Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
07.10.2008 14:16

Avrupa basınından özetler

 

Küresel finansal krizi ve Avrupa Birliği'nin krizle eşgüdümlü mücadele arayışı Avrupa basınının yorum sütunlarında öne çıkan konular.

Avusturya'da yayımlanan Der Standard gazetesinde, finans kriziyle mücadele kapsamında girişilen politikaların, çözüm getirmek yerine krizi derinleştirdiği değerlendirmesi yapılıyor:

 "Avrupa Birliği çaresizlik ve panik arasında gidip geliyor ve bu tutumla krizin derinleşmesine yol açıyor. Mevduatlara verilen garantilerle birçok ülke adeta ateşe körükle gidiyor."

 Fransa’da yayımlanan Le Monde gazetesinde yer alan bir yorumda Almanya’nın, Avrupa Birliği'nin ortak bir kurtarma planına karşı çıkması sert bir dille eleştiriliyor:

 "Berlin'in direnişi, Alman bankacılık sisteminin de sallantıda olduğu dikkate alınınca daha da anlaşılamaz bir nitelik kazanıyor. Beklenmedik ölçüde zayıf olan Alman bankacılık sistemi kıtadaki finansal sistemin tamamını tehlikeye sokuyor. Berlin'deki koalisyon hükümeti seçimlere bir yıl kala vergi mükelleflerini kasaya davet etmek istemiyor ve Brüksel'e yetki devretmek de istemiyor. Ancak bunların hiçbiri 'Avrupalılar için bedel ödemem' diyerek 90'lı yıllardan kalma argümanlar öne süren Almanya'nın tutumunu gerekçelendiremez."

 İspanya'da yayımlanan El Pais gazetesinde yer alan değerlendirmedeyse Avrupa hükümetlerinin halkta bir panik havası oluşmasını engellemeye öncelik verdiği belirtiliyor:

 "Avrupa'daki banka krizi halk arasında hızla yayılan bir tedirginliğe yol açtı. Halk birikimlerini kaybetmekten endişe ediyor. Bu nedenle Avrupa'daki birçok hükümet harekete geçerek çok ciddi önlemler aldı. Sorun kökünden kavranarak, çığırından çıkma yolunda ilerleyen bir panik tehlikesi önlenmeye çalışıldı. İngiltere, İrlanda, Belçika, Almanya ve Portekiz bu doğrultuda müdahaleci adımlar attılar. Bu yolla hükümetler ilk aşamada paniğin oluşmasını engelleyebildi. Ancak bu adımların sonuçları bir hayli kaotik. Zira şimdi sermayenin daha iyi garantiler veren ülkelere kaçma ihtimali doğdu. Avrupa'nın iktisadi bir çöküntü ile karşı karşıya kalma tehdidi güç kazanıyor."

İngiliz The Independent gazetesindeki yorum sütununda Euro bölgesine dahil olan ülkelerin görüş ayrılıkları değerlendiriliyor:

 "Krizin Avrupa'ya ulaşmasıyla Euro bölgesindeki zafiyet gün ışığına çıkıyor. Euro ülkeleri ortak bir merkez bankasına sahip ancak ortak bir maliye bakanlığı ya da vergi kurumuna sahip değiller. Şayet bazı uzmanların öngördüğü gibi Euro zayıf bir konuma sahip olacaksa bu söz konusu ortak para biriminin sona yaklaştığı anlamına gelebilir. Ancak siyasi irade Euro’yu güçlendirebilir. Avrupalı maliye bakanlarının buluşması İngiltere'nin, Avrupa Birliği'nin ortak eylemi konusundaki iradesini ortaya koyabilir. Artık kimse krizden etkilendiğini gizleyemez.”

Son yorumumuz İtalya'da yayımlanan Corriera della Sera gazetesinden. Değerlendirmede 1929 yılında yaşanan Büyük Buhran'a benzer bir dönemle karşı karşıya olunup olunmadığı sorusuna yanıt aranıyor:

 "Finans dünyasında skandallar Avrupa'ya hatta Asya'ya kadar uzanıyor ve 1929 döneminin Büyük Buhranı akıllara geliyor. Ancak birçok uzman şimdilik 1929'a benzer bir dönem yaşanmadığını söylüyor.  Uzmanlar iktisadi yapılan günümüzde çok farklı olduğuna dikkat çekmekle birlikte geleceğin öngörülemez olduğu ve güvensizliğin hâkim olduğu ortada."

DW-World / 07.10.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30