Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
25.11.2011 13:56

KCK: Erdoğan'ın Dersim şovu tam bir şarlatanlık

 

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dersim özrünü “şov” olarak değerlendirdi: “Erdoğan yaptığı şovlarla ciddi konuları basitleştirerek, ters yüz edip aynı şeyi farklı yöntemlerle kendisi uygulayarak hiç kimseyi kandıramaz.” KCK, bu itirafın altında “daha alçakça amaçların yattığını” söyleyerek, “Katliam hakkında şov yapmış olması tam bir şarlatanlıktır” dedi.

PKK’nin 33. Kuruluş yıldönümü vesilesiyle bir mesaj yayınlayan KCK, Başabakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dersim katliamı konusunda “literatürde varsa eğer özür dilemesi”ni de değerlendirdi.

PKK’NİN KURULUŞU KÜRDİSTAN’DA BİR MİLATTIR

KCK, PKK’nin kuruluş yıldönümüne ilişkin şu mesajı verdi: “Partimiz PKK’nin 33. kuruluş yıldönümü başta Önderliğimize, Kürdistan dağlarında kahramanca savaşan gerilla güçlerimize, zindanlarda direnen yoldaşlarımıza, PKK’nin tüm kadro ve taraftarlarına, şehit ailelerine ve özgürlük mücadelesine gönül veren tüm halkımıza ve tüm dostlara kutlu olsun.

Partimizin 33. kuruluş yıldönümünü kutlarken mücadelemizin bu düzeye gelmesinde belirleyici ve her zaman yol gösterici olan tüm şehitlerimizi anıyor, anıları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor ve anılarına bağlılık gereği zafer sözümüzü yineliyoruz.

Kürdistan Özgürlük Hareketi, Haki yoldaşın şahadetine partileşerek, Mazlum, Kemal, Hayri ve Ferhatların şahadetleriyle büyük direniş temelini atarak, Agitlerin öncülüğünde şanlı 15 Ağustos Hamlesi’yle diriliş devrimini başlatmış, Berivanlarla toplumsallaşma ve Zilanlarla fedaileşerek yenilmezliğin temelini atmıştır.

Sömürgeciliğin halkımızın varlığını yok saydığı ‘muhayyel Kürdistan burada meftundur’ deyip, Kürdistan’da tam bir ölüm sessizliğinin yaşandığı, Kürt ve Kürdistan adına söz söyleme, örgüt kurma ve eyleme geçmenin büyük cesaret, fedakarlık gerektirdiği bir dönemde PKK kuruluşunu ilan ederek baş aşağı giden Kürdistan tarihinin yönünü değiştirmiştir.

PKK’nin kuruluşu, Kürdistan’da bir milattır. Yeni ve özgür bir yaşamda kararlaşmadır. PKK, kuruluşuyla birlikte, geçen yüzyılın başlarından itibaren soykırım sürecine alınan, yok edilme fermanı çıkarılan Kürdistan halkına ilk kez, halk olarak kendi topraklarında tüm ulusal değerleriyle var olma ve özgürlüğüne kavuşma umudunu vermiş ve sömürgeciliğe karşı direnme bilinci ve iradesi kazandırmıştır.

PKK, yok olmanın eşiğinde olan Kürdistan halkını, 33 yıllık büyük direniş ve kahramanlık destanlarıyla bugün gerillanın ve halkımızın serhildanın direnişi temelinde Özerk Kürdistan’ı kurmanın final sürecine taşımıştır.”

AKP-CEMAAT ZİHNİYETİ KAZANIMLARI GERİLETMEK İSTİYOR

“Bu nedenle devleti yeni ele geçiren AKP-Cemaat zihniyeti halkımızın kazandığı gücü geriletmek, zayıflatmak ve yeniden sömürgeci sisteme entegre etmek için faşizan-sömürgeci imha seferini başlatmış bulunmaktadır” diyen KCK, şunları ifade etti: “Halkımızın, PKK öncülüğünde büyük bir direnişle kazandığı ulusal-toplumsal değerleri tasfiye etmeye çalışmanın beyhude bir amaç olduğunu yeni dönemde direnen Kürdistan halkı bir kez daha herkese gösterecektir.

Görkemli mücadele tarihimiz göstermiştir ki, hareketimiz ve halkımız bugüne kadar hiçbir zorbalığa asla boyun eğmediği gibi bundan sonra da kesinlikle boyun eğmeyecek ve büyük kazanmasını bilecektir. Partimiz, Önderliğindeki Özgürlük Mücadelesi, yaklaşık kırk yıllık engin mücadelenin vermiş olduğu deneyim ve kazanımları da arkasına alarak halkımızı kuruluşunun 34. yılında tarihin en büyük zaferiyle buluşturacağına dair hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır.”

AKP-CEMAAT İKİLİSİNİN DİNİ İSTİSMARI

İktidar ve Fethullah Gülen Cemaati’nin dini duyguları istismar ettiğine dikkat çeken KCK, şöyle dedi: “AKP-Cemaat ikilisi, bugüne kadar halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmeyi bir tarz haline getirirken, artık devletin faşizan gücünü kullanarak hiçbir kural ve kaide tanımayan, tüm hukuk ve ahlaki değerleri ayaklar altına alan uygulamalarıyla ne kadar zalim ve zorba bir zihniyete sahip olduklarını ve kutsal islam diniyle hiçbir alakalarının olmadığını da ortaya koymuşlardır. Sömürgeci Türk devletini restore etmek isteyen bu zihniyet, ne yaparsa yapsın iğrenç gerçek yüzünü örtemeyecek ve halkımızın büyük tarihi direnişi karşısında yenilgie uğramaktan kurtulamayacaktır.

Başbakan Erdoğan’ın yüzündeki sahtelik açığa çıktıkça, Kürtleri ve onun iradesini parçalamaya çalışmakta, kanlı dişleri tüm iğrençliğiyle gözler önüne serilmektedir. Irkçı ve faşizan bir zihniyete sahip olan bu iktidar anlayışının başı, her gün yeni bir maskeyle kitlelerin önüne çıkarak, kamuoyunu ve Kürdistan halkını çeşitli sahte duruş ve açıklamalarla aldatmaya, oyalamaya çalışmaktadır. Bir taraftan, Önder Apo üzerinde kendi kanunlarını dahi çiğneme pahasına artık bir işkenceye dönüşen tecridi ağırlaştırırken, kimyasal silahlarla Kürdistan gerillaları katledilirken ve sokaklarda serhıldana kalkan halkımızı gaz bombalarıyla boğmaya çalışırken, öte yandan Dersim katliamı üzerinden siyaset yapma gayretini utanmazca göstermektedir.”

DERSİM İTİRAFININ ALTINDA DAHA ALÇAKÇA AMAÇLAR YATIYOR

Erdoğan’ın Dersim özrünü de değerlendiren KCK, şu ifadeleri kullandı: “Türk devletinin Kürdistan’da yaptığı katliamları sınırlı da olsa itiraf etmiş olması olumlu gibi görülebilinir ancak bunun altında çok daha alçakça kirli amaçların yattığı açık ortadadır. Diğer halklara karşı uygulanan bittirme hareketleri gibi, Kürdistan’da Amed-Bingöl Ağrı-Zilan ve Dersim katliamları sıradan-basit ele alınacak olaylar değildir. Sömürgeci hisleri şahlanmış bulunan Erdoğan ve Fethullah ikilisi, Kürdistan’da “Dersim Katliam Çizgisi’ni yenileyerek uygulamaya karar kılmışken, kamuoyu önüne çıkıp Dersim Katliamı hakkında şov yapmış olması tam bir şarlatanlıktır. Başbakan’ın timsah gözyaşlarını döktüğü sırada bizzat verdiği emirlerle aynı saatlerde Dersim’de Kürdistan halkının evlatları bombalanırken, Kürdistan’da siyasal soykırım, Kürt halk önderliğine yönelme ve kapsamlı hava saldırılarının eşliğinde bu sözlerin söylenmiş olması, eşine ender rastlanacak ikiyüzlü bir perdelemeden başka bir şey değildir.

ŞOV YAPARAK CİDDİ KONULARI BASİTLEŞTİRİYOR

Erdoğan bu manevra ile iç siyaset hesaplarını da yapmış olabilir ama esas amacı Kürdistan’daki yeni katliamlarını gizlemek, bu konuda kitlenin kafasını bulandırmak, Kürt toplumu üzerinde iğrenç sömürgeci hesaplar yapmaktır. Dersim Katliamı’ndan elbette ki, Türk ulus devlet zihniyetinin temsilcisi olan CHP sorumludur. Ama CHP sorumludur diyerek Türkiye Cumhuriyeti bu ağır, insanlık dışı uygulamaların altından sıyrılamaz. Özellikle yeni Dersim çizgisini faşist uygulama, siyasal soykırım ve kimyasal silahlarla sürdürenlerin samimiyetinden hiçbir biçimde bahsedilemez. Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi geçmişiyle yüzleşmesi, Dersim Soykırımı dahil yaptığı tüm katliamları ve bu katliamları yapmanın altındaki sömürgeci ulus-devlet zihniyetinin itiraf edilmesi ve terk edilmesi gerekir. Hem itiraf etme hem de özür dilemenin en temel ölçütü, sürdürülmekte olan soykırım ve katliamları durdurmaktır. Erdoğan yaptığı şovlarla ciddi konuları basitleştirerek, ters yüz edip aynı şeyi farklı yöntemlerle kendisi uygulayarak hiç kimseyi kandıramaz, Kürt halkını ve demokratik kamuoyunu bununla uyutamaz. Dersim katliamından bu yana Kürdistan’da zincirden boşalmışçasına önüne gelen herkesi tutuklayıp rehin almak, her gün Kürdistan dağlarını bombalama, “çocuk da olsa, kadın da olsa gerekenler yapılacaktır” diyerek Kürt halkının katledilmesine fetva ve talimat veren sömürgeci uygulamaların en fazla yükseldiği dönem, AKP dönemidir. Bu Dersim katliam-soykırım çizgisinin uygulanmasıdır. Bu pratiğin sahiplerinin samimiyetleri ancak ve ancak bu uygulamalara son vermekle mümkün olabilir.”

SALDIRILARA HER ALANDA CEVAP VERİLMELİ

Kapsamlı saldırılara karşı her alanda direniş çağrısının yapıldığı açıklamada şunlar belirtildi: “Bir taraftan Kürt halkına karşı zulüm siyasetini uygularken, diğer taraftan yoğun bir medya dezenformasyonu ile kapsamlı bir psikolojik savaş geliştirilmektedir. Amaç, Kürt halkının bütün ulusal değerlerini tasfiye etmek, Kürt toplumunu teslim almaktır. Bu nedenle Kürdistan halkının direncini kırmak için ne gerekiyorsa yapılmaktadır. Büyük çarpıtma ve yalan haberlerle sürecin farklı-barışçıl bir yöne evirileceği imajını da yaratmak istemektedirler. Oysa AKP’nin bu uygulamalarıyla süreci stratejik bir savaş aşamasına doğru getirmiş bulunmaktadır. Bütün demokratik çözüm köprülerini ortadan kaldırmaya doğru giden bu süreçte Kürt halkı öncelikle psikolojik savaşa karşı duyarlı olmalıdır. 33 yıllık büyük emek, çaba ve direnişle gelinen çözüm ve özgürlük aşamasını mutlak bir başarıya dönüştürmek için öncelikle AKP-Cemaat ikilisinin geliştirdiği kapsamlı ve topyekun imha saldırısına karşı her alanda direnerek cevap verme görevi, temel bir yurtseverlik görevi durumundadır.

Tüm yurtsever Kürdistan halkı altın harflerle tarihe geçen şanlı PKK tarihinin 33. yıldönümünü her yerde bir “Direniş Bayramı” olarak kutlamalı, katliamcı güçlerden hesap sormak için bir çıkış günü olarak değerlendirmelidir. Bu temelde 34. yılı büyük bir direniş ve kurtuluş sürecine dönüştürmek, Demokratik-Özerk Kürdistan ve Önder Apo’nun özgürlük yürüyüşü haline getirmek üzere daha fazla fedakarlık, daha fazla katılımla karşılanmalıdır.

FİNAL AŞAMASINDAYIZ

Final aşamasına gelmiş bulunan Kürt halkının özgürlük mücadelesi AKP-Gülen faşizminin saldırıları karşısında gereken cevabı vermesini bilecek ve tarihin bu önemli aşamasında zafere yürümeyi mutlaka başaracaktır. Hiçbir güç ve hiçbir kuvvet Kürt halkını bu tarihsel yürüyüşten alıkoyamayacaktır. Bu temelde tüm halkımız 33. yıldönümünü büyük şenlik ve serhildanlarla karşılayarak 34. yılı selamlamalıdır.

Tüm PKK militan, kadro ve savaşçıları, önümüzdeki tarihi görevin demokratik ulusu inşa etme ve Önder Apo’nun sağlığını, güvenliğini ve özgürlüğünü güvence altına alma olduğunu bilerek, bugüne kadar yapılmayan, yetersiz yapılan özgürlük mücadelesinin görevlerini tam başarı ve zafer ruhuyla yerine getirerek 34. yılı karşılamalıdır. Şanlı bir tarihe sahip olan PKK’nin 34. yılını özgürlük ve başarı yılına dönüştürmek için tüm kadro ve yurtseverler daha güçlü katılmalı, dönem görevlerine fedai bir ruhla sahip çıkmalı ve başarıyı kesinleştirmelidir.”

ANF / 25.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3