10.01.2009
26.03.2008 12:22

Bilim insaları uyardı: Susuzluk kapıda!

 

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) tarafından düzenlenen Uluslararası Su Politik Sempozyumu MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşti.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan TMMOB İzmir İKK Sözcüsü Ferdan Çiftçi, Türkiye’nin son 15-20 yılın en kurak dönemini yaşadığına ve buğdaydaki arz açığının büyüklüğüne dikkat çekerek suyun her zamankinden daha büyük önem taşıdığını söyledi. EGEÇEP Dönem Sözcüsü Erhan İçöz ise su kaynaklarının halkın elinden alınarak ticarileştirildiğini ve bu duruma karşı direncin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı. Sempozyumun “Suyun Ticarileştirilmesi ve Dünya Su Mücadelelerinden Örnekler” başlıklı ilk oturumuna konuşmacı olarak katılan Kanadalılar Konseyi Üyesi Anil Naidoo, en temel yaşam hakkı olan suyun paketlenerek satıldığını ve Türkiye’nin de suyun ticarileşmesi tartışmalarının ortasındaki bölgede bulunan bir ülke olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 2009 yılında düzenleyeceği 5. Dünya Su Forumu için birçok ülkeyi konuk edeceğini belirten Naidoo, forumun esas amacının suyun ticarileştirilmesinin önünü açmak olduğunu dile getirdi. Naidoo’nun ardından söz alan Uruguay Yaşam için Su Savunucuları Hareketi’nden (FFOSE) Carlos Sosa da ülkelerinde 2004 yılına kadar suyun ticarileştirilmesinin amaçlandığını ve yoksul bölgelerdeki suya dair problemlerin görmezden gelindiğini, fakat ülkedeki suyun dönüşümünü sağlayan şirketin 2004 yılından sonra kamulaştırıldığını belirtti.

Sosa’nın ardından söz alan ve dünyada 1,7 milyar insanın temiz içme suyuna ulaşamadığına dikkat çeken ABD’deki Herkes İçin Su Projesi Koordinatörü Majbritt Fiil Flynn ise ABD’de 120 yıldan bu yana suyun ticari bir meta olduğunu ve özel bir şirket tarafından dağıtımının sağlandığını söyleyerek, “Dünyada her yıl 5 milyon çocuk temiz suya ulaşamadığı için ölüyor. Dünya Bankası’nın da gerçekleşmesi doğrultusunda büyük çaba gösterdiği suyun ticarileştirilmesi özellikle yoksul ülkelerde büyük felaketlere yol açabilir” diye konuştu.

Sempozmun öğleden sonra yapılan panel bölümüne Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Üzüm-Sen Başkanı Adnan Çobanoğlu ve İZSU Genel Müdür Yardımcısı Adnan Adıgüzel konuşmacı olarak katıldı.

İlk olarak söz alan Özkaya, Türkiye'de suyun özelleştirilmesi için çeşitli girişimler olduğunu hatırlatarak, "Dünya Bankası'nın direktifleri doğrultusunda bir çok ülkede su özelleştirilmeye başlandı. Ancak bunu 'özelleştirme' olarak lanse etmekten ziyade insanların kafalarını bulandırmak için 'katılımcılık' şeklinde yansıtmaya çalışıyorlar" dedi.

Adıgüzel ise, İzmir'in yaşadığı su sıkıntısının altını çizerek, "İZSU olarak İzmir'in su ihtiyacını karşılayacak çeşitli projeler üretiyoruz ama bilinen bir şey var o da, İzmir'in su fakiri bir şehir olduğudur. Buna rağmen Çamlı Barajı'nı yapmak için yaptığımız başvurularda ÇED raporu verilmedi" diye konuştu.

Prof. Dr. Karababa da, önümüzdeki 50 yıl içinde tüm dünyada su ihtiyacının daha da artacağına işaret ederek, "Su diğer ihtiyaçlarımız gibi alternatifi olan bir şey değildir. Yani, su insanın olmazsa olmaz ihtiyacıdır. Buna rağmen suyun tekelleştirilmek istenmesi yada kullanım alanlarındaki 'fayda' mantığı değiştirilmelidir. Aksi takdirde önümüdeki yıllarda su kaynaklı hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalacağız" şeklinde konuştu.

Çobanoğlu yaptığı sunumda, tarımsal anlamda suya olan ihtiyacın altını çizerek, bilinçsiz kullanım nedeniyle tarım suyunun her geçen gün azaldığına dikkat çekti.

ANF / 26.03.08


YAZICIYA GONDER


January
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1