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü aldığında şöyle demişti:

"Ödülü, tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme adıyorum."

Yeşim Ustaoğlu’nun ’90’lardan bu yana çektiği her film ilgi gördü, beğenildi.

İz, Güneşe Yolculuk, Bulutları Beklerken, sanatçının sorumluluğunu, genel geçer düşüncelere başkaldırısını yansıtan filmlerdi. Bir sanatçı için en önemli özellik sayılabilecek muhalif kimliğini hep öne çıkardı.

Fethi Naci gibi bir zekáyı böyle bir hastalığın nasıl tahrip ettiğini gördüğünüzde, derinden üzülüyorsunuz, kahroluyorsunuz. Eski günlerini anımsadıkça, bu üzüntünüz bir tortu gibi bilinçaltınızda kalıyor. Konuşmaları, kahkahaları kulağınızdan hiç gitmiyor.

Bir sanatçının, saygı duyduğu bir ustayı anması, ödülünü ona adaması gerçekten beni çok duygulandırdı.

Andığı için Yeşim Ustaoğlu’na gönülden teşekkür ediyorum.

* * *

NEDİR Pandora’nın Kutusu?

Yunan mitolojisinde Pandora, Zeus’un emriyle yaratılan kadın. Epimetheus uyarılara rağmen, güzelliğine dayanamayarak onu eş yaptı. Pandora, beraberinde bir kutu (küp) getirdi. Bir gün merakına yenilerek, yeryüzüne ayak basar basmaz, kapağını kaldırıp kutuyu açtı. Kötülükler insanoğlunun üstüne yayıldı, kapağı hemen kapattığı için en dipteki umut dışarı çıkamadı. Bir görüş de kutunun içinden iyilikler çıktığıdır.

Yeşim Ustaoğlu bir söyleşisinde(*) kutuyu şöyle yorumluyor:

"Önemli olan seyircinin ne bulup çıkardığı ama kişisel olarak kutunun içinde ne çıktığını önemsiyorum. İçinden çıkanlar iyi ve kötü şeyler. Bütün ailenin hikáyesi aslında neredeyse iyi-kötü denklemini yansıtıyor.

İnsana dair her şeyin kutu açılınca açığa çıkmış olması önemli. Bu da ailenin bütününe yansıyor."

Hayatta bazı konumlar var ki, bunların en sahihi ve en trajiği bir hastaya bakmak. Hele alzheimer hastasına bakmak, çok daha bir acı veriyor insana.

Dünyanın neresini anımsatırsa anımsatsın bu hastalık evrensel bir insanlık durumunu simgeliyor.

Yönetmenin dediği gibi hepimiz, biraz onun kahramanları gibiyiz.

* * *

YEŞİM Ustaoğlu’nun o ödül konuşması, bayram gününde Fethi Naci’yi sanki mezarında ziyaret etmişçesine duygulandırdı beni.

Hepinizin bayramını bu duygularla en içten dileklerimle kutluyorum.

(*) Herkesin Bir Pandorası var, Kerem Akça’nın Yeşim Ustaoğlu ile söyleşisi, Radikal, 29 Eylül 2008.

Hürriyet / 30.09.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30