09.01.2009
17.11.2007 10:39

Nükleer ölümde ısrar!

 

(17.11.07) – Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu; “devletin de hükümetin de kararlı olduğunu ve nükleer tesislerin kurulacağını” belirterek, enerji talebinin karşılanması, ucuz enerji ve enerjide çeşitlilik gibi zırvaları tekrarladı... Bilim insanları, Türkiyeli uzmanlar ısrarla bu argümanları çürütmelerine rağmen, hemen hepsine kulağını tıkamış olan sermaye sözcüleri, kendi sınıf çıkarları adına milyonlarca insanın yaşamını tehlikeye atmakta ısrarcı olduklarının altını çiziyorlar.

Nükleer Yasası geçtiğinden bu yana tekrar tekrar açıklamalar yapıldı. Ve hemen her açıklamada belirtildiği üzere nükleer santralleri gerekçelendiren her cümle koca bir yalan! Nükleer santraller daha ucuz değil. Ya da Türkiye’de sadece bir onarım çalışması ile (ki maaliyeti nükleer santrallerinki ile kıyaslanamayacak kadar düşük) enerji talebi karşılanabilecek... Ancak sermaye sözcülerinin hesapları başka!
En tehlikelisi nükleer santrallerin taşıdığı ciddi risklerin toplumdan gizleniyor olması. Deprem kuşağında olan, hemen her yıl irili ufaklı depremlerle sallanan, belirli periyodlarla ise daha şiddetlilerini yaşayan Türkiye için nükleer enerji üretimine geçmek en özlü ifadesi ile intihar. O çok şak şaklanan Avrupa’da devletler nükleer santrallerini birer birer kapatarak, farklı alternatif enerji üretim yolları arayışına giriyorlar.

Ancak burası Türkiye! Burada geleneği Çernobil faciasından sonra televizyona çıkarak “çay içip”; “bu çayda radyasyon yok” diyen zihniyetler yarattı. Doğal olarak nükleer santral tehdidini savuşturmak için bu zihniyetin de kökünü kurutmak gerekiyor!


YAZICIYA GONDER


January
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1