29.11.2011 12:12
Bahoz Erdal: PKK tasfiye sürecini bozdu
HPG Komuta Konseyi Üyesi Dr. Bahoz Erdal, Türk devletinin savaş kararı aldığına işaret ederek, “PKK süreci sabote etti, gidişatı bozdu diyorlar, doğrudur, PKK süreci bozdu. Ama hangi süreci? Çözüm sürecini değil. PKK çözüm için her şeyi yaptı. PKK’nin bozduğu süreç tasfiye sürecidir’’ dedi.
Hareket ve gerillanın Türk devletinin savaş kararına karşı hazırlıklı oldukları belirten Bahoz Erdal, Türkiye ile Suriye’deki Arap muhalefeti arasında anlaşma olduğunu belirterek, “Türkiye bir taraftan Suriye rejimine ‘Kürtleri tanıma’ diyor, diğer taraftan da muhalefetle anlaşma imzalayarak, ‘yarın bu rejim yıkılırsa Kürtleri tanımayacaksın’ diyor’’ bilgisini verdi.
HPG Komuta Konseyi Üyesi Dr. Bahoz Erdal, ANF’ye PKK’nin kuruluş yıldönümü, Kürt hareketinin geldiği aşamayı, Türk devletinin yürüttüğü imha savaşını değerlendirerek, 2012 yılına ilişkin düşüncelerini dile getirdi. PKK’nin çıkış koşullarının iyi tahlil edilmesi gerektiğini ifade eden Erdal, “PKK’nin mücadelesi Kürtlerin düşmanını öyle bir aşamaya getirdi ki her gün Kürt ve Kürdistan’dan bahsediyorlar. Eğer bugün Ortadoğu’da Kürtler kendilerini tanıyor, tarihlerini biliyorlarsa yine Kürtler örgütlü ve kendini savunabiliyorsa bunların hepsi de PKK’yle bağlantılıdır. PKK’nin 33 yıllık mücadelesinin sonucudur. PKK, Kürtlere siyaseti, diplomasiyi, savaşı ve kendini nasıl savunacağını öğretti. Yine PKK, Kürtlere nasıl yaşaması gerektiğini ve yaşama dair ret kabul ölçülerini öğretti. PKK, özgürlük için mücadele etmesini öğretti. Kürtler yaralarına nasıl merhem bulacağını PKK ile öğrendi” dedi.
SAVAŞI KİM İSTİYOR?
2011 yılının dolu, sert ve savaşla geçen bir yıl olduğuna işaret eden Erdal, Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın, ‘Kürt sorununu çözecektik, PKK bozdu’ sözlerini anımsatarak, “Bu yılın doğru incelenip, araştırılarak gerçeklerin açığa çıkarılması gerekiyor” dedi. AKP’nin iktidara geldiği günden beri yaşananları anımsatan Erdal, “2004-2005’e kadar ateşkesti. 2005’de bir daha ateşkes ilan edildi. O bozuldu 2006’da bir daha ateşkes ilan edildi. 14 Haziran 2008’de bir daha ateşkes ilan edildi. 2009’da 2010’da iki kez daha ateşkes ilan edildi. 2011 yılı genel seçimlerine kadar ateşkes uzatıldı. Eğer PKK çözüm istemiyorsa neden bu kadar ateşkes ilan etti” diye sordu. Erdal, bu sorunun bile tek başına AKP hükümetinin ve Türk devletinin yalanlarını açığa çıkarttığına dikkat çekti. 2011 yılının sert bir savaşla geçmesinin nedeninin ne PKK, ne de Kürt halkı olduğunu vurgulayan Erdal, “Bu savaşın tek sebebi devletin inkar ve imha konseptidir” diye konuştu.
“AMAÇ KÜRTLER BİR ŞEY ALMASIN”
2011 yılına Arap devletlerindeki hareketlenmeler olmak üzere, Ortadoğu’da yaşanan değişimlerin damga vurduğunu ifade eden Erdal, “Bu ortamda Kürdistan’daki işgalci güçler, -başta Türk devleti olmak üzere- Kürtlerin hak ve bir statü kazanmaması için elinden ne geliyorsa yapıyorlar” dedi. Ortadoğu’daki rejimlerin değiştiğini, bölgenin haritası yeninden çizildiğini ancak işgalci güçlerin ne olursa olsun Kürtler bir şey almasınlar diye uğraştıklarını belirten Erdal, “AKP hükümetinin 2011 yılında hem hareketimiz hem de Kürt halkı üzerinde yürüttüğü siyasetin amacı budur. Mesele sadece PKK değildir. ‘PKK Silvan’da savaşı başlattı’ sözleri bahanedir. Konsept sadece PKK değildir. Hedef Ortadoğu’da Kürtlerin haklarına kavuşmamasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“PKK, ÇÖZÜM İÇİN HER ŞEYİ YAPTI”
Türk devleti ve AKP hükümetinin tüm amacının Suriye’deki Kürtlerin amacına ulaşmasına ve Kürtlerin kendilerini tanımalarına engel olmak olduğunu dile getiren Bahoz Erdal, “Bir taraftan Suriye rejimine ‘Kürtleri tanıma’ diyor, diğer taraftan da muhalefetle anlaşma imzalayarak, ‘yarın bu rejim yıkılırsa Kürtleri tanımayacaksın’ diyor. Yine Güney Kürdistan’da Kürtleri nasıl daraltırım çabası içerisindeler. Doğu Kürdistan’da nasıl Kürtleri tanınmaz hale getiririm çabasındalar” diye konuştu.
AKP hükümetinin gerillaya karşı geliştirdiği askeri operasyonların da aynı konsept kapsamında olduğuna dikkat çeken Erdal, şöyle devam etti:
“Demokratik siyasete yönelik gelişen saldırılar bu konseptin bir parçasıdır. Halkın üzerindeki devlet terörü, polis terörü bu esas üzerinde geliştiriliyor. Şimdi diyorlar ki, ‘PKK süreci sabote etti, gidişatı bozdu.’ Doğrudur, PKK süreci bozdu. Ama hangi süreci? Çözüm sürecini değil. PKK çözüm için her şeyi yaptı. Ancak bu kadar fedakarlık yapılırdı ve PKK de her şeyi yaptı. PKK’nin bozduğu süreç tasfiye sürecidir. PKK onların oyunlarını açığa çıkardı, deşifre etti. PKK onların imha siyasetlerini, hesaplarını boşa çıkardı, alt üst etti. Ortadoğu’daki halk hareketlerini, değişen süreci de Kürtlerin önüne geçmek için işgalci güçler her türlü oyunlar ve hilelerle Kürtleri kendi hesapları için kurban etmek için her şeyi yapıyor ve bunun öncülüğünü de işgalci Türk devleti ve AKP hükümeti yapıyor. Bunun karşısında da Kürt halkı ve PKK tasfiye sürecini bozdu. Bu anlamda sürecin bozulduğu doğrudur.”
ERDOĞAN’IN MÜSLÜMANLIĞI
Suriye’deki gelişmelere ve Türk devletinin de orada aktif bir şekilde rol oynamaya çalıştığına işaret eden Erdal, şöyle konuştu:
“Esas amaçları orada Kürt halkının tanınmasına engel olmak. Kötü niyetliler ve kötü oynuyorlar. Bunun için de yaptıkları propaganda da ‘PKK ile Baas rejiminin bir olduğunu’ söylüyorlar. ‘PKK 2011 yılında Baas rejiminin istemine göre savaştı’ diyorlar. Bu büyük bir yalandır. Doğrusu, Baas zihniyetiyle AKP’nin zihniyetini bir olduğudur. Baas’ın Kürt halkı üzerindeki siyaseti inkarcı ve faşisttir. AKP’nin Kürt siyaseti de faşist ve inkarcıdır. Baas rejimi de Kürtler üzerinde -12 Mart 2004’de olduğu gibi- katliam siyaseti yürütüyor, AKP de siyasi, askeri, ideolojik katliamlar yapıyor. Baas’a en yakın olanlar Erdoğan ve AKP’nin kendisidir. Diyorlar ki ‘Güney Batı Kürdistan halkı neden savaşmıyor.’ 12 Mart 2004’de Kürtler Kamışlo’da, Afrin’de, Kobani’de ayaktayken bu sözleri söyleyenler neredeydi? Şimdi Erdoğan ‘Suriye Müslüman kardeşlerini öldürüyor’ diyor. Kamışlo’da katledilenler Müslüman değil miydi? Erdoğan o zaman Baas rejimini kutladı. Hatta Adana ittifakıyla bizim onlarca kadromuzu Türkiye’ye teslim etti. Bu anlamda AKP hükümetinin Şam hükümetiyle tarihi ve köklü bir ilişkisi var.”
Güney batı Kürdistan halkının kimsenin askeri olmak zorunda olmadığını vurgulayan Erdal, AKP’nin bütün kızgınlığının bundan kaynaklandığını söyledi. Kürtlerin başkalarının hesabı için savaşmak ve kurban olmak zorunda olmadıklarını ifade eden Erdal, “Bazı arkadaşlar için Suriye rejimiyle ilişkisi olduğunu söylüyorlar. Suriye kimlik olarak Kürtleri kabul etmemiş ki. Kürtlerin kimliğinde “ejnebi” yazıyor. Şimdi biz nasıl olur da böyle bir rejime çalışabiliriz” diye sordu.
DIŞ DESTEK TARTIŞMALARI
Türkiye’deki savaş dairesinin, PKK’nin Almanya’dan destek aldığını söylemesine de yanıt veren Erdal, “Oysa PKK’ye karşı en çok savaşan ülkelerden birisi de Almanya’dır. AKP kendini İsrail karşıtı gösteriyor. Oysa AKP sürecinde İsrail’de alınan silah miktarı altı kat fazlalaştı. Ama diğer yandan PKK’nin İsrail’den yardım aldığını söylüyorlar. AKP hükümeti Baas rejimiyle birlikte PKK ve Kürtlere karşı ittifak geliştirdi. Ama şimdiyse AKP, PKK ile Baas’ın birlikte hareket ettiklerini söylüyor” dedi. Erdal, bu sözlerin amacını ise şöyle ifade etti:
“Birincisi; PKK büyük bir hareket, büyüdü ve bunun üzerinde PKK’nin düşüncesi ve idelojisiyle Kürt halkı da gelişti, bunu görmek istemiyorlar. Kürtlerin gücünün PKK’den geldiğini söylemek yerine PKK’nin başka devletlerden destek aldığını söylemeye çalışıyorlar. İkincisi; basın yoluyla sorunu dışarıda göstermek istiyorlar. Kürt halkının direnişinin dış kaynaklı olduğunu yani kuzey Kürdistan’ı dışarıda birilerinin karıştırdığını göstermeye çalışıyorlar. Üçüncüsü; AKP ve Türk devletinin yürüttüğü inkar ve imha siyaseti boşa çıktı ve şimdide onu yeniden hayata geçirmek için bahane arıyorlar. Kendi yenilgilerini, başarısızlıklarını kamufle etmek için ‘filan devlet yardım ediyor’ gibi sözler söylüyorlar. Tabi başta Kürt halkı olmak üzere PKK’yi yakından takip edenler bunların doğru olmadığını çok iyi biliyorlar.” diye belirtti.
“KÜRT GERİLLASI HAZIRDIR”
Kürdistan’ın dört parçasında tecrübeli ve büyük inanç sahibi binlerce gerillanın olduğunu belirten Bahoz Erdal, PKK’nin 34’üncü yılının Kürt halkı için özgürlük yılı olacağının altını çizdi. Ortadoğu’daki hareketlenmelerin Kürdistan’ı kendi dışında tutamayacağını ifade eden Erdal, AKP hükümetinin ‘PKK’yi yok edeceğiz’ çıkışları için ise şunları kaydetti:
“Yeni yıl için Türk devleti savaş kararı aldı. Var olan savaşı sonuca götürmek istiyor. Bunun karşısında biz de hareket ve gerilla olarak hazırlıksız değiliz. Türk devleti karşısında zayıf da değiliz. PKK şimdiye kadar nasıl mücadele ettiyse, yeni yılda da daha büyük ve güçlü bir şekilde mücadele edecektir. PKK her yönüyle güçlüdür. Hem halkıyla hem gerillasıyla güçlüdür. Önderliğimizin de, hareketimizin de bütün çabası barış içindir. Diğer yandan ne teslimiyeti ne de köleliği hiçbir zaman kabul etmeyiz. Bu hareket sömürgeciler karşısında boyun bükmez. Kimse bunun için umutlanmasın. PKK ve Kürt gerillası bu anlamda sağlam bir inanç ve iradeye sahiptir. Herkes bunu böyle bilmelidir.”
KÜRT GENÇLERİNE
Sömürgecilerin siyasetine, her türlü devlet terörünün Kürtler üzerinde yürütüldüğüne, her türlü savaş kanunun uygulandığına işaret eden Bahoz Erdal, Kürt gençlerine ise şu şekilde seslendi:
“İnancımız o dur ki Kürt gençleri bunlara karşı sesiz kalmayacaktır. Şimdiye kadar yurtsever ve özgürlükçü bir duruş sahibi oldularsa yeni yılda da Mazlumların ruhuyla büyük bir coşku ve heyecanla, Zilan ruhuyla tarihi sorumluluğunu yerine getirecektir. Türk devletinin milyonu bulan askeri ve polisi var ama bu savaşta başaramayacaktır. Bunun ispatı nedir diye sorarsanız, biz de diyoruz ki 33 yıllık mücadelemiz bunun ispatıdır. PKK mücadelesi bunun kanıtıdır.”
ANF / 29.11.11