05.08.2008 17:07
Emperyalist barbarlığı yıkmadıkça Hiroşima son olmayacak!
Ya barbarlık, ya sosyalizm!
Emperyalist barbarlığın doruk noktalarından Hiroşima ve Nagazaki saldırılarının 63. yıldönümündeyiz... Yüz binin üzerinde insanın -sivil halkın- bir anda yakılıp kül edilmesi, yüzbinlercesinin takip eden yıllarda aynı bombaların etkileriyle katledilmesi, emperyalist barbarlık tarihine bir savaş suçu olarak bile kayıt düşülmedi.
Fakat insanlık tarihinin sayfalarında, emperyalist-kapitalist barbarlığın köşe taşlarından biri olarak yerini aldı. Asla unutulmadı, unutulmayacak.
Gerçi bunun için ayrıca bir çaba göstermeye de gerek yok. Çünkü emperyalizm, Hiroşimalar’ı unutturmamak için elinden geleni yapıyor. Vahşi sömürüsünü sürdürebilmek için en gaddar yöntemlerle katliamlarına devam ediyor.
Hiroşima ve Nagazaki vahşeti, ikinci paylaşım savaşının yorduğu eski emperyalist dünyanın yeni şefini ilan etmişti. Artık emperyalist barbarlığın başını ABD tutacak, emperyalist soygunun kaymağını o toplayacaktı. Nitekim, geçen 63 yıllık sürede, dünya halklarını iliğine kadar sömürmenin yöntemi olarak sürekli kan döktü. Bölgesel savaşları ya kışkırttı, ya kendisi çıkardı. Kimi ülkelerde de kanlı darbelerle başa geçirdiği kukla yönetimler aracılığıyla sürdürdü sömürüsünü.
Bugün de Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, bölgemizde kapsamlı bir saldırı ve katliam planı uygulanıyor. Filistin’de vahşet hiç bitmiyor. Afganistan ve Irak işgal altında. Sivil halka yönelik sistemli bir katliam yaşanıyor. İç savaş kışkırtılıyor. İran ve Suriye’ye yönelik tehditler devam ediyor.
63 yıl önce Hiroşima ve Nagazaki’de, bugün Ortadoğu’da yaşananlar, emperyalizmin insanlığın başında nasıl bir bela olduğunu göstermeye fazlasıyla yetmektedir. Bu beladan bir an önce kurtulunmazsa eğer, insanlık yeni Hiroşimalar’dan da kurtulamayacaktır.
Emperyalist barbarlıktan kurtulmanın tek yolu, sermayenin sömürü iktidarını yıkmak ve işçi sınıfının sosyalist iktidarını kurmaktır. Vahşi sömürüye ve savaşlara, yeni Hiroşimalar’a ve Nagazakiler’e son vermek için, emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadeleyi yükseltmeliyiz. Filistin’deki, Irak’taki kirli savaşları durdurmanın da, yaşadığımız küreyi ısınma felaketinden kurtarmanın da tek yolu budur.
İnsanlık bir kez daha şu ikilemle karşı karşıya bulunuyor:
“Ya kapitalist barbarlık içinde çöküş ya sosyalizm!”