Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
11.11.2011 07:00

Van Valisi 17 Ağustos için bunları demişti – Pınar Öğünç

 

Bu okuyacaklarınızın temel kaynağı, sadece Van Valisi Münir Karaloğlu’nin kişisel web sitesidir.

1964’te Rize, Çayeli, Kaptanpaşa’da doğdu. Rize İmam Hatip Lisesi ve İÜ Hukuk Fakültesi mezunu. 30 yaşında Kırıkkale-Karakeçeli Kaymakamı oldu.

1996-1998 arasında Şanlıurfa-Harran, sonraki iki yıl Yozgat-Çekerek Kaymakamı’ydı. 2000-2002 yıllarında Tokat-Reşadiye Kaymakamlığı, 2002-2003 arasında Kırklareli Vali Yardımcılığı yaptı. 2003’ten sonra bir yıl İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşaviri’ydi. Yıllar sonra bir yerel Van gazetesinde Başbakan’la akrabalığı olup olmadığı sorulduğunda bu dönemi şöyle açıklayacaktı: “Hayır, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la herhangi bir akrabalığım yok. Sadece kendisiyle bir yıl yakın planda çalışmışlığım var. Bir de Karadenizli olmamız var.”

Bu temastan, 2004-2009 arasında yapacağı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlik doğdu. 2009’da Cumhurbaşkanlığı’nın Valiler Kararnamesi’yle Van’a atandı. Bu ilk valilik göreviydi.

Yine bir yerel gazeteye verdiği söyleşide, vali olmadan önce Van’a dair bildikleri sorulmuş: “Daha önce Van’ı hiç görmemiştim. Van’a ilk defa vali olarak geliyorum. Yalnız Van’la ilgili geçmişimde şöyle bir anekdot var: Ben Urfa-Harran Kaymakamlığı’ndan ayrılırken Van-Edremit Kaymakamlığı’na gelmeyi çok arzulamıştım. Yani kendi isteğimle gelmek istediğim bir şehirdi Van fakat bakanlık uygun bulmamıştı veya o zamanki Edremit Kaymakamı o sene ayrılmadığı için ben Yozgat’a gitmiştim.”

Yani 5,6’lık depremin vurduğu Edremit’le Karaloğlu’nun yolları, neredeyse 1998’de kesişecekti.

‘Önceki dönem’ edebiyatı

Karaloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ndeki görevi süresince Kocaeli Kırkbir gazetesinde de köşe yazarlığı yaptı. Kendisinin 17 Ağustos depremi üzerine kaleme aldığı ‘Depremin acıları ve kentsel dönüşüm’ başlıklı yazıyı bugün okumak manidar. Şöyle diyor:

“Depremin bir doğa olayı olduğunu ve yaşadığımız bu cennet bölgenin, dünyadaki en tehlikeli deprem kuşaklarından birinin üzerinde olduğu gerçeğini hepimiz biliyoruz.

Pekiyi, 17 Ağustos öncesi bu bilinmiyor muydu? Bilim adamları, her fırsatta uyarmışlar, bölgede bir büyük depremin beklendiğini söylemişlerdi. Ancak önceki dönemde, bu uyarılar hiç dikkate alınmadı. Şehrin her yerinde imar planları hiçe sayıldı. Deprem bölgesi gerçeği hiç umursanmadı. Çok katlı, kaçak yapılara göz yumuldu.

Doğanın gücüne karşı koymak, büyük depremi önlemek elbette mümkün değildi. Ama hazırlıklı olunabilirdi. Can kayıpları, yıkımlar çok daha alt seviyelere indirilebilirdi. Bunlar yapılmadı.”

‘Önceki dönem’ diye konuşmak kolaydı. 7,2’lik Van depreminden sonra “Vatandaşların artık normal hayata dönmesini istiyoruz” diyen kendisi olmuştu.

Enkaz mı miting mi?

Karaloğlu, yeri geldikçe hep “Van’ın geleceği güzel olacak. Yeter ki birlik, beraberlik, huzurumuz olsun” minvalinde konuşmuş. Göreve gelir gelmez Valilik bahçesini halka açtırıp çay ikram ettirmiş. Fakat geldiğimiz yere bakalım. O bahçeden, Van sokaklarından “Vali istifa” sesleri yükseliyor şimdi.

O otellerin Cumhurbaşkanı gelmeden çatlakları sıvamasında mesuliyet, aynı zamanda şehre gelip giden insan sirkülasyonundan faydalanmak isteyen otel sahiplerinin değil mi? Daha önce dış yardımlar konusunda potansiyellerini görmek istediklerini söyleyen İçişleri Bakanı, hâlâ kurtarma çalışması süren enkazda neyi teftiş ediyor? Seçim mitingi mi bu, acılı halktan neyi dinlemesini istiyor? Neden yine öfke fayının üstüne ev dikiyor? Altı saniye sesini duyuramadı diye kime kızıyor? Deprem enkazının dibinde halka, kurtarma ekiplerine gaz bombası atmayı, insan coplamayı kime anlatabilirsiniz? Kurtarma ekibinden önce özel eğitimli çevik kuvvet gönderilen bir bölgede, artık kendinizi halka nasıl dinletebilirsiniz?

Münir Karaloğlu, valilikten istifa edip köşe yazarlığına dönse de çözülecek mesele değil ne yazık ki.

Radikal / 11.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3