Warning: mkdir(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/09/29) [function.mkdir]: Disk quota exceeded in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2638

Warning: fopen(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/09/29/artikel/170/kuertlerle-muezak.html/.htaccess) [function.fopen]: failed to open stream: No such file or directory in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2552

Warning: fopen(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/09/29/artikel/170/kuertlerle-muezak.html/index.html) [function.fopen]: failed to open stream: No such file or directory in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2552

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php:2638) in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/typo3/sysext/cms/tslib/class.tslib_fe.php on line 2965
Kürtlerle müzakere - Kadri Gürsel: KIZIL BAYRAK
 
Ana Sayfa / Basın / 
18.05.2012
29.09.2011 07:03

Kürtlerle müzakere - Kadri Gürsel

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak için gittiği New York’tan geçen pazar dönüşünde Esenboğa’da düzenlediği basın toplantısında, Kürt hareketinin aktörlerine yönelik yaklaşımını çarpıcı ifadelerle ilan etti.
Şöyle konuştu Başbakan:

“Biz terörle mücadele ederiz, siyasi iradeyle de müzakere ederiz. Terörle mücadele sonuna kadar ama siyasetle müzakere... Siyasete gelen bizimle konuşabilir ama gelmeyen bizimle konuşamaz.” Ses kaydı yayımlanan MİT-PKK görüşmeleri hakkında da “Terörle devlet gerekli gördüğü takdirde gerekli elemanlarıyla görüşmelerini yapar. Çünkü devletin görevi neticeye varmak, netice almaktır” dedi.
Başbakan Erdoğan, “terör” derken PKK ve “Kandil”den başkasını kastetmiyor. “Siyasete gelenler” ve “siyasi irade” ile de sözünü ettiği, yasal Kürt partileridir.
Görevleri “netice almak” ise Ekim 2009’daki “Habur felaketi”nden 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri’ne gelene kadar Başbakan Erdoğan’ın iktidarı ne yapıyordu? Kendisinin 25 Eylül 2011 Pazar günü Esenboğa Havaalanı’nda söylediklerini mi?

Yani, “terörle mücadele, siyasetle müzakere” mi?

Hayır.

İktidar, “terör” dediği yapılarla hem mücadele etti, hem de “müzakere”... Ama “siyasete gelenler”le sadece mücadele etti. 

PKK-MİT görüşmeleri “müzakere” kategorisine girer. Ve hatta İmralı’yla sürdürülmüş görüşmeler de konuları nedeniyle böyle görülmelidir...

“Müzakere” deyince, sanılmasın ki siyasi bir çözüme nişan almış, özlü müzakerelerden söz ediyoruz.

Bu müzakerelerin, Başbakan Erdoğan’ın anayasa referandumu ve genel seçimler sath-ı mailinden Çankaya’ya uzanan iç stratejik iktidar yolculuğunun mümkün mertebe kazasız belasız geçmesini temin maksadı ile PKK’yı şiddet alternatifinden uzak tutmayı hedefleyen bir taktik tercih olduğu, doğru bir tespittir.

“Müzakereler”, Başbakan Erdoğan’ın diğer tüm iç ve dış politikaları gibi bu stratejik yolculuğun arabasına koştuğu atlardan birinin adıymış, belli...

O atı çatlattılar; 12 Haziran seçimlerinden sonra da yerine “Terörle Mücadele” adlı başka bir atı koştular. Bakalım bu atla o iktidar arabası nereye kadar gidebilecek?
Diğer yandan, “müzakere edermiş gibi yapmak”, kamuoyunu hiç olmazsa bu fikre ısındırdığı için müzakeresizlikten evladır.

Buna karşılık iktidarın “siyasete gelenler”le mücadelesi fevkalade hakikiydi. Hem de ne mücadele... Kürt partisi DTP kapatıldı; Kürt siyasetçiler, seçilmiş belediye başkanları dalgalar halinde tutuklandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “siyasete gelen Kürtler”le müzakere etmek şöyle dursun, onları bir kez bile muhatap almadı.

2009 ağustosunda, “Açılım”ın heyheyli günlerinin birinde, henüz açık olan kapatılmış DTP’nin Başkanı Ahmet Türk’le o kısa görüşmeyi yapan kişi o anda “Başbakan” değildi çünkü. Erdoğan “AKP Meclis Grubu Başkanı” sıfatı ile yaptı bu görüşmeyi.

Dönelim bugüne ve yarına...

Geçmişte, bugün söylediğinin tersini yapmış olan iktidar, bugün söylediğini dosdoğru uygulamayı denerse, başarılı olabilir mi?
Yani, “terörle mücadele, siyasetle müzakere”...

Dedik ya, “müzakere” sözcüğünün nihayet lügatimizdeki yasak sözcük olmaktan çıkması olumludur. Ama Kürt sorununun karmaşıklığı, beraberinde bir muhataplık meselesini de getiriyor.

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş geçen pazar Diyarbakır’da “güven artırıcı önlem” olarak telaffuz ettiği demokratik anayasa ve seçim barajının düşmesi gibi konularda müzakere muhatabının partisi olduğunu söyledi. Ateşkes ve silah bırakma gibi başlıklarda ise muhatabın Öcalan ile Kandil olduğuna işaret etti Demirtaş. BDP Eş Başkanı Kürt sorununda birden çok muhatap olduğunu söylüyor ve bu doğru.
Lakin iktidarın “terörle mücadele” anlayışı eldeki bütün imkânlarla PKK’yı ezmek ise ki öyle görünüyor; bunu yaparken bir taraftan da Kürt partisiyle müzakere etmek, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Çünkü BDP de, PKK da aynı gövdenin, yani Kürt hareketinin kollarıdırlar.
Çözüme odaklı bir müzakere perspektifi sunmadan, “PKK kayıtsız şartsız silah bıraksın, siyasete gelsin” diyerek netice alınamayacağı görülmüştür.

Meseleniz gerçekten de “netice almak” ise geriye kalan tek seçenek “hem PKK’yla, hem de BDP’yle müzakere”dir.

Milliyet / 29.07.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3