Ana Sayfa / Dünya / 
05.07.2008
21.04.2008 10:36

Savaş makinesi tetikçilerini de öğütüyor…

 

İşgal suçuna alet edilen yüzbinlerce ABD askeri travma geçiriyor

 

2001’de Afganistan’ı 2003’te Irak’ı işgal eden Amerikan ordusu ile suç ortaklarının bu iki ülkede gerçekleştikleri yıkım ve katliamlar akıl almaz boyutlara ulaşmıştır. Hem yıkım hem insan kaybı had safhadadır.

Afganistan’ı “enkazın enkazı”na çeviren NATO önderliğindeki işgalciler, bu ülkede yağmalanacak fazla bir zenginlik olmadığı için (diğer şeylerin yanısıra Afganistan’ı ABD için önemli kılan, bu ülkenin Hazar petrolleri için bir geçiş noktası olarak kullanılmak istenmesidir) yıkım ve katliamlarla yetinmek zorunda kaldılar. Ancak bu vahşet işgalcilere zafer getirmedi. Tersine, başkent Kabil’i bile kontrol etmekten aciz durumda olan, sürekli takviye birlik isteyen savaş aygıtı NATO’nun, Afganistan’da hezimete uğrama ihtimali yüksektir.

Irak’taki yıkım ise çok daha boyutludur.

Ülkenin zengin tarihini, doğasını talan eden, doğal zenginliklerini yağmalayan emperyalist işgalciler, kentlerin altyapısını, petrol dışındaki sanayi işletmelerini, tarımsal üretim alanlarını tahrip etmiş, okul ve hastaneleri önemli ölçüde işlevsizleştirmişlerdir. Ülkenin yetişmiş düşünsel birikimini temsil eden akademisyenlere, bilim insanlarına, aydın ve yazarlara karşı “sürek avı” gerçekleştiren işgalciler, halklar arası birliği dinamitlemişlerdir. En büyük vahşet ise, Irak’ın tam bir mezbahaya çevrilmesidir. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte, gerçeğe en yakın hesaplama olarak kabul edilen bir çalışmada, işgal sonrasında bir-birbuçuk milyon arasında Iraklının katledildiği saptanmıştır. 

ABD askerlerinde kitlesel travma!

Afganistan ve Irak halklarını ağır bedellerle yüzyüze bırakan bu vahşi işgalin uygulayıcısı olan askerlerin, işledikleri ağır suçlardan dolayı “normal insan” olarak yaşamlarını sürdürmeleri mümkün olmamaktadır. Gittikleri ülkelerde kirli bir savaş yürüten askerlerin kitlesel şekilde travma geçirmeleri bir kural haline gelmiş bulunmaktadır.

ABD’de yeni yapılan bir araştırmanın sonuçları bu kuralı bir kez daha doğrulamıştır.

RAND Corporation isimli kuruluş tarafından yayınlanan “Savaşın Görünmeyen Yaraları” başlıklı araştırmaya göre, Irak ve Afganistan işgaline katılan Amerikan askerlerinden 300 bininin ruhsal sorunları, 320 bininin ise kafa travması yaşadığı belirlendi.

Aynı anda her iki rahatsızlığa, yani hem kafa travmasına hem travma sonrası depresyona yakalanan askerler olduğunu ifade eden rapor, bunlardan yalnızca yüzde 7’sinin durumu üstlerine bildirdiklerini saptıyor. Raporda, çifte rahatsızlığın gizlenmesinin en büyük nedeni, bu durumun ortaya çıkmasının kariyerlerini zedeleyeceği korkusu içinde olmalarıdır.

Araştırmaya göre, travma geçiren Amerikan askerlerinden yalnızca yarısı tedavi görebiliyor. Görüldüğü gibi emperyalist Amerikan rejimi, ırkçı propaganda yaparken “kahraman” ilan ettiği işgal “gazi”lerini bir kenara atmakta sakınca görmüyor. Araştırmayı yapan kurumun yöneticilerinden Terri Tanielian, “Irak ve Afganistan’da ulusumuz için görev yapan bu kadın ve erkeklerin karşı karşıya olduğu büyük bir sağlık krizi var” derken bu durumu tanımlamış oluyor.

Belirtmek gerekir ki, RAND Corporation öyle işgal karşıtı bu kuruluş değil. Bu, adı geçen yöneticinin, işgal artıkları için, “Irak ve Afganistan’da ulusumuz için görev yapan” tanımından da anlaşılmaktadır.

Söz konusu rapordan yansıyan veriler bir kez daha kanıtlamıştır ki, halklara saldıran savaş makineleri kendi tetikçilerini de acımasızca öğütmektedir.


YAZICIYA GONDER


July
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
30 1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31 1 2 3