Ana Sayfa / Basın / 
18.05.2012
14.09.2011 07:07

Odalara Kelepçe – Oktay Ekinci

 

Hükümetin yeni oluşturduğu “Orman ve Su İşleri” ile “Çevre ve Şehircilik” bakanlıklarının, TBMM’de ve kamuoyunda tartışmaya açık “kanun”lar ile değil de kimi bakanların bile okumaya fırsat bulmadıkları Bakanlar Kurulu’nca onanmış kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile kurulmuş olmalarını eleştirmeyen kalmadı.

Bu yöntemin sadece parlamenter demokrasiyle değil, Türkiye’nin hukuk birikimi ve hukuk devleti ilkeleriyle çeliştiğini de vurgulayanlar diyorlar ki; “Bakanlık kapatıp, bakanlık açarak devlet yapılanmasını değiştiren böylesi geniş kapsamlı düzenlemelerin, ulusun genelini ilgilendiren yaşamsal kurallar getirdiğinden, TBMM’den ve çağdaşlığın gereği olan kamuoyu ilgisinden kaçırılarak yürürlüğe sokulmasına, ancak faşizan rejimlerde rastlanabilir.”

Biz de imar, çevre, kültür ve kentleşmedeki bu “yakışıksız” düzenlemeleri irdelerken, birçok olumsuzluğunun yanı sıra meslek odalarının da bakanlık vesayeti altına alındığını vurgulamıştık.

Okurlarımız, önceki yazılarımızda özetleyerek değindiğimiz bu konunun daha ayrıntılı ele alınmasını, yerel ve merkezi yönetimlerin toplum yararına olmayan sakıncalı uygulamaları üzerinde “yargısal denetim”in de sağlanmasında etkin çalışmalar yapan mimarlık, şehircilik ve mühendislik kurumlarını “edilgen” kılan KHK hükümleri hakkında bilgilenmek istediklerini belirttiler.

Meslek odalarının, anayasadan ve evrensel mesleki ilkelerinden aldıkları yükümlülükle sürdürdükleri kent ve çevre yağmasına karşı ödünsüz duruşlarından öteden beri rahatsız olan siyasi yönetimin, çözümü, adeta “odaları kendine bağlama” yönteminde bulduğunu gösteren KHK kuralları şöyle:

‘Özerklik’ düşmanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkilerini düzenleyen KHK ile özellikle imar yolsuzluklarına direnen odalar, bakanlığa bağlanarak “özerk”likleri yok ediliyor. Aynı odaların merkezi ve yerel yönetimlerdeki sakıncalı imar uygulamalarını engelleme çabaları engelleniyor.

Bu amaçla kurulan “Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü”ne meslek mensuplarını oda üyeliğine kabul etme, hatta sicillerini tutma gibi konularda bile tam yetki veriliyor.

4 Temmuz 2011 tarih ve 644 sayılı KHK’nin 1’inci “amaç” maddesinde “Yerleşme ve yapılaşmaya yönelik mimarlık, mühendislik, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlemeleri yapmak” denirken, 2’nci maddede “amaç” daha da açılıyor… TMMOB kanunundaki, odaların çalışma koşullarını kendi demokratik karar organlarında belirlemeleri haklarına el konarak, “mesleki hizmetlerin norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak” hükmü de getiriliyor.

Aynı genel müdürlüğün meslek kuruluşlarını “denetim altına” almasını öngören diğer hükümler ise şöyle:

- Teknik hizmet alanlarında çalışan gerçek veya tüzel kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarına ve kayıtlarının tutulmasına ilişkin esasları belirlemek, mesleki yeterlikleri ile kuruluş yeterliklerini değerlendirerek bunlara tescil ve yeterlik belgeleri vermek veya verilmesini ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak;

- Planlama, projelendirme, yapım ve kamulaştırmalarda görev alacak bilirkişilere ilişkin usul ve esasları belirlemek;

- Mimarlık ve mühendislik meslek kuruluşlarına ilişkin mevzuatı hazırlamak ve bunları denetlemek.

Bizde Osmanlı döneminden beri süren ve diğer tüm ülkelerde de çağlardır geçerli olan “özerk meslek kurumu” ilkesini tarihten silmeye niyetlenen bu hükümler, sadece çağdışı değil, aynı zamanda akıl ve mantık dışıdır. Hükümetin, “toplum zararına” uygulamaları engellemek yerine, bunları eleştiren odaları durdurmak istemesi ise vahimdir.

Cumhuriyet / 14.09.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3