Ana Sayfa / Dünya / 
30.08.2008
12.05.2008 20:30

Birmanya’da kapitalizm felaketi!

 

Askeri diktatörlük yönetimi altında bulunan Birmanya’da (askeri cunta ülkenin adını Myanmar olarak değiştirmişti) “doğal afet” sonucu 100 bini aşkın insanın hayatını kaybetti, 2 milyon civarında insan ise “felaketzede” durumuna düştü.

Saatte 190 kilometre hızla esen Nergis Kasırgası, Birmanya’da yaşanan kitlesel kıyımın tek nedeni olarak gösteriliyor. Söylenenlere bakılırsa, kasırganın şiddeti ve ardından gelen dev dalgalar 100 bin Birmanyalının ölümüne yol açmış, Irawadi Nehri deltasında mahsur kalan 2 milyon civarındaki insanı ise, evsiz veya yardıma muhtaç duruma düşürmüştür.

Ancak felakete farklı açılardan bakıldığında, sorunun “doğal” olmanın ötesinde boyutları olduğu görülür.

İlkin kasırganın bu kadar şiddetli olmasının, küresel ısınma ve ekolojik dengedeki sarsılmadan bağımsız olmadığını vurgulamak gerek. Sorunun daha da boyutlanacağına dikkat çeken bilim insanları, hem 2004’te yaşanan Tsunami’nin hem Nergis Kasırgası’nın küresel ısınmayla da ilgili olduğunu dile getiriyor.

Küresel ısınmanın gezegenimiz üzerindeki yaşam alanlarının geleceği açısından ciddi bir risk oluşturduğu, gelinen yerde emperyalist-kapitalist devletler tarafından da kabul ediliyor. Ancak ısı yükseliş hızının yavaşlatılması için en temel koşul kabul edilen atmosfere salınan karbondioksit oranının düşürülmesi de bu aynı devletler tarafından engelleniyor. Bu ise yeni Birmanya felaketlerine davetiye çıkartılması anlamına geliyor. Demek oluyor ki, kapitalist-emperyalist düzen “doğal afetler”den de sorumludur. 

İnsan kıyımında kapitalizmin bir diğer suçu, Birmanya’daki askeri diktatörlüğün akıl almaz bir tutum içinde olmasıdır. Zira Hindistan’ın 48 saat önce kasırga uyarısında bulunmasına rağmen cunta şefleri kılını bile kıpırdatmadı. Oysa 48 saat önlem almak yeterli bir süredir.

Hiçbir önlem almayan cunta şefleri, BM yardım kuruluşlarının, temiz su, yiyecek ve barınağa ihtiyaç duyan 2 milyon civarında insana malzeme taşımasını da engelliyor. Hatta BM Dünya Gıda Programı, Yangon havaalanında 38 ton yardım malzemesine askeri cunta yetkilileri tarafından el konulmasının ardından yardımlarını bir süreliğine askıya almak zorunda kaldığını açıkladı. Yardım görevlilerine vize vermeyen cunta şeflerinin mahsur kalan insanlara kayda değer bir yardım göndermediğini bildiren ajanslar, yardım malzemesi taşıyan uçaklar ile bu malzemeyi dağıtacak ekiplerin komşu ülke Tayland’ın başkenti Bangkok’ta bekletildiğini bildiriyor.

Hatırlanacağı üzere Birmanya cuntası, 2004’teki Tsunami sırasında da yardım almayı reddetmişti.  

Öte yandan sağlık uzmanları, felaketin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen yardımların ve kurtarma çalışmalarının yetersizliği yüzünden Birmanya’da ishal ve sıtma hastalıkları başta olmak üzere ikinci büyük felaketin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor. İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, mahsur kalan 2 milyon civarında kişinin hayatının muhtemel salgın hastalıklardan dolayı tehlikede olduğunu bildirdi. Oxfam bölge şefi Sarah Ireland, bir kamu sağlığı felaketi için “bölgede tüm koşulların mevcut olduğunu” söyledi.

Yardım örgütleri ise, Irawadi Nehri deltasında etrafları tuzlu sular ve cesetlerle çevrili halde bekleyen yüz binlerce kişiye, Birmanya ordusunun tek başına gıda, su ve tıbbi malzeme ulaştırmasının imkansız olduğunu bildiriyor. Nitekim salgın hastalık tehlikesi altında bulunan Birmanyalılar da, ordunun kendilerine kayda değer bir yardım iletmediğini ifade ediyorlar.

Buna rağmen, yabancı ekipleri almak için hazır olmadıklarını söyleyen cunta şefleri, “Uluslararası topluma yardımı için müteşekkiriz, ancak bize yardım etmenin en iyi yolu personel gönderilmesinden ziyade malzeme şeklinde yapılması olacaktır” diyorlar.

Birmanya halkının maruz kaldığı vahim durumu görüşmek için toplanan BM, cuntaya yardım geçişine izin vermesi için çağrıda bulunmakla yetindi. “Uluslararası toplum” tarafından vaat edilen yardım miktarı da utanç vericidir. Zira 2 milyon insanın yarımda muhtaç durumda olmasına karşın, vaat edilen toplam yardım 28 milyon dolardan ibarettir.

Cunta şefi generaller ne çürüyen cesetlerle ne ölüm tehlikesine maruz durumda olan yüzbinlerce insanla ilgililer. Onlar, yetkilerini genişleten anayasa için referandum yapmakla meşguller. Cunta sözcüleri, “vatandaşlık görevi” diye tanımladıkları oy verme işlemine katılması yönünde çağrılar yaparak, tehditle halkı sandık başına taşıdılar.

Cuntanın tutumu, ‘99 Marmara depremi sırasında işbaşında bulunan Ankara’daki sermaye hükümetinin taktiğine benziyor. O zaman işbaşında olan DSP-MHP-ANAP koalisyonu, emekçiler enkaz altından ceset toplarken, mezarda emeklilik yasasını meclisten geçirmişti. Birmanya’daki cunta şefleri de, onbinlerce ceset sularda yüzer, 2 milyon insan cesetlerle çevirili alanlarda mahsurken anayasayı halka onaylatıyorlar.

Birmanya halkının maruz kaldığı felaketin tek sorumlusu askeri cunta değildir elbette. Zira 1962 yılından beri işbaşında bulunan bu cuntanın emperyalist güçlerle ilişkileri epey gelişmiştir. Ülkenin zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olması, büyük tekellerle de arasının iyi olmasını sağlıyor. Örneğin Çin, Hindistan gibi devletlerin yanısıra Total, Unocal, Halliburton gibi büyük enerji tekellerinin de bu ülkede yatırımları bulunmaktadır. Demokrasi ihraç etme iddiasındaki emperyalist güçlerin de Birmanya cuntasına bir itirazları yoktur.

Dolayısıyla, kitlesel kıyımlara davetiye çıkartan cunta şeflerinin yanısıra, kapitalist-emperyalist sistem de Birmanya halkının maruz kaldığı felaketten sorumludur.

Bilimsel teknik gelişimin düzeyi doğal olayların olası tahribatlarını asgariye indirmeye elverişlidir. Ancak kapitalist düzende öncelik insana değil, artı-değere el konulmasına verildiği için, halkların bu ve benzer felaketlerden kurtulması bir yana, daha ağır kayıplara yol açacak yeni felaketlere maruz kalmaları kaçınılmaz olmaktadır.

Ekolojik dengedeki sarsılmaya bağlı olarak yeni boyutlar kazanan “doğal afetler” sorunu, sosyalizm uğruna yükseltilen anti-kapitalist mücadelenin önemini bir kat daha arttırmıştır.


YAZICIYA GONDER


August
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 31 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31