Warning: mkdir(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/10) [function.mkdir]: Disk quota exceeded in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2638

Warning: fopen(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/10/09/artikel/170/istanbul-asikla.html/.htaccess) [function.fopen]: failed to open stream: No such file or directory in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2552

Warning: fopen(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/10/09/artikel/170/istanbul-asikla.html/index.html) [function.fopen]: failed to open stream: No such file or directory in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2552

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php:2638) in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/typo3/sysext/cms/tslib/class.tslib_fe.php on line 2965
İstanbul aşıkları! - Oktay Ekinci: KIZIL BAYRAK
 
Ana Sayfa / Basın / 
18.05.2012
09.10.2011 07:38

İstanbul aşıkları! - Oktay Ekinci

 

Farkında mısınız; inşaatçılar, yerel yöneticiler ve siyasetçiler arasında “İstanbul âşığıyım” diyenler çoğalıyor... Sözün sahibi eğer İstanbul’un içine edenlerse, -örneğin şimdilerde pek önemsenen siluet katili yapıları dikenler ve izin verenler- manşetlerden inmiyorlar; “filan kişi, tam bir İstanbul sevdalısı!”

Oysa aynı “filan kişi” tam bir İstanbul canavarı.

Nerede boş bir alan bulsa kentin peyzajını daha da berbat etmek için ruhsatını alıp gökdelenini dikiyor... Sonra da gazete ilanı ile İstanbul’un diğer âşıklarını(!) en yüksekten daire edinerek “kente tepeden bakma”ya çağırıyor...

Bu sevda için, kentin bilmem kaç yüz metre yukarıdan seyredildiği “teras-cafe”sini de yine “İstanbul âşığı siyasetçi”nin katıldığı törenle hizmete sokuyor..

Peki, ya o koca binaların dibinde “ezilir”cesine yaşayanlar?

Onlar, “biz de İstanbul âşığıyız, ama bunlar sevdamızı kararttı” diye bağırsalar da nafile... Kısa haber bile olamıyorlar.

Her kent sevilir

Aslında herkes severek yaşadığı, anılarıyla bütünleşen kentine âşıktır. Sokaklarını, çarşılarını, anıtlarını, eski evlerini paylaştığı; onlarla sevindiği, hüzünlendiği, umutlandığı kentini kim sevmez?

Karslı, Edirneli, Bursalı, Muğlalı, Siirtli, Diyarbakırlı, Burdurlu, Urfalı, Elazığlı, Kayserili, İzmirli, Bartınlı, Adanalı, Eskişehirli, Vanlı, Çanakkaleli, Mersinli ve adlarını saymaya yerimin yetmediği nice illerimiz, hatta ilçelerimiz dahil, herkes kendi kentine tutkun değil midir?

Oraların da emlak rantıyla değil, emekleriyle, fikirleriyle, hizmetleriyle geçinen esnafı yerel medyada tek satır yer bulamazken “kente sevdalıyım” diyerek oranın içine edenler de manşetlerdedir... Bu nedenle “ben bir İstanbul âşığıyım” sözünün neredeyse tüm ulusal medyayı kaplamasının, diğer kentlerimizde yaşayıp oraya âşık olanlar için hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

Sesi duyulmayanlar

Peki, kenti pazarlayanların oraya aşkları önemseniyor da aynı kenti ve hele İstanbul’u gerçekten sevenlerin sesleri neden duyulmuyor?

Örneğin Sarıyerli, Beykozlu bıçkın balıkçılar; Eminönü’ndeki palabıyıklı ayakkabı boyacıları; Taksim’deki, Kadıköy’deki Roman çiçekçiler; Sulukule’den kovulan virtüözlerimiz; Karaköy’deki simitçiler; Eyüp’teki macuncular; Feriköy’ün mezecileri; Kurtuluş’taki Despina tutkunları; Asmalımescid’in, Nevizade’nin müdavimleri; Üsküdar’da Kanaat Lokantası; Tophane’deki nargile kahveleri; Boğaz’ın sosyetik olmayan mütevazı balık lokantaları; Cihangir’in entelleri; Kuledibi’nin ayyaşları; Kapalıçarşı’nın bütün esnafı; Adalar’ın faytoncuları; İETT’nin çilekeş şoförleri... İstanbul’u tüm sıkıntılarına rağmen doyasıya yaşayanlar; trafikte bunalanlar; mahallenin “veresiye defterli” bakkalına sığınanlar; sokağın belediye temizlikçisinden sizin aklınıza gelenlere kadar milyonlar... İstanbul’u sevmiyorlar mı?

Ben o İstanbul âşığı meraklısı medyanın yerinde olsam, bu sözü eden “muhafazakâr” belediye başkanına sorarım: “Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un / Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde” şarkısını da severek söylüyor musunuz?

Yanıtı “evet” değilse edebe uygun ne demeli bilmem ki...

Aynı başkanın imar izni verdiği, sözde “Avrupai yaşam” gökdelenleriyle övünenlerin “İstanbul âşığıyım” sözleri için de şunu yanıtlamasını isterdim: “Siz gökdelenlere izin verilmeyen Avrupa kentlerini gördünüz mü?”

Yanıtı “elbette, çok güzeller” ise keşke Neyzen Tevfik yaşasaydı da ne yazmak gerektiği konusunda ders verseydi...

Cumhuriyet / 09.10.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3