Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
26.11.2011 07:09

Mesleksiz - Mehveş Evin

 

Yıllardır, bıkmadan usanmadan bu konuda yazar Çetin Altan. Ona göre ülkenin en büyük sorunlarından biri, Türklerin mesleksiz oluşudur.

Ne tuhaf... Bugün, meslek sahibi olan azınlık da artık mesleğini yapamaz hale geldi. Mesleksizlere, “mesleğini icra edemeyenler“ katılıyor. Üstelik bu “dönüşüm” akıl almaz bir hızla oluyor.

Nasıl mı?

Gazeteciler, sırf gazetecilik faaliyetlerinden dolayı “terör”le bağlantılandırılıp, hapse atılabiliyor.

Doktorlar, yeni düzenlemelerle birlikte doktor yetiştirecek akademik alandan çekilmek zorunda bırakılıyor. Sesini duyurmaya çalışan tıp görevlileri, “aklın fikrin cebine para indirmekte” diye iğrenç suçlamalara maruz kalıyor.

Öğretmenlerin çığlıklarını duymayan var mı? Atanamıyorlar! Öğretmenler Günü’nde atanamayan bir öğretmenin maden işçisi olduğunu okuyor, “vah vah” deyip geçiyoruz.

Avukatlar, işlerini yaptıkları için tutuklanabiliyor. Barolar açıklama yapıyor, tık yok.
Akademi dünyasındaki tasnif, sessiz sedasız sürüyor.

Erken emekliler ordusu

Merak ediyorum... Son zamanlarda “erken emekliliği”ni isteyen acaba kaç çalışan var? Bu kişiler hangi sektörlerden? Ve neden mesleklerini bırakıyorlar?
Doktorundan gazetecisine... Öğretmeninden akademisyenine, o kadar çok kişi “Artık bu ortamda işimi icra edemem” diyor ki!

Çoğu, elini eteğini çekip bir an evvel uzaklaşmak derdinde. Tembellikten veya gözlerini para hırsı bürüdüğü için değil! Öyle olsaydı, zaten bu meslekleri seçerler miydi?

Bir tıp doktoru, kendi çocuğunun doktorluk mesleğini seçmemesi için elinden geleni yaptığını anlatıyor: “Artık bir şey öğrenebilecekleri kimse kalmadı. Mühendis olsun, daha iyi!”

Her şey ticarileşiyor
Gazeteciliğin hali ortada. Giderek küçülen basın sektörü artık pek az gazeteci yetiştiriyor.

Akademi dünyası, az yayın yapmakla suçlanırdı. Şimdi “bilimsel makale sayısı arttı” deniyor. Para ödenen, beşinci sınıf dergilerde yayımlandığı için olmasın sakın?
Her şey ticarileşiyor. Her şey tektipleşiyor. Bu ortamda ancak sisteme yakın olan, değişim ne olursa olsun “amenna” diyen, kazanıyor.

Çoksesliliğin kısıldığı, kurumsal baskının iliklerinize kadar işlediği bir ülkede, vasatın zaferine mahkûmsunuz.

Milliyet / 26.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3