03.12.2011 07:10
Biden asıl neden geldi? - Murat Yetkin
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Türkiye ziyaretinin asıl nedeni PKK ile mücadelede gelinen aşamayı tartışmak değil.
Biden’ın dün gerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gerekse Meclis Başkanı Cemil Çiçek ile ağırlıklı olarak bu konuyu tartıştığı doğru. ABD’nin iki numarasının Türkiye’den önceki durağı olan Irak’ta, hem Bağdat hem de Erbil’de yaptığı temaslarda Arap ve Kürt liderlerden Türkiye’ye PKK’ya karşı verdikleri desteği engelleyici bir şey yapmamalarını istediği ve bu konuda Ankara’ya teminat verdiği de doğru. Bu işin bir kıyısında “İsrail ile ilişkiler düzelse Kongre’den daha da çok destek çıkar” temennisi var, ama neyse ki Türkiye bu işin çözümünün Vaşington’dan değil, Ankara’dan geçtiğinin artık farkında.
Özetle, bu konu önemle görüşülse de ziyaretin asıl nedeni bu değil. Israrla sorup almaya çalıştığımız karşılıklara göre Suriye konusunda, İran konusunda yeni, bilinmeyen talepler de değil.
Biden’ın ziyaretinin asıl amacı, arkasındaki temel itici unsur, bugün İstanbul’da başlayacak Küresel Girişimcilik Zirvesi’ne katılmak.
Şu anda bu zirve ABD için (bir bakıma Türkiye için de) en az diğerleri kadar, ama uzun vadede belki daha stratejik önemi olan bir konu.
Obama gelemeyince
İlki 2010 yılında Vaşington’da yapılan zirvenin bu yıl gerçekleşecek ikincisine Başbakan Tayyip Erdoğan ev sahipliği yapacaktı. Zirveye ABD Başkanı Barack Obama’nın katılması bekleniyordu. Ancak Obama, umulandan erken ateşlenen seçim kampanyası nedeniyle katılamayınca yardımcısı Biden’ı gönderdi.
Erdoğan da geçen hafta geçirdiği sindirim sistemi ameliyatı sonrası uzayan nekaheti nedeniyle katılamıyor; Biden bu nedenle onu evinde ziyaret etmeyi programına aldı. (Böylece Biden, ameliyatı sonrası yatak istirahatinde olan Erdoğan’ı, doktorların özel izniyle, sırada bekleyen pek çok Türk yetkiliden önce görme ayrıcalığına sahip oluyor.) Zirvede Erdoğan’ı da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan temsil ediyor.
Girişimcilik Zirvesi’nin geçmişi Obama’nın iktidarı almasının ardından ilk olarak geldiği Ankara’da Şubat 2009’da yaptığı ve Türkiye’nin niteliklerini örnek gösterdiği konuşmasında yatıyor. Bu konuşmanın ardından İslam İşbirliği Örgütü (İİB) Genel Sekreteri Profesör Ekmeleddin İhsanoğlu, Obama’ya bir mektup yazıyor ve İslam dünyasında Batı’ya karşı büyüyen tepkinin siyasi ve sosyal kökenlerinin yanı sıra gelir dağılımındaki adaletsizliğin, işsizliğin de yattığı gerçeğine dikkat çekiyor. İki ay kadar sonra da Obama’dan Haziran 2009 başında Kahire’de yapacağı konuşmaya davet eden bir mektup alıyor.
Obama, Kahire Üniversi-tesi’nde yaptığı konuşmasında İslam dünyasında siyasi ve sosyal gelişmenin ekonomik gelişmeyle doğrudan bağlantısını kuruyor ve ‘yeni bir başlangıçtan’ söz ediyor.
İşte bu konuşmanın ardından ABD, Türkiye, Mısır, Pakistan, Endonezya’dan başlayarak ülkelerde Ortaklık için Yeni Başlangıç (OYB) ya da İngilizce kısaltmasıyla PNB milli komiteleri kurulmaya başladı; Türkiye’de bu işe TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu öncülük etti. PNB Yürütme Kurulu, Küresel Girişimcilik Zirveleri’nde alınan ilke kararlarını Müslüman ülkelerde bir tür uygulayıcısı işlevini üstlenecekti.
Nitekim ilk PNB yürütme kurulu da GES gibi Vaşington’da toplandı. Dün de 9 ülkeden (Filistin, Fas, Ürdün ve Cezayir’in de eklenmesiyle) İstanbul’da 140 kadar delegenin katılımıyla toplandı. Şimdiye dek bu ülkelerde başlatılan 70 kadar girişimcilik projesi ele alındı. Bugün de üç günlük GES toplantısı yapılıyor.
Dünkü toplantıda Hisarcıklıoğlu, zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getiren gelir dağılımı adaletsizliğinin Arap Baharı ve Wall Street protestoları ortamında istikrara karşı en ciddi tehdit olduğunu vurguladı. Apsen Enstitüsü’nden Toni Verstandig ise bütün konuyu gayet iyi özetleyen bir ifadeyle, Müslüman coğrafyada özel sektörün canlandırılmasıyla çoğulcu toplumlar ve demokrasinin canlanmasının el ele gideceğini söyledi.
Belki de o nedenle Biden, Türkiye’nin en önemli iki özelliği olarak çoğunluğu Müslüman bir ülkedeki laik yönetimi ve açık ekonomiyi sayıyor; belki o nedenle bu bölgede lider örneği arayanlara dün Anıtkabir defterine yazdığı üzere Atatürk’ü gösteriyor.
Radikal / 03.12.11