10.04.2008 01:18
Arjantin halkı kirli savaş suçlularından hesap soruyor!
CIA güdümündeki Arjantin ordusu 1976 yılında faşist bir darbeyle yönetime el koyduktan sonra, 20. yüzyılın tanık olduğu en vahşi cuntalardan birini kurarak ‘83 yılına kadar hüküm sürmüştür. Onbinlerce işçi, emekçi ve ilerici-devrimciyi katleden askeri cunta, 30 bine yakın ilerici-devrimcinin “kayıp” olduğunu da ilan etmişti. Katledilen çocuklarının cesetlerine ulaşamayan analar, onyıllar boyunca başkent Buenos Aires’teki Plaza de Mayo Alanı’nı eylem alanına çevirmişlerdir.
Çocuklarının faşist cellâtlar tarafından ortadan kaldırılmasına engel olmayan Arjantin halkı, ‘90’lı yıllardan itibaren cunta artıklarından hesap sormasını başararak tarihsel sorumluluğunu kısmen de olsa yerine getirmeye başlamıştır.
Yönetime yaptıkları basınçla cuntacı generallerden kısmen de olsa hesap sorulmasını sağlayan Arjantin halkı, her fırsatta kirli savaşın işkenceci katillerinin de yakasına yapışmaktadır. Halkın duyarlılığını bilen Arjantinli savcılar da, Türkiye ve pekçok ülkede tanık olduğumuz gibi kirli savaş suçlularını aklama yoluna gidemiyor. Nitekim bir Arjantin mahkemesinin yeni açıklanan kararı da kirli savaş suçlularının huzurunu kaçıracak cinstendir.
Uzun yıllar boyunca mücadele eden Plaza de Mayo büyükanneleri, faşist cunta sonrasında katledilen devrimci kadınlardan 500’ünün zindanlarda doğum yaptığını, burada doğan bebeklerin ise kaçırılarak kirli savaş suçluları tarafından “evlat” edinildiğini açığa çıkarmışlardı. Faşist cuntacılar, “düşman neslini rehabilite etme” adına bebekleri asker ailelerine yasa dışı yollarla vermişti.
Kaçırılan torunlarının %88’inin kimliğini tespit eden büyükanneler, çocukların bir kısmının ailelerine dönmelerini sağladılar.
Kaçırılan 500 bebekten biri olan Maria Eugenia Sampallo Barragan adlı bir kadın, kendisini kaçıranlar hakkında açtığı davayı kazandı. Suçlular hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sahte anneye sekiz, sahte babaya yedi, bebeği kaçıran subaya ise 10 yıl hapis cezası vererek bir ilke imza attı.
Davanın sonuçlanması üzerine, zindanda katledilen anne ve babasının resmini göstererek açıklama yapan Sampallo Barragan, “Benim ailem bunlar. Resmi bir evlatlık sözkonusu değil. Bu insanlar (hapis cezasına çarptırılan suçlular) sahte doğum tarihi, yeri ve belgeyle beni kendi kızları gibi kaydettirdi. Kendi kendinize sorunuz; kaçırılmış bir bebeğe sürekli kendi kökleri hakkında yalan söylenmiş, her gün kötü davranılmış, aşağılanmış ve aldatılmış olsun. Bütün bunları yapan kişi sevgiyi bilebilir ve hissedebilir mi? Ben derim ki, hayır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Kaçırılan bebeklerin açtığı bu ilk davanın diğerleri için de emsal teşkil etmesi bekleniyor.