Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
10.11.2011 16:14

KCK: Gülen hükümeti katliam geleneğini güncelleştirdi

 

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı yazılı açıklamada Fetullah Gülen cemaatinin iktidarlaşmış biçimi olan AKP hükümetinin Kürtleri inkar ve katliam geleneğini tecrit, izolasyon ve siyasi soykırım politikalarıyla güncelleştirdiğini belirtti.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, son siyasi gelişmelere ilişkin yaptığı yazılı açıklamada önemli uyarılarda bulundu.

Kürt halkının adı konulmamış büyük bir kırımdan geçirildiğine dikkat çeken KCK açıklamasında, ‘’Fetullah Gülen devleti, Kürt toplumuyla en iğrenç yöntemlerle savaş halindedir’’ dedi.

KCK, savaş hükümeti olduğu artık tartışmasız olan AKP iktidarının PKK lideri Abdullah Öcalan ve Kürt halkına dönük yürüttüğü tasfiye stratejisini yeni saldırılarla sürdürdüğünü belirtti.

Öcalan üzerindeki ağır tecridin dördüncü ayına girdiğini hatırlatan KCK açıklamasında şöyle dedi: ‘’Açık ki, faşist iktidar, insanlık dışı ve hukuk dışı olan bu uygulamayı normalleştirmeye, meşrulaştırmaya, kabullendirmeye ve bireyselleştirmeye çalışmaktadır. Hatta kanun hazırlığı yaparak bunu yasallaştırmak istemektedir. Fetullah Gülen Hükümeti, uluslararası komployla başarılamayanı bu kez tecrit ve izolasyonla sonuç almayı hedeflemektedir.

AKP GÜLEN CEMAATİNİN İKTİDARLAŞMIŞ BİÇİMİ

İmralı sistemine derhal son verilmediği ve Kürt Halk Önderi özgür olmadığı müddetçe Kürt sorunu çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi etrafında yürütülen tüm tartışmalar ve politikalar büyük bir kandırma ve aldatmadan ibaret olup inkar ve tasfiye stratejisinde sonuç almaktan başka bir anlam taşımayacaktır. Fetullah Gülen cemaatinin iktidarlaşmış biçimi olan AKP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne değin uyguladığı Kürtleri inkar ve katliam geleneğini tecrit, izolasyon ve siyasi soykırım politikalarıyla güncelleştirmiş bulunmaktadır. Kürtlere ve onun tüm özgürlük değerlerine düşman olan AKP iktidarının faşist zihniyeti ne pahasına olursa olsun asla sonuç alamayacaktır. Bir kez daha yurtsever Kürt halkını ve demokratik kamuoyunu duyarlı olmaya, vicdani, ahlaki ve siyasi sorumluluklarını en üst düzeyde yerine getirmeye çağırıyoruz.

DEMOKRASİYE SIFIR TOLERANS

Tasfiye, teslim alma stratejisinin önemli bir ayağı da halkımıza ve onun meşruu, legal demokratik örgütlenmelerine, kurumsallaşmış iradesine dönük her gün yeni saldırılarla yürütülmektedir. Yargı kararıyla KCK operasyonu adı altında sürdürülen tutuklamalar, Kürt halkına ve demokratik kesimlere sistematikleşmiş saldırı yöntemidir. Bununla paralel sokaklarda, meydanlarda en küçük demokratik bir tepkiye tahammül etmeyen, demokrasiye sıfır toleransla yol haritasını belirleyen AKP hükümeti, zulmünü, toplumsal hayatın bütün hücrelerine ve mücadelenin bütün alanlarına yaymıştır.

Kürt halkı adı konulmamış büyük bir kırımdan geçirilmektedir. Bu hafta da Cizre sokaklarında olduğu gibi Kürt gençleri, çocukları gaz bombalarıyla, polis kurşunuyla öldürülmekte, her gün yenileri eklenen ve birer ölüm evlerine dönen Türkiye Cumhuriyeti Cezaevlerinde tabutlar yola koyulmaktadır.

112 TUTSAK ÖLÜM SINIRINDA

Latif Badur yoldaşımız işkenceci Türk devlet sistemine ve onun inkarcı rejimine tam 20 yıl boyun eğmeden onurluca devrimci direnişin sahibi olmuştur. Latif Badur yoldaşımızın ailesine, Kürdistan halkına başsağlığı diliyoruz. Mazlumlardan, Kemallerden, Hayrilerden zindan direniş geleneğini devralan Latif Badur yoldaş şahsında insanlık onuru, sömürgeciliğe karşı özgür insan iradesi kazanmıştır. Latif Badur yoldaşımızın anısına bağlılık sözümüzü devrimi zaferle sonuçlandırma temelinde yineliyoruz. Ölüm evleri olan zindanlarda yaygınlaşan kanser hastalığı başta olmak üzere daha onlarca devrimci tutsak çeşitli ağır hastalıklarla hayatı ciddi risk altındadır. Farklı cezaevlerinde toplam 19 ağır 112’si ölüm sınırında olan devrimci tutsakları, Türk devleti bilinçli bir biçimde ölüme terk etmiş durumdadır. En iyi Kürt ölü Kürt’tür felsefesine sahip Türk devleti, ölümlerden bizzat sorumludur, Kürt halkının katilidir. Tüm insan hakları kuruluşlarını, sivil toplum örgütlerini, demokratik kamuoyunu Türkiye cezaevlerinde yaşanan ölümlere, sırasını bekleyen tabutluklara seyirci kalmamaya, cezaevlerinin durumunun takipçisi olmaya ve vicdanların sesini yükseltmeye çağırıyoruz.

CEMAAT İĞRENÇ YÖNTEMLERLE SAVAŞIYOR

Fetullah Gülen devleti, Kürt toplumuyla en iğrenç yöntemlerle savaş halindedir. Eğitim, yurt, sağlık, kurs adı altında başta fuhuş, uyuşturucu olmak üzere en kirli organizasyonlarla Kürt çocuklarını, kadınlarını ve gençlerini düşürme faaliyeti yürütmektedir. Kamuoyunun da gündemine aldığı N. Ç vakası ve suçlular hakkında verilen karar tüm toplumda büyük bir vicdani sarsıntıya yol açmıştır. Ancak özellikle 1990’dan bu yana Kürt halkıyla özel savaş halinde olan Türk devletinin asker, polis, korucu, memur ve bürokratların yer aldığı tecavüz saldırıları ne bir ilk ne bir istisnadır. Bu kez AKP iktidarı eliyle Gülen cemaatinin örgütlenme tarz ve amacıyla bağlantılı biçimde Kürt toplumuna dönük sistemli yürütülmektedir. Bu anlamda yargı kurumunun kararı son derece bilinçlidir. Kürt toplumu ahlaki ve manevi olarak erozyona uğratılmak istenmektedir. Siyasi haklardan tutalım, yaşama hakkına kast etmeye, kişilik haklarına kadar devlet ve hükümet tarafından yöneltilmiş tüm bu saldırılar tecavüz zihniyetinin sonucudur. Hiçbir kadın katliamı, cinayeti konusunda kılını kıpırdatmayan devlet ve onun yargı kurumları, N. Ç vahşetinde de aynı yaklaşımı göstermiştir.

Sömürgeci, tahakkümcü, gaspçı, hiyerarşik zihniyet tecavüzcü zihniyettir ve bizzat cisimleşmiş hali devletin, iktidarın kendisidir. Tecavüz kültürüyle mücadele kapsamında bu yıl Kürt kadınlarının öncülük ettiği ‘Kadın Kırımına Hayır’ kampanyası son derece önemli bir olgunun sorgulanmasını ve mücadele bilincinin yükseltilmesini gündemleştirmiştir. Kadınların özgürlük ve demokrasi mücadelesi yükseldikçe, büyüdükçe, her tarafta örgütlendikçe özgür ahlak, ilke, insanca yaşam değerleri bir o kadar toplumda yerleşik hale gelecek ve toplum temizlenecektir.

İSMET ŞERİF VANLI’YI KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİZ

Değerli Kürt şahsiyeti İsmet Şerif Vanlı’yı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Kürt davasına büyük hizmet yapmış, PKK hareketini tanıdığı 1983’ten itibaren Kürt halkının Kurtuluşunu Önder Apo’nun çizgisinde gören ve bunun için Kürt halkının ulusal kurtuluş mücadelesinde bir tarihçi, siyasetçi ve hukukçu olarak değerli emekleri olan büyük yurtsever insan İsmet Şerif Vanlı’nın ölümü bütün halkımızı derinden sarsmıştır. Vanlı ailesine ve tüm Kürdistan halkına başsağlığı diliyoruz. Vanlı’nın yurtseverlik özünü ve mücadele geleneğini dört parçada ve yurtdışındaki Kürt halkı daha da güçlendirerek büyütecektir.’’

DEPREMDE HAYATINI KAYBEDENLERİN AİLELERİNE BAŞSAĞLIĞI

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı açıklamasında, Van'da dün meydana gelen depremde hayatını kaybedenlerin aileleri ile Kürdistan halkına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.

ANF / 10.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3