Ana Sayfa / Basın / 
22.11.2008
11.10.2008 06:56

İkindi sazlıklarında adı Federico olmak - Yıldırım Türker

 

‘Ne garip/ikindi sazlıklarında/adı Federico olmak’ diyordu.

Yırtılan ipek; esmer güney rüzgârı; ayın kırbacı; elmaların uykusu;

Federico! Federico Garcia Lorca!

Babamın gençliğinden kalma paramparça bir kitapla girmişti kanıma.

Ne şiddetli bir şefkati vardı. Onu okudukça dünyaya doğru kışkırtıldığımı, o yapayalnız çocukluğumun ürkütücü derinlikte bir doğa duygusuyla kanatlandığını hissederdim.

Şiirin zehrini, yanılmıyorsam ilk Lorca’nın dizeleriyle tattım.

‘Kurtuba’yı, ‘Gırnata’yı memleketimmiş gibi, bana sılaymış gibi defalarca içimden gezdim.

‘Gece’ şiirindeki Kurtuba’yı:

“Yıldızlardan korunur

insanlar evin içinde.

Yıkılıp çöker gece.

İçerde ölü bir kız,

saçına gömülmüş

gizli bir gülle.

Ağlar ona altı bülbül

pencere parmaklığında

İnsanlar iç çekip durur

açık gitaralarıyle.”

O ‘Kurtuba’ ki hep kaçan, yakınlaştıkça uzaklaşan sıla gibiydi: “Ay kocaman, at kara/ve zeytinler torbamda./Bilirim ya yolları/varamam Kurtuba’ya.”

Şimdi, tam da vaktidir şiirin burçlarında: Lorca’nın mezarını yeniden kazıyorlar. Ajanslar bu haberi geçiyor, şiirini tüketmiş dünyaya.

Çünkü iç savaşta, bir şafak vakti, onu bir ölüm kamyonuna yüklediler. 30-35 kişiyle birlikte. Sierra yamacındaki Viznar’a geldi kamyon. Her yer mahpus barakası. Sonra Fuente yolu üzerinde Alfacar’a doğruldu. Hepsini indirdiler. Bir çukurun kenarına dizdiler. Federico’nun aşktan ve ayışığından olma bedenini delik deşik etti kurşunlar.

Ölüm tutanağında, “Savaşın doğurduğu yaralar yüzünden ölmüş olup, cesedi 20 ağustosta Viznar-Alfacar yolunda bulunmuştur” yazıyordu.

Federico Garcia Lorca’nın faşistlerce öldürülüşü, katiller iktidarı tarafından özellikle puslandırılmış, tarihe mahcup bir dille kaydı düşmüş.

Oysa Lorca faşistlerce elbette ölümü çoktan hak etmişti.

Dünyayı eşsiz ihtişamlı şiiriyle şehvete boğuyor; insanları kışkırtıyor; aşkı odağa yerleştiriyor; insan olmanın sarhoşluğunu yansıtıyordu.

İspanyolca, onundu. Faşist iktidarın dayanamadığı öncelikle buydu. Dilin üstünde gediksiz bir iktidarı hedefler faşizm.

Üstelik Lorca, “Bu dünyada her daim hiçbir şeyi olmayanların yanında olacağım; kendilerinden o hiçbir şeye sahip olmamanın huzuru bile esirgenen insanların yanında” diyordu. Zorla soyularak çıplak bırakılmış, her türlü tehdidin menziline yerleştirilmiş insanların yanında olduğunu söylemek bir ilanı harp anlamı taşıyordu. Taraf olmanın kaçınılmaz olduğu günlerdi.

Şiir, hiçbir şeye sahip olmamanın huzurundan doğarmış gibi geliyor bana.

Son derece kırılgan bir huzurdan.

Hiçbir şeye sahip olmamaktan huzur çıkarmak, bir dünya tasavvurunun sözcüsü yapar insanı. İstemesen de.

Bu yüzden şiir, ne kadar munis olursa olsun, bozguncudur.

Dünyayı zapturapt altında tutmaya; aynılaştırmaya; kolay anlaşılır, kolay müdahale edilir, kazanılır-kaybedilir olarak göstermeye çalışanların kabusudur.

Başka bir dilin, başka bir imlânın mümkün olduğunu kanıtlar.

İnsanın içini karıştırır, yüreğini ağzına getirir.

İnsan olmanın sonsuz imkânlarını, sonsuzluğun tahayyülünü hatırlatır.

Nesrin uzanamayacağı yere kurar çadırını. Engin gökyüzünün altına uzanıp özgürlüğü resmeder.

Nesir, kolay kirlenir. Zamanla bulanır, sertleşir. Ölüme tapan muktedirlerin salyalı denetimiyle eklemlerini kaybeder.

Şiir, genç kalır.

Çünkü soyunmak üzerine kurmuştur serüvenini. Her sese, her rüzgâra, her renge, taşa, pamuğa, bütün kokulara açık olmak üstüne.

Şiir, çıplaklığın bir yüzüdür.

Ama ne kadar fuzuli, şiirin ne olduğunu anlatmaya çalışmak.

Lorca, bir dostuna şöyle diyordu: “Ama ne diyeyim sana şiir üzerine? Ne diyeyim bu bulutlar, bu gökler üzerine? Görmek, görmek, görmek onları, görmek onu, işte o kadar...”

Lorca için ölse bile, balkon kapısının açık kalması yeterdi, şiirle buluşmaya:

“Ölürsem

açık bırakın balkonu

Çocuk portakal yer

(balkonumdan görürüm onu)

Orakçı ekin biçer

(balkonumdan duyarım onu)

Ölürsem

açık bırakın balkonu!”

Radikal / 11.10.08


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30