10.03.2010 06:46
Irak'ta seçim hesapları ABD sonrası için yapılıyor - Mete Çubukçu
Irak seçimlerinin sonuçlarının yarın açıklanması bekleniyor. Ancak bir gerçek var: Bu seçimlerde Iraklılar ABD'nin çekilmesinden sonra kendilerini yönetip yönetemeyeceklerine karar vermiş olacak.
Oy kullandıktan sonra herkes parmaklarına sürdüğü mürekkebi gösteriyor, kameralara poz veriyor. Hatıra olsun diye küçük çocukların ellerine bile sürülüyor mürekkep. Basit gibi görünen bu ayrıntı aslında Irak'ta demokrasinin ne kadar özlendiği, ne kadar önemsendiğinin bir göstergesi. Sandık başındaki bir Iraklı "Yıllarca oy kullanıp tercih yapmak için çok bekledik. Size anlamsız gelebilir ama parmaklarımıza sürdüğümüz bu mürekkebin anlamı bizim için büyük. Bu, demokrasinin işareti" diyor.
Irak, işgalin ardından ikinci kez parlamento için sandık başına giderken önemli bir dönemeci aşıyor, demokrasi kültürü oluşturmaya çalışıyor. Ama bunun öyle kolay olmadığı Selahattin Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Sehraz Ameen'in sözlerinde yatıyor: "Demokrasi kolay bir iş değil. Seçim kültürü oluşturmak bir adım ama asıl adım çoğunluğun kendi etnik ve mezhep kökenine göre değil Irak için oy kullandığı zaman atılacak."
Irak'taki seçimin bir dönüm noktası olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Çünkü 2 sene sonra Amerikan birlikleri çekilecek ve Iraklılar kendi başlarına kalacak. İşte bu süre içinde kendi kendilerini yönetip yönetemeyecekleri ortaya çıkacak. Ya da Erbil'deki genelde aydınların devam ettiği kahvede bir öğretmenin "Farklılıklar ayrışarak mı, birleşerek mi yaşayacak? Önemli olan bu" sözleri Irak'ın geleceğini belirleyecek.
Halk bunalmış durumda
Seçim sonuçları gece karanlığında düzenlenen konvoylarla kutlanırken sloganlara zaman zaman kurşunların eşlik ettiği Erbil sokaklarının aksine Bağdat ve Musul gibi kentlerdeki silahlar ölüm saçtı. Saldırılarda 38 kişi hayatını kaybetti. Güvenlik seçim sonrasında oluşacak parlamento ve hükümetin ilk gündem maddesini oluşturacak. Dayanılmaz hale gelen en küçük günlük sorunların çözülmemiş olması, petrol zengini bir ülkede bu zenginliğin halka yansımaması, her etnik ve mezhep grubunun kendini dayatması halkı bunaltmış durumda. Sokakta kiminle konuşsanız bu bölünmüşlükten söz ediyor. Yani kimilerine göre Şii ve Sünni Araplar, Kürtler, Türkmenler, Hıristiyanlardan oluşan bu zengin mozaik Irak için sıkıntıların baş kaynağı. Irak Türkmen Listesi lideri ve İhsan Doğramacı'nın yeğeni Mahmut Çelebi, NTV canlı yayınında bu zenginliğin birlikte yaşamaktan başka çaresi olmadığını, Türkmenlerin bu yüzden farklı listelerden aday olduklarını söylüyor. Ama ekliyor Çelebi: "Demokrasi kültürü oturana kadar sorun yaşamaya devam edeceğiz."
Irak'ın umudu Allawi
Ancak seçim sonuçları çoğunluğun yine kendi grubuna oy verdiğini ortaya koyuyor. Yani Şiiler Şii grubuna, Kürtler Kürdistan listesine yöneliyor. Amerika'nın da desteklediği laik olarak adlandırılan, belki de Irak için bir umut olan İyad Allawi grubu ise 3. sırayı alıyor. 5 bin yıllık Erbil kalesinden aşağıya bakarken Mezopotamya'nın nasıl bir kültür mozaiğini barındırdığını daha iyi anlıyorsunuz. Irak bu zenginliği sıkıntıya dönüştürmüş durumda. Gazeteci Rebwar Kerim Weli kötümser ama realist olanlardan: "Bu seçim bir şeyi değiştirmez. Herkes kendi grubuna oy verdi. Ama şu yeni hükümet istikrar görüntüsü verecek, uzlaşıyormuş gibi yapacak. İşin aslı Amerika çekildikten sonra gerçekleşecek" diyor.
Yeni parlamento ve hükümetin anlaşamasa bile istikrar görüntüsü vereceği konusunda herkes hemfikir. Ortadoğu siyasetinin kaygan zemini ya da tarihin bir cilvesi olsa gerek işgali destekleyen Şiiler şimdi ABD'nin çekilmesini bekliyor. İşgale karşı çıkan Sünniler, ABD tarafından Şiilere karşı denge olması amacıyla destekleniyor. Kerim Weli, bütün bölgede olduğu gibi Irak'ın geleceğinin yine dışarıdan belirleneceğini söylüyor, "Iraklılar ne yaparsa yapsın kendi kendilerini yönetemeyecekler" diyor.
Irak bir dönemeçte
Kerkük güvenlik güçleri, Irak vizesi olmadan şehre giremeyeceğimizi söylüyor. Oysa, Kürt bölgesinden Kerkük'e gitmek için vize gerekmiyor. Merkezi hükümet Kerkük üzerinde daha fazla söz sahibi olduğunu göstermek, Kürtlerin etkisini azaltmak için inisiyatif kullanıyor. Ancak seçimlerde Kürtlerin Kerkük'teki 12 sandalyenin çoğunluğunu alması önümüzdeki dönemde seslerini daha çok yükseltecekleri anlamına geliyor. Sünni kökenli bir Arap politikacının söyledikleri ise bütün seçimin özeti gibi: "Tüm gruplar arasında derin ayrılıklar var. Bu bize tarihin bir mirası. Önemli bir dönemeçteyiz. Birlikte olmasa da yan yana yaşamaya alışmalıyız. Aksi sonuçlar kanlı bir hesaplaşmaya yol açar." Her şeye rağmen Irak önemli bir dönemeçte denebilir. Birlik ya da ayrışma kararını kendileri verecek. İşgalin açtığı "Pandora'nın Kutusu"nu de seçim kapatamayacak.
IRAK'IN 2010 SEÇİMLERİ TABLOSU
* Irak Seçim Komisyonu'na göre seçimlere katılım oranı yüzde 62,4
* Adaylar parlamentodaki 325 koltuk için yarıştı
* Resmi olmayan ilk sonuçlara göre parlamentoda dağılım:
Başbakan Nuri El Maliki'nin başkanlığındakiHukuk Devleti: Yüzde 40
Eski Başbakan İyad Allavi başkanlığındaki Irakiye Koalisyonu:Yüzde 25 Şii
Irak Milli İttifakı: Yüzde 18
Sünni Irak Uzlaşma Cephesi: Yüzde 7
İçişleri Bakanı Cevad El Bolani başkanlığındaki Irak Birliği: Yüzde 4
2005'TE 275 KİŞİ VARDI
* 2005 yılında yapılan seçimlerde parlamento 275 kişiden oluşmuştu.
Nuri El Maliki liderliğindeki Şii koalisyonu Birleşik Irak İttifakı: 128 sandalye
İKDP ve KYB'nin oluşturduğu Kürt ittifakı: 53 sandalye
En büyük Sünni bloku olan Irak Uyum Cephesi: 44 sandalye İyad Allavi'nin liderliğindeki Ulusal Irak Listesi: 25 sandalye
Ulusal Diyalog Cephesi: 11 sandalye Kürt İslam Birliği: 5 sandalye
Diğer adaylar: 9 sandalye
Referans / 10.03.10