04.09.2011 06:47
Yeni yüzyılın satranç tahtası - Fehim Taştekin
Buranın kime ait olduğuna dair tartışma sürerken Rusya, 2007’de Arktik’te deniz yatağına titanyumdan yapılma bir Rus bayrağını dikerek yeni ‘soğuk savaş’ın fişeğini ateşlemişti. Rusya’nın amacı 1.2 milyon kilometrekarelik Lomonosov Sıradağları’nın deniz yatağından kara bağlantısıyla Rusya’ya ait olduğunu ispatlamaktı. 2001’de Uluslararası Deniz Yasaları Anlaşması’na (UNCLOS) dayanarak BM’ye Kuzey Kutbu’nun kendisine verilmesi için başvursa da yeterli kanıt sunmadığı için ret yanıtı almıştı.
1994’te imzalanan BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre her ülke 12 millik karasularının dışında 200 millik sınır içinde balıkçılık yapıp hammadde arayabiliyor. Ancak bir ülke karalarının denizaltında da devam ettiğini kanıtlayabilirse 200 mili aşma hakkı kazanıyor. Rusya, 2008’de Sovyetlerin dağılmasından sonra ilk kez Kuzey Kutbu’na bir savaş gemisi gönderdi. Kanada ise bu hamleye karşılık 2 deniz üssü kuracağını ilan etti. Ancak savaşı tek başına yürütemeyeceği için Nisan 2002’de ABD askerlerine kutup bölgesindeki Kanada topraklarında konuşlanma hakkını verdi. 2006’da da ABD’nin Kanada’nın karasularında savaş gemisi bulundurmasına imkân tanıyan anlaşmayı imzaladı.
Danimarka ise sismik ölçümlerle 1800 kilometre uzunluğundaki Lomonosov silsilesinin büyük bir kısmının Grönland’ın temeline ait olduğunu 2013’e kadar ispatlayıp BM’nin tanıdığı 200 millik alanı genişletmeyi umuyor. Norveç de Barents Denizi’nde petrol ve gaz çıkarma yeteneğini geliştirmekle meşgul. Kısaca buzullar eridikçe kutuptaki paylaşım savaşı daha da kızışıyor.
Radikal / 04.09.11