19.09.2007 18:31
Küresel ısınma BM gündeminde!
(19.09.07) - Küresel ısınmanın dünya ölçeğinde ortaya çıkan etkileri, bilim insanlarının uyarıları ve yayımladıkları raporlar sonunda Birleşmiş Milletler de konuyu masaya yatırmaya karar verdi. 24 Eylül’deki oturumlarında bu konuyu gündeme alacak olan Birleşmiş Milletler, küresel ısınmaya karşı neler yapılabileceğini tartışacak. Tayyip Erdoğan da dahil olmak üzere 80 devlet ve hükümet başkanının katılacağı toplantıdan ilkim değişikliği ile mücadele kararının çıkması bekleniyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun yeni başkanı Makedonyalı diplomat Srgjan Kerim BM’nin iklim değişikliğine verdiği önemi belirterek “Vakit kaybetmeden ele almamız gereken öncelikli konuları, iklim değişiklikleri, 1000 yıllık kalkınma hedefleri, Birleşmiş Milletler idari reformu ve terörle mücadele olarak belirledik” dedi.
Bilim insanları ise konunun çok geç gündeme alındığı görüşünde birleşmiş durumdalar. Küresel ısınmanın etkilerinin beklendiğinden erken ve güçlü bir biçimde hissedildiğini belirten bilim insanlarına göre artık küresel ısınmanın önüne geçmek neredeyse imkansız, bu şartlarla nasıl yaşanılacağının öğrenilmesi gerekiyor.
Bilim insanlarınca hazırlanmış olan yeni rapora göre önümüzdeki birkaç yıl içerisinde sıcaklıklar daha da artacak, ani hava değişimlerine rastlanacak, su sıkıntısı yaşanacak ve bununla beraber tarımda verim düşecek. Eğer sıcaklık artışı 1.5 ila 2.5 dereceyi geçerse bitkilerle canlı türlerinin yüzde 30’u yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalacak. Ve yine raporda belirtildiğine göre bu değişimlerin en çok etkileyeceği yaş grubu yaşlılarken, en çok etkilenecek gelir grubu ise yoksullar olacak.
Birleşmiş Milletler, küresel ısınmanın etkilerini bugün bu ölçüde yaşamımıza sokan, canlı türlerini tehdit eden bu sürecin hızlanmasına göz göre göre yol açan devletlerin birliği olarak iklim değişikliği ile mücadele etme kararı alacaklarmış! Küresel ısınmanın en ciddi tetikleyeni olan sanayileşmenin yarattığı sorunların önüne mi geçecekler! Yıllarca bu alanda alabilecekleri önlemleri maliyetleri yüksek olduğu için almamış kapitalist devletler mi yapacak bunu? Ya da nükleer santral, nükleer enerji gibi uluslararası üstünlüklerinin belirleyicisi olan ama doğal yaşamın ve dünyanın katili yönelimlerini bir kalemde çizebilecekler mi? Elbette hayır! Belki Birleşmiş Milletler oturumundan Türkiye’deki “sifon çekmeyin, su damlatmayın” benzeri önlemlerden daha güçlüsü çıkacaktır. Ancak dünyamızı yok edenlerin onu kurtarmaya da niyetleri yok! Çünkü onların tek derdi kârları…
Küresel ısınma sorunu orta vadede insanlığın ve dünyanın varlık-yokluk sorunudur. Ve bugün bu tehdidi karşımıza çıkartan ise kapitalistler ve onların kâr hırsıdır. Bu durumda küresel ısınmanın bundan sonra daha vahim sonuçlar yaratmasının önüne geçebilmenin tek yolu soruna kaynaklık eden üretim biçimlerinin önünü kesmek, üretimi insanlığın ihtiyaçlarının gözetildiği bir biçimde yeniden düzenlemektir. Birleşmiş Milletler’in böyle bir uğraşı olmayacağı ise açıktır!