21.11.2008
02.02.2007 16:59

Dünyaya 30-40 Kyoto daha gerekli!

 

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Diren, “Dünyayı asıl kirleten ülkeler sorumluluktan kaçıyor, bedelini tüm insanlık ödüyor, idrak için 30-40 Kyoto daha gerekli” dedi.

İSTANBUL - Dünya, iklim değişikliklerini tartışıp çözüm ararken, Türkiye hangi noktada? Yeni iklim şartlarına uyum sağlamak için neler yapılıyor? Türkiye’de kuraklığın artamasının nedeni sadece iklim değişiklikleri mi, yoksa başka nedenleri var mı? Tüm bu soruların yanıtını TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Diren verdi.

SORUNUN KAYNAĞI 3’ÜNCÜ DÜNYA ÜLKELERİ DEĞİL

“Soruna üçüncü ve biz dünya ülkeleri neden olmadık. Ancak çözme sorumluluğunu hep birlikte yüklenmemizi istiyorlar. Aslında burada bile ince bir hesap var. ABD küresel ısınmaya neden olan karbondioksit emisyonunun yüzde 25’inden sorumlu iken Kyoto’yu kabul etmiyor. ABD ekonomik kaygılar nedeniyle bir iyi niyet gösterisinde bulunmaktan dahi kaçınıyor. Sorunun çözülebilmesi için 30-40 daha Kyoto gerekli. Kyoto son derece iyi niyetle hazırlanmış bir protokoldür ancak gelişmiş ülkeler arasında bir güç savaşı arenasına dönüşmüştür.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın ifade ettiği gibi, ‘Artık iklim değişikliğini tartışmak anlamsız, asıl sorun insanlığın bu değişime ne kadar hızlı aya uydurabileceği noktasındadır.’ Bu aşamadan sonra alınabilecek tüm önlemler sadece süreci bir miktar daha geciktirmeye yönelik olacaktır.Türkiye’nin yapması gereken de, yeni iklim şartlarına uyum sağlacak yöntem ve uygulamaların geliştirilmesi noktasında olmalıdır.”

TÜRKİYE’DE DURUM
* “Henüz Ocak 2007 toplam yağış değerleri elimize ulaşmadığı için Ağustos- Aralık 2006 dönemi için bir değerlendirme yapacak olursak... Marmara bu dönemde uzun yıllar ortalamasına göre, toplamda yaklaşık % 20 daha az yağış alırken İç Anadolu Bölgesi yaklaşık % 7’ daha fazla yağış aldı. Düşünülenin tam dersi değil mi? Ancak İç Anadolu Bölgesi için Aralık 2006 ile 15 Ocak 2007 arasında yaklaşık 45 günlük periyoda ciddi bir yağış eksikliği çekmiştir. Türkiye geneline bakıldığında ise bu dönem için toplamda normalin biraz altında yağış (yaklaşık % 10 - 15 kadar daha az) alındı.

* “Ocak 2007 verileri geldiğinde daha sağlıklı bir değerlendirme yapılması mümkün ancak mevcut verilere bakılırsa aslında ciddi bir kuraklık tehlikesi çekildiği söylenemez. Bu durumda peki barajlar neden boş sorusu akla geliyor. Bunun en önemli nedeni planlama ve buna bağlı olarak işletme hatalarıdır. Yani ülkemizde henüz nehir havzaları yönetimi anlayışı yerleşmediğinden sağlıklı planlamalar da yapılamıyor. Sıkıntısıyı da halk çekiyor. Sadece bu yılki ılık ve kurak geçen kışa bakarak sürecin hızlandığını söylemek için henüz çok erken. Ancak bu ifadem iklim değişikliği gibi ciddi bir tehlikenin var olmadığı anlamına da gelmiyor. ”

* “Barajların boş olması, kuraklıktan çok planlama ve işletme hatalarından kaynaklanıyor.

* “Aslında yağış yönünden bu yılki durum çok da nadir karşılaşılan bir durum değil. Geçmişte de örnekleri sık sık yaşanmıştır. Ancak artan nüfusa bağlı olarak hergün su ihtiyacının artması, temiz su kaynaklarının hızla kirleniyor olması, nehir havzaları yönetimi anlayışının henüz yerleşmemiş olması, yanlış planlamalar; iklim değişikliği gibi son yılların en güncel konularından birisiyle bir araya geldiğinde bu yılki kuraklığı çok daha ön plana çıkardı.”

(NTVMSNBC, 2 Şubat 07)


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30