Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
05.11.2011 16:01

Herkes için adalet – Mehveş Evin

 

Acaba umutsuzluk ve üzüntü dolu haberler duymadan bir gün geçirmemiz mümkün olacak mı?

‘KCK operasyonu’ adı altındaki son tutuklamaları duyar duymaz, aklıma ilk gelen soru şuydu: Kim bilir bu defa hangi bahaneler kullanıldı?
Ragıp Zarakolu’nun tutuklanma nedeni, evindeki kitaplar ve konuşmaları!
Prof. Büşra Ersanlı’yı hapse götüren şey, aldığı notlar!
Böyle bir saçmalık olabilir mi?
Devletin niyeti belli: PKK, KCK diyerek topyekün bir temizlik harekâtı yapmak. Bu arada yaşın yanında kurunun yanması neredeyse bir gelenek haline geldi.
Benim asıl şaştığım, meslektaşlarım.
Hangi gazeteci, bu “belgeler” üzerinden bir insanı karalamaya kalkar?
Ancak tetikçiler bunu yapar!

Hangi gazeteci?
Mesele sadece Zarakolu ve Ersanlı değil. Onlarla birlikte tutuklanan diğer kişiler ve daha evvelki KCK tutuklamaları da sorunlu.
Ama bunları zamanında yeterince tartışmadık. Daha doğrusu, Kürtlük söz konusu olduğu için tartışmamayı tercih ettik...
Tıpkı gazetecilerin, cezaları kesinleşmeden, hüküm giymeden, sadece düşüncelerine ve yazdıklarına dayanarak hapse tıkılmasına sesimizi çıkarmadığımız gibi.
Bugün hapisteki 65 gazetecinin çoğu Ergenekon üyeliği suçlamasıyla değil, KCK ve PKK bağlantısı suçlamasıyla hapiste.
Ama insanlarımız bunu bile bilmiyor.
“Gazeteciler hapiste“ diye isyan ederken sadece Yalçın, Şener ve Şık’ı hatırlıyor.

Hepimiz terörist miyiz?
Son KCK tutuklamalarına dönelim... Hiçbir özgür ülkede böyle bir şey olamaz, nokta.
İsteyen, istediği kadar PKK-KCK bağlantısını kursun... Bir insan, konuşma yaptığı yer, evinde bulundurduğu kitap, çiziktirdiği not veya fikirleri yüzünden bu muameleye maruz bırakılamaz!
TMK (Terörle Mücadele Kanunu) bu şekilde uygulandığı sürece, hepimiz bir gün terörist diye damgalanabiliriz.
İster davanın adı Ergenekon olsun, ister KCK, ister Kara Mamba...
Artık birbirimizi işaret edip, çamurda boğma sevdasından vazgeçelim.
Vazgeçelim ki terör ve faşizm sevdalılarını daha fazla sevindirmeyelim. Savaşı böyle bitirmemiz mümkün değil. Aksine, her şey daha da içinden çıkılmaz hale gelecek.
Yargısız infazlarla 12 Eylül dönemine dönmek istemiyorsak, tetikçi korosuna dur deyin. 

ÖL DAHA İYİ
-  Colorado Springs‘te, Amerika’nın çok tartıştığı sağlık sorunuyla bizzat tanıştım. Ülkede sağlık hizmeti hem çok yavaş, hem aşırı pahalı.
-  Bir göz sorunu nedeniyle doktora gitmem gerekti. Önce ‘walk in clinic’ denen, özel sağlık merkezine gittim.
-  En hızlı sonucu almak için insanlar bu özel yerlere başvuruyor. Ancak bir muayenenin bedeli 145 dolar. Öyle iyi bir doktora denk gelmeniz tamamen şansa bağlı.
-  Ayrıca klinik, her sağlık sigortasını kabul etmiyor. Dışişleri bakanlığınınkini bile!
-  Tek çare, bir hastanenin acil servisine gitmek. Ancak ölümcül bir durumunuz olmadığı sürece en geri sıralara atılıp en az 5-6 saat muayene için bekletiliyorsunuz.
-  Şansıma, bir gün evvel tanıştığım doktorun çalıştığı göz kliniğine ulaşıp randevu alabildim. Normal şartlarda günler, hatta haftalar sonra veriyorlar randevuyu!
-  Özel sigortanız yoksa -ki bizdekinin iki-üç misli paralar alınıyor- ölün daha iyi! Sistem, tek kelimeyle çökmüş vaziyette.
-  Trafik kazası geçirseniz, ambulansa dakikaya göre para verip ortalama 15 dakika için 1000 dolar bayılıyorsunuz. Bir arkadaşımın kardeşi geçirdiği trafik kazası sonrası 90 gün hastanede yatmış. Fatura 2 milyon dolar!
-  Fakir Amerikalı sigorta ödeyemediğinden banka borçlarıyla batma noktasına geliyor.
-  Velhasıl, Obama sağlık için reform dedikçe Cumhuriyetçiler engelliyor. Ama çözüm konusunda hiçbir önerileri yok!

Milliyet / 05.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3