27.11.2011 07:47
Economist farkı - Derya Sazak
Cumhurbaşkanı Gül’ün İngiltere ziyaretinde medya ve siyasetçiler “sözleşmiş gibi” son dönemde Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları sicilini bozan konulara girmediler.
Sadece Başbakan David Cameron, Kraliçe’nin davetinde Radikal’den Eyüp Can’a ayaküstü medyadaki sıkıntıyı sormuş.
Oysa Londra’ya uçarken Gül’e, uzayan davalar, tutuklu gazeteciler, KCK davasına giren akademisyenler konusunda hayli yüklenmiştik.
Cumhurbaşkanı Gül, İngiltere’de iki güçlü medya kuruluşuna mülakat verdi.
BBC ve Guardian.
Londra’da bulunduğumuz sırada BBC 2’de bir Türkiye paketi yayımlandı. “Muhteşem Süleyman” dizisinin setinden BDP’ye uzanan bir programla yetinilmişti.
Guardian’ın tutumu çok daha tuhaftı.
Cumhurbaşkanı Gül ile bir araya gelen yazı işlerinden düşünce özgürlüğü konusunda tek bir soru gelmemişti!
Bu açığı The Economist dergisi kapatmış.
Economist’in Ankara kaynaklı değerlendirmesi hayli çarpıcıydı:
“Arap Baharı için bir model olarak göklere çıkaran Batı, Türkiye’de insan haklarındaki sürekli kötüleşmeyi fark etmiyor gibi. Ankara’daki bir büyükelçi omuz silkerek ‘Avrupa kendi sorunlarına saplanmış durumda ABD’nin ise bölgesel güvenlik için Türkiye’ye ihtiyacı var’ diyor. Kendi hakları için mücadele vermek Türklerin işi olacak, tabii ki cezaevi dışında kalabildikleri sürece.”
Avrupa Parlamentosu Başkanı Jerry Buzek Ankara ziyareti ardından, “Onlarca gazeteci aynı sebeple yargılanıp cezaevine konuyorsa bu tipik bir durum değil. Başka bir ülkede görmediğimiz bir durum” diye konuşmuş.
Cumhurbaşkanı Gül de Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı bir paketten söz etti. Ancak yargı çok ağır işliyor; Nedim Şener ve Ahmet Şık’ta olduğu gibi ileri tarihe atılan davalar, özgürlükler konusunda Batı’da ciddi tereddütler uyandırıyor.
İngiltere’de Gül’ün katıldığı platformlarda Economist’in yayınına benzer eleştirilerden kaçınılması biraz da Cumhurbaşkanı’nı bu konularda hükümetten ayrı bir yere koyma niyetinin sonucuydu.
Bu hava Avrupa’nın her yanında aynı değil.
Eleştiriler artıyor.
Londra ağırlıklı yazıları noktalarken, Gül’ün görkemli İngiltere ziyaretine ev sahipliği yapan Kraliçe ve hükümetin Türkiye’den “ne beklediği” ve “neden” bu denli destek verdikleri sorusunun yanıtının “Suriye sonrası” gelişmelerden bağımsız olmadığını belirtmeliyiz. AB’de Fransa Almanya ittifakına karşı İngiltere Türkiye ile stratejik işbirliğini geliştiriyor.
Avrupa’nın durgunluğa girdiği ortamda Türkiye askeri alanda güçlü bir pazar.
İyi bir alıcı!
Son gün HMS Victory savaş gemisine yapılan ziyaretin, üzerindeki “Osmanlı nişanı” nedeniyle fark edilip öldürüldüğü öne sürülen Trafalgar kahramanı Amiral Nelson’ın anılarından öteye bir anlamı olmalıdır.
Milliyet / 27.11.11