Warning: mkdir(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/10) [function.mkdir]: Disk quota exceeded in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2638

Warning: fopen(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/10/11/artikel/170/siddetin-sacaya.html/.htaccess) [function.fopen]: failed to open stream: No such file or directory in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2552

Warning: fopen(/homepages/25/d163415782/htdocs/dummy40/typo3temp/tx_ncstaticfilecache/www.kizilbayrak.net/basin/haber/arsiv/2011/10/11/artikel/170/siddetin-sacaya.html/index.html) [function.fopen]: failed to open stream: No such file or directory in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php on line 2552

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/t3lib/class.t3lib_div.php:2638) in /homepages/25/d163415782/htdocs/typo3_src-4.1.15/typo3/sysext/cms/tslib/class.tslib_fe.php on line 2965
Şiddetin sacayağı: Ordu, devlet TV ve baltacılar - Fehim Taştekin: KIZIL BAYRAK
 
Ana Sayfa / Basın / 
18.05.2012
11.10.2011 07:00

Şiddetin sacayağı: Ordu, devlet TV ve baltacılar - Fehim Taştekin

 

Mısır’da hem Hıristiyan Kıpti hem Müslüman toplum içinde çatışmaya teşne insanların olduğu bir gerçek. Ancak rejimin ne zaman halkla başı derde girse hemen bu potansiyelden bir dinsel kavga üretildiği de gerçek. Martta Sol köyünde kilisenin kundaklanması sonrası 13 kişinin öldüğü çatışma gibi. Nedeni ister dinler arası aşk, ister ibadethanelere saldırı olsun dinsel gerilim rejimin ürettiği kötülüklere maske olarak araya giriyor. Müslüman ve Kıptiler Hüsnü Mübarek’i deviren süreçte Tahrir’de Kuran ve Haç’ı birlikte havaya kaldırarak dinsel çatışma komplolarına karşı uyanık olduklarını gösterdiler. Ne var ki bu hassasiyet önceki gece 24 insanın öldüğü olayda olduğu gibi çatışmaların önüne geçemiyor. Çatışma komplosunun kime ait olduğuna dair senaryoları 3 başlıkta toplamak mümkün:

 * Mübarek’in koltuklarını kaybeden adamları istikrarsızlık çıkartmak istiyor.
 * Demokratik geçiş sürecini kötü yönetmekle eleştirilen Yüksek Askeri Konsey ipleri daha fazla elinde tutabilmek için kriz ortamı yaratıyor.
 * Arap Baharı’nın kaybedeni İsrail gibi dış güçler kaostan medet umuyor.

 Aslında bunlar birbirini nakzeden senaryolar değil.

 Çatışma tam da Yüksek Askeri Konsey’in muhalefet güçlerinin iki talebine olumlu karşılık vermesinin ardından geldi. Bunlardan birisi sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmamasıydı. Ki Mübarek devrildiğinden beri 11 bin sivil askeri mahkemelerde yargılandı. Diğer talep de kapatılan Mübarek’in partisi Ulusal Demokrat Parti’nin bağımsız adaylarla meclise dönmesinin yolunu açmasından korkulan yeni seçim yasasının iptal edilmesi. Eylülde çıkartılan seçim yasası siyasi parti üyelerinin bağımsız aday olmalarını yasaklıyor. Konsey cumartesi günü Tahrir’de gösterilerin sürmesine yol açan iki konuda muhalefete boğun eğdi. Olayların nasıl geliştiği de fikir vermesi açısından önemli. Burada 3 tane baş aktör var: Ordu, devlet televizyonu ve baltacılar. Askerler barışçıl şekilde yürüyen göstericilere ateş açıp onları zırhlı araçlarla ezerek kan döktü. Mübarek’ten sonra Konsey’in sözcülüğüne meyleden devlet televizyonu da halka ‘askerleri koruma çağrısı’ yaparak Kıptileri hedef gösterdi. Mübarek adına Tahrir’e develerle girmiş Baltacılar da durumdan vazife çıkarıp taş, sopa ve molotofkokteylilerle göstericilere saldırdı.

 Üç senaryo da, üç sacayağı da birbirini tamamlıyor. Askerler demokratikleşme sürecinin statükoyu değiştirmesinden endişeli. İsrail’le barışa mukabil ABD’den yılda 1 milyar dolar alan ordunun Washington’la derin bağları da bu statükonun bir parçası. Sonuçta 1952’deki darbeyle başlamış ve son 30 yılı Mübarek’in şahsında tecessüm etmiş örtülü askeri bürokratik diktatörlüğün kaderi söz konusu. Mübarek sonrası dümene geçen Konsey, dinsel gerilimin odağındaki Asvan Valisi Mustafa Seyyid’e ‘dur’ demek ya da son aylarda kundaklanan kiliselerin zararlarını tazmin etmek gibi Kıptileri teselli edecek hiçbir adım atmadı. Her şeye rağmen Mısır’ın geleceğine dair umudu koruyan tek neden yine toplumun içinde gizli: El Cezire’ye bakılırsa Kıptileri asker ve Baltacının hışmından korumak için Tahrir’e akın edenler arasında Müslüman Kardeşler hatta zaman zaman ordu ile paslaşan ve Hıristiyanlara saldırılardan da sorumlu tutulan Selefiler, laikler ve diğer siyasi gruplar vardı.

 Mısırlıların Kuran ve Haç’ı birlikte havaya kaldırmaya her zamankinden daha çok ihtiyaçları olduğu kesin. Kasımda başlayacak seçim sürecini kirletmeye odaklı dinsel ya da mezhepsel çatışma komploları tekrarlanabilir. Irak’taki gibi kitlesel Hıristiyan göçü de, birlikte var olma geleneğinin ölümü olur.

Radikal / 11.11.10


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3