Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
06.11.2011 07:53

Affedersiniz, 200 bin dolarınız var mı? - Mehveş Evin

 

Gece kar yağmış, hava sıcaklığı eksi 2-3’lere düşmüş... Denver’daki Eyalet Senatosu’nun altın kubbesi pırıl pırıl parlıyor. Hemen karşısındaki belediye binası daha az heybetli değil. Roma dönemi mimarisine öykünerek yapılan iki binanın arasındaki parktaysa rengarenk çadırlar ve 50 kişilik bir kalabalık göze çarpıyor.
Evet bildiniz... Occupy Wall Street grubu, burada da eylemde. Ellerinde pankartlar, şamata yapıyorlar. Birileri yemek dağıtıyor. Kat kat giyinmişler, bazıları ‘Vendetta’ maskeleriyle oradan oraya zıplıyor.
Kalabalığa doğru yürürken bir kişi yanıma “Dostum, 200 bin dolara ihtiyacım var, versene” diye yaklaşıyor. Tabii ki bu bir espri. Bankalara borçlanan milyonlarca Amerikalı’nın derdini özetliyor.

Yüz buruşturanlar
ABD’de geçirdiğim 14 gün boyunca önemli siyasetçi, işadamı ve hatta lobicilerle tanıştım. Ne zaman konuyu OWS’den açsam, yüzlerini buruşturup dalga geçtiler. Hatta genel bakış, “Bakalım havalar soğuyunca ne yapacaklar?” şeklinde.
Anlayacağınız, hali vakti yerinde olanlar bu hareketi şimdilik küçümsüyor. Kendini ‘orta sınıf ve demokrat‘ olarak tanımlayanlar, ‘empati’ yapsa da hareketin zayıf olduğunu ve başarısızlığa uğrayacağını düşünüyor.
Muhafazakâr Cumhuriyetçiler’se hâlâ bu tip hareketleri, komünizm ve hippilikle bir tutuyor.
En büyük kalabalığı New York’ta toplayan, Denver gibi kentlerde çok daha az varlık gösterebilen OWS hareketi, uzaktan bakıldığında bir avuç evsiz hippinin (yani ‘kaybeden’in) kuru gürültüsünden ibaret görünüyor.

Farkında olmak
Öte yandan bu insanlar, ısrarla ‘işgal’e devam ediyor. Bir Afro-Amerikalı ablanın dediği gibi, bu harekette önemli olan ‘farkındalık‘ yaratmak. Yoksa sonunun ne olacağını kimse kestiremiyor.
Dwaine Jackson, Denver’da OWS’nin başını çekenlerden. 51 yaşındaki Dwaine, ilkokul mezunu, hapse girmiş çıkmış ve elbette ki işsiz. Ancak öyle cümleler kuruyor ki değme politikacıdan daha gerçekçi. 
Dwaine, kurumsal hırs ve lobicilerin siyasetçiler üzerindeki etkisinin sadece ABD’yi değil, tüm dünyayı sardığını belirtiyor. Yakında bankaları boykot etmeye başlayacaklarını, dünya çapında 14 bin şehre yayılan OWS’nin dalgasının önemini anlatıyor:
“Henüz parklarda toplanıyoruz. Onları asıl acıtacak yerden henüz vurmadık.”


Denver'daki OWS, polis kadar ağır hava şartlarıyla mücadele ediyor.

Sıcak yatağından çıkanlar
Dwaine, Las Vegas için söylenen bir terimi uyarlayarak “Wall Street’te olan, Wall Steet’te kalmıyor” diyor: “Dünyanın büyük bir getto haline gelmesini istiyorlar. Adaletsizlik buradan çıkıyor. Bazı şeylerden fedakârlık etmeliyiz. Devamlı daha fazlasına sahip olma hırsının bizi bitirdiğini   görmeliyiz.”
“Havalar iyice soğuyunca ne yapacaksınız peki?” diye soruyorum, duraksamadan “Kırılma noktamın ne olacağını bilmiyorum” diye cevaplıyor. Ancak yaşlı teyzelerin geceleri sıcak yataklarından kalkıp destek için yanlarına geldiğini gördüğünde içi umutla doluyor.
Denver gibi, kasım itibarıyla kar yağan bir şehirde sıcak yatağın konforunu her babayiğit bırakamaz, öyle diyeyim...
Sohbetimiz boyunca yoldan geçen arabalar kornaya basarak destek veriyor, onlar da el sallayarak karşılık veriyor. “Bu sistemin insanları getirdiği noktaya karşı sesimizi çıkarıyoruz, yalnız değiliz” diyor Dwaine. Dünyanın gidişatına bakınca, hiç de haksız değil...

MASKENiN ARDINDA KiM VAR?

* Occupy Wall Street’e medya ilgisini ister istemez büyüyor.
* Bloomberg Busninessweek dergisinin kapağında, siyah zeminin üzerine hareketin simgesi haline gelen ‘Guy Fawkes‘ maskesi var. Altında küçük harflerle “Maskenin ardında kim var?” yazılı.
* Antropolog David Graeber, Goldsmith Üniversitesi’nde ders veren bir Amerikalı. Onun için hareketin lideri veya sözcüsü demek doğru olmaz. Ancak New York’taki Zucotti Park’ta oturma fikrini geliştiren ta kendisi.
* Graeber, hareketin ihtiyaç duyduğu çerçeveyi belirleyen isimlerinden: “Yeni nesil Amerikalılar’ın kendini farklı ifade ettiği bir döneme şahit oluyoruz. Eğtimlerini tamamladıklarında bile işsiz kalacak, geleceği olmayan bu insanlar hayata borçlu başlıyor.”
* Hareketin en temel ve haklı noktalarından biri, eğitim sisteminin sefaleti. Okumak için bankadan borç alan pek çok üniversiteli, mezun olduğunda iş bulmayınca bu paraları ödeyemez hale geliyor.
* Graeber, ‘Borç: İlk beş bin yıl‘ adlı son kitabında, para ve piyasaların alternatif tarihini anlatıyor.
* Hakim ekonomik anlayış, Graeber’in karşı duruşuna tabii ki mesafeli. Ancak OWS protestoları, tam da onun tarihi örneklerle anlattıklarına vurgu yapıyor: 1-Paranın siyaset üzerindeki etkisi, 2-Mortgage, kredi kartı borcu sarmalı.

Milliyet / 06.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3