24.02.2008 12:25
Kosova’nın “bağımsızlık” ilanına tepkiler artıyor!
Savaş aygıtı NATO ordularının işgali altında bulunan Kosova’daki kukla yönetimin “bağımsızlık” ilanı, Balkanlar’daki gerginliği arttırdı. Karara gösterilen tepkilerden tedirgin olduğu gözlenen “bağımsızlık” ilan eden işbirlikçilerin başı Kosova “başbakanı” Haşim Taçi, yaptığı açıklamada “NATO barış gücüne güvendiğini, Kosova’nın bağımsızlığının ABD ve Avrupalı ülkeler tarafından tanınmasının, Kosova’nın güvenliğini temin edeceğini” söyledi.
Haşim Taçi’nin sözleri, “bağımsızlık” kararının alınmasında, kendi kaderini tayin hakkını kullanan bir halkın iradesinin değil, ABD-AB emperyalistlerinin bölge politikalarının belirleyici olduğunu gösteriyor. Zaten 16 bin NATO askeriyle “korunan” bir yerde bağımsızlıktan söz etmek, en hafif değimle gerçeğin tersyüz edilmesidir.
Açık ki, “bağımsızlık” kararı, Sırbistan’ın içine ABD-AB emperyalistlerinin uydusunu yerleştirmekten başka bir anlam taşımıyor. Bu adım, gerici güçlerin bölgeyi denetim altına alma girişimlerinin yeni felaketlere yol açabileceğine işaret ediyor. Nitekim Sırbistan yönetiminin yanısıra, bu yönetimle yakın işbirliği içinde bulunan Rusya’nın “bağımsızlık” kararın sert tepki göstermesi, batılı emperyalistlerin pervasızlığından duyulan rahatsızlığın pekiştiğini gösterdi.
Sırbistan’ın başkenti Belgrat’ta yapılan gösterinin kitleselliği, bu ülke halkının da, batılı emperyalistlerin oyunundan duyduğu rahatsızlığı yansıttı. Bazı kaynaklara göre 200, bazılarına göre 300 bin kişinin katıldığı gösteride ABD ile İngiliz emperyalistlerinin hedef alındığı gözlendi.
“Kosova Sırbistan’dır!” sloganıyla düzenlenen dev gösteriye katılan yüzbinler, “bağımsızlık” kararının tanınmayacağını ilan etti. Eylemin sonuna doğru kitleden ayrılan bin civarında göstericinin ABD büyükelçiliğine saldırarak binayı ateşe verdiği bildirildi. Polisin olaya müdahale etmesinin ardından, kararı tanıyan Türkiye, Slovenya, Almanya, Britanya elçiliklerine de saldıran göstericiler, elçilik binalarının önündeki polis noktalarını ateşe verdi. McDonalds’ın yanısıra bölgede bulunan bankalara da saldıran göstericilerin, bazı binaların camlarını kırdığı belirtildi.
Bu arada gösteriye katılan Sırbistan Başbakanı Voyislav Koştunitsa, Sırbistan’ın, Kosova’nın bağımsızlığını asla tanımayacağını ilan etti.
Kitleye hitap eden Koştunitsa, “Kosova, Sırbistan’ın soy ismidir. Kosova Sırbistan’ındır, Sırp halkınındır. Hep böyleydi ve her zaman böyle kalacaktır” dedi. Koştunitsa, Sırp hükümeti ve parlamentosunun, Kosova’nın tek taraflı bağımsızlık ilanını geçersiz kıldığını hatırlatarak, “Sırp devleti, bu tür yasadışı devlet kurma eylemlerini, bu devletin Sırp toprakları üzerinde kurulmasına yönelik tüm eylemleri geçersiz kılacaktır” diye konuştu.
Belgrat’taki kitlesel gösterinin yanısıra Kosova ve Karabağ’daki Sırplar’ın da kitle gösterileriyle “bağımsızlık” kararını protesto ettiği bildirildi.
“Bağımsızlık” kararıyla ilgili açıklama yapan Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremic ise, Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan ülkelerdeki büyükelçilerini geri çekeceklerini yineledi. Kosovalı Arnavutlarla her konuda istedikleri ortamda ve çerçevede görüşmeye hazır olduklarını da belirten Jeremic, “Kosovalı Arnavutlar’a vergi indirimi, uluslararası sportif müsabakalara kendi ekipleriyle katılmaları gibi haklar tanımaya hazır olduklarını” bildirdi.
Kosova’nın bağımsızlık ilanını, “Sırbistan’ın toprak bütünlüğünü ihlal eden yasadışı bir hareket” olarak niteleyen Bosna Sırp Cumhuriyeti yönetimi ise, BM üyelerinin çoğunluğu ile AB’nin Kosova’yı tanıması durumunda, Bosna’dan ayrılmak için referandum düzenleme yoluna gidebileceğini açıkladı.
NATO Gücü’ne (KFOR) bağlı işgalci askerlerin Kosova-Sırbistan sınır kapılarını kapatmasına sert tepki gösteren Rusya da, AB’li emperyalistleri uyardı.
Gelişmelerle ilgili açıklama yapan Rusya’nın NATO özel temsilcisi Dimitriy Ragozin şunları söyledi: “Eğer AB ortak bir pozisyon geliştirirse ve NATO buradaki görevinin ötesine geçerse bu kurumlar o zaman BM ile çatışmış olacaklar. Biz de, bize saygı gösterilmesi gerektiği varsayımından yola çıkacağız. Askeri güç kullanmak zorunda kalacağız.”
Buna karşın Rusya ile NATO arasında Kosova yüzünden bir savaş olmayacağı garantisi veren Ragozin, Batı’yı Balkanlar’da çok zalim ve duygusal etnik çatışmalara itecek bir adım atmakla suçladı.
“Bağımsızlık” ilanına destek veren AB üyelerinin Kosova’ya “sivil” yöneticilerle birlikte 2 bin civarında polis göndereme kararını eleştiren Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da, bunun yasadışı olduğunu söyledi. Brüksel’de açıklama yapan Lavrov, polis gücü göndermenin “uluslararası hukuku ihlal eden tek taraflı bir karar” olduğunu kaydetti.
Yakın geçmişte bu bölgede görülen boğazlaşmalar, yazık ki, Rus yetkilinin işaret ettiği “etnik çatışma” tehlikesinin ihtimal dışı olmadığını gösteriyor. Ancak halklar, yakın geçmişte yaşadıkları trajedilerden ders çıkarmayı başarabilirlerse, bu oyunu bozabilirler.
Bir zorbadan kurtulmak için başka zorbaya sığınmak, dahası (“bağımsızlık” kararının alınmasında görüldüğü gibi) güçlü zorbanın kirli işlerinin aleti olmak hiçbir halkı özgürleştirmeyeceği gibi, yeni trajedilere de kapı aralayacaktır. Oysa halkların zorbalardan medet ummaya değil, kardeşlik içinde yaşamayı başarıp zorbalardan kurtulmaya şiddetle ihtiyaçları var.