29.08.2008 12:12
33 bin hektar başarıyla yandı!
(29.08.08) – Bulundukları mevkilerin “hakkını veren” ve yıllar boyu hatırlanacak mizah malzemesi yaratan AKP kadrolarının tipik bir örneği olan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, yine orman yangınları üzerine naif değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan su sorununu Allah’a havale etmesiyle tanınan Eroğlu, orman yangınları sayesinde kenelerin yandığı şeklindeki talihsiz açıklamalarıyla hatırlanıyordu.
Bakan’ın meslek sırrı!
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu geçtiğimiz yıl kendini ciddi anlamda hissettiren kuraklık sorunu ile birlikte bakanlığının ilk sınavını vermişti. Tüm barajların su oranın en alt düzeylerde olduğu ve bilim insanlarının tehlikeye dikkat çektiği dönemde Bakan Eroğlu “Siz yüzdelere bakmayın” açıklamalarıyla gündeme gelmişti. Eroğlu bilim insanlarının uyarılarına şu sözlerle yanıt vermişti: “Ankara’da şu anda su seviyesi binde 5 görünüyor ama Ankara’da sular akıyor. Bizim kendimize has tedbirlerimiz var. Bu meslek sırrı. Ankara’da su akmaya devam edecek, yüzde sıfır olsa dahi”
Bakan bahsettiği meslek sırrını ise birkaç sonra İstanbul’da katıldığı bir açılış töreninde şu sözlerle ifade edecekti: “İşimiz tabii ki Allah’a kaldı, Rabbimizin yardımını her zaman hissettik, çünkü biz onun yolunda devam ediyoruz.” Dinsel gericiliği palazlandırarak toplumu uyutmaya çalışan bürokratların tipik bir örneği olan Veysel Eroğlu, böylece adını Melih Gökçek’in yanına gümüş harflerle yazdırmış oldu. Bu açıklamalardan önce ve sonra, gerek İstanbul, gerekse Ankara’da yaşanan su sıkıntılarına değinmeye gerek bile yok…
Yanan ormanlarda kene kalmamış!
Geçtiğimiz ay yaşanan orman yangınları ise devletin acizliğini bir kez daha gözler önüne sermekle kalmadı, Çevre bakanının pişkinliğini de ayyuka çıkardı. Özellikle Antalya’da başlayan yangına uzun süre müdahale etmeyen/edemeyen devlet, yangından sonra evleri yanan köylüleri suçlamış ve ormancıların başarılarını övmüştü.
4 bin 550 hektarda bulunan 15 milyon kızılçamın yandığı, 60 ev, 88 ahır, bir okul, bir cami ve bir köy konağının zarar gördüğü, 32 küçük ve büyükbaş hayvanla 18 arı kovanının telef olduğu yangında 2 kişide hayatını kaybetmişti. Bu bilanço karşısında açıklama yapan devlet yetkilileri ise “Bu yangında orman teşkilatımız, Türk ormancısı bir destan yazdı” ifadesini kullanarak teşkilatın başarılarından bahsetmişti. Bakanlık yangınlara dair yaptığı açıklamada ise “Yangının bir tek iyi tarafı, bu ormanlarda kene kalmadı” demişti.
Yanan ormanlar gasp edilmeyecekmiş!
Bakan Eroğlu’nun “Yanan orman alanlarının bir santimetrekaresinin dahi işgal edilmesi mümkün değildir, bu konuda söz veriyorum” şeklindeki açıklamasının ise geçtiğimiz örnekler göz önüne alındığında gerçek dışı olduğu ortaya çıktı. Sadece MNG holding’e tahsis edilen yanmış orman arazileri bile bu yangınların rant amaçlı çıkarıldığını ve ağaçlardan “temizlenen” arazilerin tatil köyleri ve otel yapılması için şirketlere peşkeş çekildiğini gösteriyor.
Yangın konusunda başarılıymışız!
Bakan Eroğlu son olarak orman yangınları üzerine toplu bir değerlendirmede bulundu. Eroğlu yangınları çıkaranların PKK’liler olmadığı “müjdesini” vererek konuşmasına başladı.
Değerlendirmede göze çarpan ise Türkiye’nin orman yangınları konusunda nekadar başarılı olduğu vurgusuydu. Sadece 33 bin 500 hektar yani 40 bin futbol sahası büyüklüğünde ormanın yok olmuş olmasından övgüyle sözeden bakan, diğer Akdeniz ülkelerinde yanan ormanların Türkiye’den 10 kat fazla olduğunu vurguladı.
Yangınlara müdahale konusunda da Türkiye’nin oldukça başarılı olduğunu belirten Bakan suçu bir kez daha yöre halkına ve köylülere atmaya çalıştı. Bakan yanan alanların turizme tahsis edilmeyeceği yönündeki inandırıcılıktan uzak sözlerini de yinelemekten geri durmadı.