Ana Sayfa / Dünya / 
22.11.2008
21.05.2008 15:47

İsviçre: Sosyal hak gasplarına ve ırkçılığa karşı mücadele ihtiyacı / BİR-KAR

 

Sermayenin dünya çapında emekçilerin kazanımlarına yönelik saldırıları kesintisiz olarak devam ediyor.

Özellikle ‘90’lı yıllardan itibaren emperyalist metrepollerde de peşpeşe açılan saldırı paketleriyle Avrupa’da da işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin çalışma ve yaşam koşulları belirgin bir şekilde kötüleşti. Sosyal haklar önemli ölçüde budandı. Bu gelişmeleri emperyalist burjuvazinin kışkırtma ve açık desteğiyle ırkçı-faşist hareketin yükselişi izledi. Tüm bu gelişmelerle “sosyal devlet”in ve “refah toplumları”nın sonu ilan edilmiş oldu.
 
Avrupa’nın küçük ama en zengin ülkesi olan İsviçre’de de temel sosyal hakların gaspedilmesini kapsayan saldırı dalgası devam ediyor. Bugüne kadar sağlıktan emekliliğe, eğitimden ücret gaspına, işsizlik parasından çalışma koşullarına, işyerlerinin tasfiyesinden gençliğin mesleki eğitimine kadar saldırı hedefi olmayan alan kalmadı. Bütün bu alanlarda işçi ve emekçilerin kazanımları büyük darbe aldı. Adım adım budanan haklar en geri sınırlara itilmek için hemen hemen her yıl yeni saldırı paketleri açılıyor. Bu saldırıların emekçilerin yaşamında yarattığı sonuçları anlamak için, resmi verilere göre İsviçre’de 1 milyon insanın yoksulluk sınırı altında yaşamak zorunda bırakıldığını belirtmek yeterli.

Bu ülkede yaşananlar bunlarla da sınırlı değil. Tüm bu gelişmelerin doğrudan bir sonucu olarak yabancı düşmanlığı ve ırkçılık İsviçre’de politik yaşamın en belirgin konularından biri haline gelmiş bulunuyor. Sürekli güçlenen ırkçılık her yıl değiştirilen ilticacılar ve yabancılar yasasıyla adeta yasal güvence altına alınıyor.

Şimdi de sağlık alanına ve yabancılara yönelik iki saldırı yasası gündemdedir ve 1 Haziran’da referanduma sunulacaktır.

İsviçre BIR-KAR olarak, bu saldırılar karşısında kimi zaman daha hazırlıklı, kimi zaman hızlı refleksler göstererek belli bir çaba içinde olduk. Yerli sınıf kardeşlerimizin yürüttüğü mücadelede politik kimliğimiz ve şiarlarımızla, yazılı ve görsel meteryallerimizle yerimizi aldık. Ancak yine de, bu alandaki sorumluluklarımızın gereklerini yerine getirmede yeterli insiyatifi sergilediğimizi söyleyemeyiz. Oysa yukarıda özetlenen gelişmelerin tümü siyasal çalışmanın, örgütlenmenin ve etkin bir pratik çalışma içinde olmanın önemli imkanlarını sunmaktadır bizlere. Bunları sürekli değerlendirme konusu yapmakla birlikte, sonuç alıcı anlamlı adımlar atmayı başaramadık. Bu konuda daha sistemli bir çalışma yürütme sorumluluğu ile yüzyüzeyiz.

Şimdi önümüzde yeni saldırı yasaları var. Bu saldırıları gecikerek de olsa gündemimize alıp siyasal bir kampanya çalışması olarak örgütleme kararı aldık. Bu kampanyayı İsviçreli “Devrimci İnşa” grubuyla birlikte yürütmeyi hedefledik. Fakat yalnız yürütmek zorunda kalabileceğimiz gerçeğini de gözeterek hazırlıklarımıza buna göre başladık. Nitekim önerimizi İsviçreli devrimci dostlarımıza sunduğumuzda, gündemlerinin yoğunluğu ve kapasitelerinin sınırlılığı nedeniyle kampanya örgütleyemeyeceklerini, ama bizimle dayanışma içinde olacaklarını belirttiler. Bu durumda kendi olanaklarımızla işe koyulmak durumunda kaldık.

Bu kampanyayla herşeyden önce toplumun gündemine oturan önemli bir konuda bir tutum almayı, kendi olanaklarımız çerçevesinde işçi ve emekçilere belli araçlarla seslenerek onlara sesimizi duyurmayı hedefledik. Yanısıra güçlerimizi ve yakın çevremizi politik gündemler üzerinde siyasal bir pratik çabanın içine çekmek, çalışmanın doğrudan muhatabı haline getirmek, dikkatlerini politik gündemlere yöneltmek ve pratik içinde yetkinleştirmek amacı içinde olduk. Daha da önemlisi, somut gündemler üzerinde örgütlenme ve politik çalışma yeteneği kazanma ve kitlelerle bire bir ilişki kurma, yeni ilişkilere ulaşma temel amaçlarımız arasındaydı.

Bu hedefleri gerçekleştirmenin ancak zengin araçların ve çeşitli yöntemlerin kullanılmasıyla olanaklı olduğunu biliyoruz. Bu açıdan kampanyamız sınırlı bir çalışmanın ifadesi oldu. Örneğin kahve konuşmaları, sokaklarda standlar açmak, ev ziyaretleri gibi yöntemleri deneme fırsatımız olmadı. Çünkü seçim zarfları erken bir tarihte gönderilmişti, oylamalar yapılmadan hızla davranmak durumundayık. Bu da yaygın bildiri dağıtımı ve afiş çalışmasıyla sınırlı bir çalışma yürütmek durumunda bıraktı bizi. Ama bu haliyle bile, hissedilir hiçbir çalışmanın olmadığı durumda, bizim daha çok genel seslenme anlamına gelen çalışmamızın belli bir etki yarattığına inanıyoruz.

Bu kampanya bize belli deneyimler bıraktı ve daha başarılı kampanyalar örgütleme konusunda açıklıklar sağladı. İsviçre BİR-KAR olarak bulunduğumuz ülkedeki tüm gelişmeleri daha etkin ve sürekli bir siyasal faaliyetin konusu haline getirmek için çalışacağız. Türkiyeliler arasında siyasal çalışmanın çok daraldığı ve politik bir kitle çalışmasının yapılmadığı koşullarda görevlere daha fazla sahip çıkmak ve pratik gereklerini yerine getirmek daha özel bir önem kazanıyor.

BİR-KAR olarak önümüzdeki süreçlerde İsviçre’deki politik, sosyal ve iktisadi gündemler üzerinde yoğunlaşacak, daha örgütlü ve etkili kampanyalar örgütleme çabası içinde olacağız.

BİR-KAR / İsviçre


YAZICIYA GONDER


November
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30