Ana Sayfa / Basın / 
22.05.2012
08.12.2011 12:53

KCK’den ‘anadilde savunma’ için çağrı - ANF

 

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı yazılı açıklamada ‘‘Bütün Kürt siyasetinin ve Kürdistan halkının soykırımcı, faşizan uygulamalara karşı her yerde anadiliyle konuşarak ve mahkemelerde anadiliyle savunma yapmalı. Ne pahasına olursa olsun, bu ilkeli ve yurtsever tutumda ısrar etmek başarıyı getirecektir. Tutukluların anadilde savunma hakkı mücadelesine tüm halkımız katılarak siyasi temsilcilerini yalnız bırakmamalıdır’’ dedi.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, AKP-Cemaat rejiminin Kürt siyasetine karşı geliştirdiği siyasal soykırım ve polis terörünün tüm kesimleri kapsayacak düzeyde yaygınlaştığına dikkat çekti.

KCK açıklamasında, Kürt meselesinin çözümünde barışçıl çözümün köprülerini söküp atan Türk devletinin bu tutumuna karşı Avrupa Parlamentosu’ndaki Kürt Konferansının açıkça tavır almasını istedi.

KCK ayrıca, Diyarbakır’da öldürülen Murat Elibol’un ailesine ve Kürdistan gençliğine başsağlığı dileyerek, ‘’Bu saldırının sahiplerinden mutlaka hesap sormak, Kürdistan gençliğinin asli görevi olacaktır’’ dedi.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı yazılı açıklama şöyle:

‘’Hemen her gün tutuklamalarla geliştirilen bu süreç, Kürt halkına karşı askeri cunta ve sıkıyönetim dönemlerini aratan bir faşist uygulama ve zulüm siyasetine dönüştürülmüştür. Bütün bunlara rağmen halkımızın direnişi ile Kürt siyasi temsilcilerinin zindanda ve dışarıda onurlu, birlikçi, taviz vermeyen tutumu gittikçe daha da pekişmekte ve sömürgeciliği korkutmaktadır. Tutuklamaları kitleselleştiren AKP-Cemaat zihniyetinin bu direngen duvara çarparak tıkanmayla yüz yüze kaldığı ve bu tıkanmanın gittikçe daha da derinleşeceği açık ortadadır.

Bütün Kürt siyasetinin ve Kürdistan halkının bu soykırımcı-ırkçı-ayrımcı-faşizan uygulamalara karşı her yerde anadiliyle konuşarak ve mahkemelerde anadiliyle savunma yaparak anlamlı-onurlu bir direnişçi duruşu sergilemesi çok değerli olup, bütün yurtsever-onurlu siyasetçi ve Kürdistanlıların katılım göstermesi gereken bir tutumdur. Ne pahasına olursa olsun, bu ilkeli ve yurtsever tutumda ısrar etmek, taviz vermeden direnmek, kesinlikle başarıyı getirecektir. Mahkemelerde tutukluların anadilde savunma hakkı mücadelesine tüm halkımız devlet organlarıyla Kürtçe konuşarak katılım göstermeli, bu yurtseverlik tutumunu her yerde geliştirerek siyasi temsilcilerini bu onurlu duruşlarında yalnız bırakmamalıdır. Bu tutum giderek toplumsallaşan bir tutuma dönüşerek, halkımızın meşru-haklı-insani anadilde eğitim ve savunma hakkının kutsal bir hak olduğu görülerek herkes katılmalıdır.

‘ELİBOL’UN KATİLLERİNDEN HESAP SORMAK KÜRT GENÇLİĞİNİN GÖREVİDİR’

3 Aralık günü BDP’nin Amed’de gerçekleştirdiği ‘İrademe Dokunma Mitingi’ ardından halka saldırı gerçekleştiren AKP’nin polis güçleri, bir değerli Kürt gencini daha katletmiştir. Yurtsever, onurlu ve kimlikli duruşu ile öne çıkan Murat Elibol adlı Kürdistanlı gencimiz, bilinçli bir biçimde hedeflenerek katledilmiştir. Tetiği çeken kim olursa olsun bunun sorumlusunun Türk devleti olduğu açıktır. Değerli gencimiz Murat Elibol’un ailesine, tüm Kürt halkına ve yurtsever Kürdistan gençliğine başsağlığı diliyoruz. Bu saldırının sahiplerinden mutlaka hesap sormak, Kürdistan gençliğinin asli görevi olacaktır. Özgürlük ve demokrasi şehitleri olan Aydın Erdem ve Şerzan Kurt ardından bilinçli seçilerek hedeflenen ve bir özgürlük devrimi şehidi olan Murat Elibol’un anısı, özgürlük mücadelesinin yükseltilmesiyle yaşatılacaktır. Tüm Kürdistan gençliği ve örgütlü militan yapısı Murat Elibolların takipçisi olmalı ve ona arkadan kahpece silah sıkan kişi ve zihniyetten hesap sorulmasını temel bir görev olarak telakki etmelidir.

‘BEYAZ KATLİAM POLİTİKALARI’

Mücadeleci Kürt gençliğinden ve Kürt çocuklarından korkmakta olan AKP rejimi, gün geçtikçe yeni saldırılar gündeme koymakta ve insanlık dışı-akla ziyan tedbirleri gündeme getirmektedir. Bu hislerle bir emniyet müdürünün çağrısı üzerine molotof kokteyli atan Kürt gençlerine 24 yıl gibi ağır hapis cezalar istenmekte; yine Amed valisinin de gündeme getirdiği ‘Sevgi Evleri‘ projesiyle de kafatasçı bir uygulama ile beyaz katliam politikalarının meşrulaştırılması hedeflenmektedir. Sözü edilen Sevgi Evleri’yle Kürt çocuklarının kimlik, kişilik, kültür, tarih ve toplumsal belleği öldürülmek istenilmektedir. Buna karşı tüm yurtseverlerin duyarlı yaklaşması, bu haince politikaya yol vermemesi gerekmektedir.

‘GENÇLER GERİLLA VE SERHİLDAN HAREKETİNE KATILSIN’

Açıkça görülüyor ki, AKP’nin sömürgeci-faşist uygulamaları Kürt Halk Önderliğini, özgür Kürt siyasetini ve Kürt gençliğini hedefleyerek sonuç almak istemektedir. Özellikle Kürt gençliğine ve çocuklarına dönük geliştirdiği politikalar tamamen faşizan, ırkçı ve tahakkümcü politikalar olup, buna karşı Kürt gençliğinin mücadele etmesi, başkaldırması ve özgürlük mücadelesini yükseltmesi vazgeçilmez-acil bir görev haline gelmiş bulunmaktadır. Tüm Kürt gençliğinin AKP’nin bu faşist-katliamcı, gençliğin ve halkımızın geleceğini karartmak isteyen zihniyetine karşı daha etkili bir mücadeleyi geliştirmesi, gerilla ve Serhildan hareketine daha güçlü katılarak bu faşist saldırılara gereken cevabı vermesi gerekmektedir.

AP KONFERANSI KATILIMCILARINA ÇAĞRI

Dün başlayan, bugün de devam edecek olan, Avrupa Parlamentosu (AP) bünyesinde gerçekleşen “8. Kürt Konferansı”, Kürt sorununun demokratik-barışçıl çözümüne dönük süregelen konferanslar dizisi bakımından önemli bir çalışma durumundadır. Ancak, konferansın yıldan yıla taraflara salt bazı çağrılarla yetinerek kendini tekrarlaması, sürecin barışçıl yönde gelişmesi açısından ciddi bir katkı açığa çıkaramamaktadır. AB ülkelerinin bir yandan bu tür zeminler sunarak Kürt toplumunu avutmaya çalışması, öbür yandan Türk devletinin şiddet politikasını desteklemesi, sorunun barışçıl çözümü önünde en ciddi engellerden birisi durumundadır. Değerli konferans katılımcılarının Avrupa devletlerinin bu ikiyüzlü ve çıkarcı siyaseti karşısında tavır alması ve Kürt sorununun barışçıl çözümünde daha aktif bir rol üstlenmesi büyük önem taşıyacaktır.

‘ÖCALAN VE BEŞ ESİR ÜZERİNDE PSİKOLOJİK İŞKENCE UYGULANIYOR’

Türk devletinin Kürdistan’da geliştirdiği topyekun savaş ve siyasal soykırım politikalarıyla binlerce Kürt siyasetçisinin rehin alınması, polisin devlet terörü ile faşist yöntemleri kullanarak gençlerimizi katletmesi ve gerillaya karşı uluslararası yasalar tarafından yasaklanmış olan kimyasal silahları kullanması, nasıl pervasız bir biçimde şiddet yöntemi ile sonuç almak istediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bununla birlikte AKP-Cemaat rejimi, dünyanın gözü önünde hem bizzat TC yasalarını hem de uluslararası yasaları çiğneyerek, Kürt Halk Önderi ile aynı zindanda bulunan beş Kürdistanlı esir üzerinde ağır bir tecridi ve psikolojik işkenceyi uygulamaktadır.

‘AVUKATLARIN TUTUKLANMASI BARIŞÇIL GİRİŞİMİN YOLLARINI KAPATTI’

TC yasalarına göre haftada bir avukatlarıyla ve on beş günde bir ailesiyle görüşme hakları olmasına rağmen, Başbakan’ın talimatıyla üç buçuk aydır kimsenin görüştürülmemesi açıkça ulusal ve evrensel hukukun ayaklar altına alınması olurken, aynı zamanda Önderliğimizin tüm avukatlarının da tutuklanması, olası barışçıl bir girişimin bütün yollarını kapatmış bulunmaktadır. Bu nedenle bu suçu işleyen ve barışçıl çözümün köprülerini söküp atan Türk devletinin bu hukuksuz tutumuna karşı, AP’deki Kürt Konferansının açıkça tavır alması ve uluslararası güçleri bu haksız, hukuksuz, insanlık dışı uygulamalara karşı durmaya çağırması gerektiğini düşünmekteyiz. Tek taraflı olarak diyalog sürecine son veren, bununla kalmayıp bütün barışçıl zeminleri ortadan kaldıran Türk devletinin, Kürt halkına ve onun özgürlük güçlerine karşı yasaklanmış kimyasal silahları kullanması bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçunun kınanması, barıştan ve insan haklarından yana olan her demokratın görevi durumuna gelmiştir.

Avrupa ve uluslararası düzeydeki tüm duyarlı kesimleri; Türkiyeli ve Kürdistanlı barıştan, demokrasiden yana olan tüm çevreleri, Türk devletinin bu insanlık suçu kapsamındaki uygulamalarına, ırkçı-faşizan-katliamcı şiddet politikasına karşı sessiz kalmamaya ve tavır almaya çağırıyoruz.''

ANF / 08.12.11


YAZICIYA GONDER


Mayıs
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3