29.11.2011 07:38
Mısır'ın doğum günü - Fehim Taştekin
Tahrir’e uzanan caddelerden Kasri Ayni’de uzunca bir kuyruk. Ocaktan beri karmaşanın içinde yüzen Mısırlılar için tam anlamıyla sınav vakti. Hüsnü Mübarek’ten kurtulan halk geleceğini oyluyor. Hepsi seçilecek 498 koltuklu meclisin yönetime el koyan Yüksek Askeri Konsey’in gölgesinde kalacağının farkında. Yine de bu anı demokrasi için milat, hatta yeniden doğuş olarak görenler az değil. Bu yüzden heyecanlılar. Devrimci sol koalisyon El Savra Mustemirra’dan (Devrim Sürüyor) Rabiya Muhammed yanıma gelip bir ilan veriyor. İlan ünlü sanatçı Taysir Fehmi’ye ait. Üzerinde ‘piramit’ simgesi var. Nüfusunun yüzde 30’u ümmi (okuma-yazma bilmeyen) olan Mısırlılar kolay oy kullansın diye her aday bir amblem seçmiş; bisiklet, mango, sandalye, vazo vs. Bir başkası Fehmi’nin yol kenarında otomobilinin içinde oturduğunu söyleyince hemen yanına gidiyorum. Kaldırımda söyleşmek istiyorum ama “Ortam sakin, seçimin bu havasını bozmak istemiyorum” diyerek reddediyor. Israr edince dışarı çıkıyor ve dediği gibi oluyor, gelip geçen etrafını kuşatıyor. Bu kadar hayran varken söyleşmek ne mümkün.
Sonuna kadar değişim
Aslında ABD’de yaşıyor, aynı zamanda Amerikan vatandaşı. Ülkesine dönüp Tahrir’e destek verdiği için Mısırlılar için daha da değerli. Radikal’e hayranlardan fırsat bulup verebildiği mesaj şu: “Ülkem için iyi olanı istiyorum, herkesin kendi rengini bulacağı bir sistem istiyorum. Tahrir bizim için dönüm noktası oldu. Bu değişimin sonuna kadar gitmesi gerekiyor. Bizim için bundan sonraki en önemli sınav anayasa olacak.”
Fehmi’nin köklü değişimden neyi kastettiğini kendini sosyalist ve Nasirist olarak tanımlayan Rabiya Muhammed gayet iyi özetliyor: “Mübarek’in Ulusal Demokratik Partisi’nin kalıntıları yeniden iktidarı ele geçirmeye çalışıyor. Onlarla her köşede yüzleşiyoruz. Onları durdurmaya çalışıyoruz. İçişleri, Mossad, CIA ve daha birçok ülkenin ajanlarıyla dolu. Ömer Süleyman ile birlikte orası çift taraflı çalışan casuslar yumağına döndü. Tahrir’de bize ateş açanlar işte bu hainlerdi. Normal bir Mısırlı halka ateş açamaz.”
Oy kuyruğu çoksesli
Kuyrukta her görüşten insan var; başı açıklar, kapalılar, kısa sakallı İhvancılar, uzun sakallı Selefiler, Hıristiyanlar… Muhammed’e ‘İslamcı bir iktidarla yaşayıp yaşamayacaklarını’ soruyorum, yanıt gayet makul: “Müslüman Kardeşler ya da Selefilere karşı değilim. Onlar da eski rejimin kurbanları. Elbette görüşlerini paylaşmıyorum ama herkesin yer aldığı bir demokrasi istiyorum.” Oyunu veren seçmenin parmağına kalıcı mürekkep sürülüyor. Oy kullanmamanın cezası ise 500 Cüneyh, yani 160 TL.
Tahrir slogan üssü
Seçim günü Tahrir’e çıkmamak olmaz. Tahrir sanki kalıcı nümayiş mekanı. Çadırda kalan müzmin devrimciler dışında geçerken Tahrir’e uğrayıp birkaç slogan atıp yoluna devam edenler, kutsal bir mekana gelir gibi çocuklarını getirenler, metrodan inip bir uğrayayım diyenler, işsizler, burayı ekmek kapısı olarak gören işportacılar, velhasıl herkes günlük vaktinin bir kısmını burada geçiriyor. Öbek öbek hararetli tartışmalar sürüyor. Askerin rolü, geçici hükümetin durumu ve en önemlisi Tahrir’in güvenliği hararetle tartışılıyor. Halid Muhammed’e soruyorum, ‘kime oy verdin’ diye. O da reddiyeci çıkıyor.
Radikal / 29.11.11