Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
30.11.2011 07:06

Müslüman Kardeşler kaynar kazan - Fehim Taştekin

 

Mısır’ın en örgütlü hareketi Müslüman Kardeşler (İhvan) bu günlerde iktidara talim ederken sancılı bir süreçten geçiyor. Orduyu devlet başkanlığı seçimi ve iktidarın sivillere devri konusunda tarih vermeye ve hükümeti değiştirmeye mecbur eden son isyan dalgasını tetikleyen ama sonra Tahrir’den çekilerek devrimci gençleri yalnız bırakan Müslüman Kardeşler asıl devrim sancısını kendi içinde yaşıyor. Genç kanat statükocu ‘politbüro’dan rahatsız. Örgütün 1996’daki gibi parçalanabileceğine dair senaryolar çiziliyor.

Tahrir’de yeri ayrı
 Örgütün siyasi kolu Hürriyet ve Adalet Partisi Genel Sekreteri Muhammed Baltacı, Radikal’in sorularını yanıtladı. Baltacı’ya göre örgüt içinde yoğun bir tartışma var ama bölünme yok. Müslüman Kardeşler liderlerinin hiç hazzetmediği soruları belki en yanlış adama soruyoruz. Baltacı’nın Tahrir’deki yeri ayrı. Tahrir gençliği, Müslüman Kardeşler’i hain ilan ederken ‘Baltacı istisna’ diyor. Çünkü örgüt liderliği isyana katılıp katılmama konusunda derin bunalımlar yaşarken Baltacı kendi inisiyatifiyle başından beri Tahrir’de ön saftaydı. Kapısında çok sayıda gazetecinin beklediği Baltacı, Tahrir badiresi için “Biz 28 Ocak’tan beri Tahrir’deydik. Son olarak 18 Kasım’da bir milyonluk gösteride Tahrir’deydik. Cumartesi orada 100 kişi bıraktık. Ertesi sabah polis baskın yapınca çatışma çıktı. Ben neler olduğunu görmek ve insanları savunmak için her iki gün de Tahrir’e gittim. Sonra İçişleri Bakanlığı’na çatışmaya son vermesi çağrısı yaptım. Ardından Baltacılar işin için girince insanları çektik. Bunu insanlar zarar görmesin ve seçimler ertelenmesin diye yaptık” diyor.

‘Örgütten ayrılma yok’
 Yine de Kardeşler’in genç tabanından ciddi bir tepki geldiğini teslim ediyor: “Evet insanlar duygularını yitirdi, hayal kırıklığına uğradı. Örgütten ayrılma yok ama tartışma var.” Baltacı, askerle anlaşıp meydandan çekildikleri ve gizli iş çevirdikleri suçlamalarını kesinlikle kabul etmiyor. Yüksek Askeri Konsey ve tüm partilerle birlikte geçiş sürecini ve seçimleri müzakere ettiklerini, askerin anayasayı koruma, bütçede denetim dışı kalma ve sivil otoriteden bağımsız kendi kararlarını oluşturma gibi şartlar içeren ‘Anayasa Üstü Prensipler Belgesi’ni reddettiklerini belirtip ekliyor: “Askere asla özerk statü vermeyi kabul etmedik. Askerin statüsü ile ilgili eski anayasadaki hükümler korunacak.” Baltacı ‘ABD ile görüştükleri, Washington ve Tel Aviv’le ilişkiler konusunda garantiler verdikleri’ yönündeki iddiaları da reddediyor: “Şimdiye kadar ABD ile görüşme olmadı. En düşük seviyeden diplomatlarla bile temas kurulmadı.” Doğrusu Kahire’de Selefi partiler bile “ABD’liler bizimle görüşüyor” derken ABD’nin Ortadoğu politikasının mihenktaşı olan Mısır’da müstakbel bir iktidar partisiyle görüşmediği izahatına inanan yok.

‘Türk modelini kopyalamak gerçekçi değil’
 Müslüman Kardeşler’in başını en fazla derde sokan ise Türkiye modeli ile ilgili tartışmalar. “AKP’yi model alıyor musunuz” sorusu onlar için can sıkıcı. Baltacı da bu soruya yüzünü ekşiterek yanıt veriyor: “Türk modeli güzel ama bu ülkeye kopyalamak gerçekçi değil. Elbette saygı duyuyoruz ve başarılı buluyoruz ama tek bir çözüm değil.” Kardeşler’in İslamcı gündeminden korkanlar bu partiye “AKP gibi olun” diye baskı yapıyor. Aslında Kardeşler’den 1996’da kopan Ebu Ala el Madi liderliğindeki ekibin kurduğu El Vasat (Orta Yol) bu grubun AKP’si sayılıyor ama henüz AKP’nin yakaladığı rüzgârı estiremiyor.

Radikal / 30.11.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3