21.09.2008 00:20
Köln’de onbinlerce kişi ırkçı-faşistlere geçit vermedi
(21.09.08) - NPD’nin taşeron örgütü “Pro Köln” adlı ırkçı-faşist oluşumun çağrısı üzerine, Avrupa çapında ırkçı parti ve örgütlerin katılımıyla 19-21 Eylül tarihleri arasında Köln’de yapılması planlanan uluslararası ırkçı-faşist kongre, onbinlerce ilerici, devrimci ve antifaşistin katıldığı kitlesel eylemlerle fiili olarak engellendi. Köln’de, 19 Eylül’de yapılan eyleme 2 bin, 20 Eylül günü düzenlenen büyük gösteriye ise yaklaşık 50 bin kişi katıldı.
Yoğun ve yaygın bir ön hazırlık...
Irkçı kongreyi engellemeye yönelik hazırlık çalışmaları çok erken bir tarihte başlatıldı. Son bir aydır da, göçmenlerin de içerisinde yer aldıkları çok çeşitli platformlar, değişik araçlar kullanılarak yoğun bir ajitasyon-propaganda faaliyeti yürüttüler. Yürütülen tüm bu çalışmalar, anti-faşist duyarlılığın hayli güçlü olduğu Köln’de ileri düzeyde bir politizasyona yol açtı. Bu duyarlılık sadece Köln’le sınırlı kalmadı ve tüm NRW eyaleti çapında yaşandı. Dahası, ilk başlarda politik grupların öncülüğünde süren antifaşist çalışmalar, bir süre sonra işçi ve emekçi kitleler içinde de hatırı sayılır genişlikte bir destek görmeye başladı. O kadar ki, Köln futbol takımı ırkçılığı teşhir eden pankartla sahaya çıktı, bazı esnaflar, özellikle de birahanelerin kapılarına ‘’Köln’de Naziler”e bira yok!” yazdılar, taksiciler ise, Naziler’i taksilere almadılar. Kelimenin gerçek anlamıyla Köln’de, ırkçı-faşist güruha dönük tam bir tecrit çemberi oluşturuldu.
Oluşturulan anti-faşist platformlar Köln ve NRW’nin birçok şehrinde hiçbir dönem tanık olmadığımız bir yoğunluk ve yaygınlıkta bir çalışma yaptı. Köln’ün hemen her yerine afişler astılar, bildiri dağıtılar ve eylem çağrıları yaptılar. Bunların yanı sıra onlarca toplantı, konferans, panel, konser vb. etkinlikler gerçekleştirdiler. Hafta sonları Köln’ün hemen her mahallesi ayrı bir gösteri veya etkinliğe sahne oldu.
Türkiyeliler örgütleme ve katılımda zayıf kaldılar...
Söz konusu bu yoğun hazırlık çalışmalarında Türkiyeli devrimci ve demokrat örgütlerin payı ne yazık ki çok azdır. Türkiyeli örgütler bu önemli olaya neredeyse seyirci kaldılar. Uzun denebilecek bir süredir tam bir politik iddiasızlık içinde olan ve eylem kapasiteleri son derece daralan bu örgütler, var olan sınırlı güç ve olanaklarını harekete geçirmekte atıl kalmaktadır. Türkiyeli örgütlerin çabaları, DEKÖP-A olarak çıkartılan ortak bildirilerin birkaç emekçi semtinde dağıtılması ve birkaç yapının sınırlı sayıda bildiri dağıtımından ibaret kalmıştır. Bunun tek istisnası, tüm çalışmalarını Sol Parti çizgisinde yürüten DİDF olmuştur.
Ön hazırlık çalışmalarında esamesi okunmayan taraflardan biri de, hiç kuşkusuz Türkiyeli dinci gericilerdi. Bu kesimin en kitlesel temsilcisi ve aynı zamanda Türk sermaye devletinin yurtdışındaki önemli gerici odaklarından biri olan DİTİB’in tüm çabası, son günlerde kerhen yayınlamak zorunda olduğu sözüm ona eyleme katılıma çağrı yapan bir açıklamadan ibaret kaldı. Bu açıklamanın samimiyetten yoksun olduğu ise, eyleme çok sınırlı katılımından belli oldu.
Bir-Kar olarak bu önemli olayı başından itibaren ciddiye aldık ve bu doğrultuda bir çabanın içerisine girdik. Gücümüz ve olanaklarımız ölçüsünde ön hazırlık çalışmalarına katıldık, yoğun ve yaygın bir çaba ortaya koyduk. Bunun ifadesi olarak, Almanca ve Türkçe bir afiş, bildiri ve eyleme çağrı niteliğinde el ilanı çıkardık. Köln’ün belli başlı semt ve meydanlarına afişlerimizi yaptık. Birçok emekçi semtinde, işlek meydanlarında ve Ford Fabrikası’nda bildiri dağıtımı gerçekleştirdik.
Eylemler 19 Eylül’de başladı
Irkçı kongreyi engellemeye dönük eylemler, 19 Eylül günü Almanya dışından gelen ırkçı-faşistlerin kente gelmesiyle başladı. Neo-Naziler 19 Eylül günü bir basın açıklaması yapmayı ve Köln’de yabancıların yoğun olarak yaşadıkları Ehrenfeld, Kalk, Mülheim ve Nippes gibi “sorunlu semtler” olarak değerlendirdikleri semtlere ziyaretler gerçekleştirmeyi planlamışlardı. Fakat ilk günkü bu planlarının hiçbirini gerçekleştiremediler. Çünkü söz konusu tüm semtlerde devrimciler ve anti-faşistlerin öncülüğünde gösteriler düzenlenerek buralara girişleri engelledi. Bu ilk günkü gösteriler içinde öne çıkan eylem ise, ırkçı gösterinin de bahanesi haline getirilen caminin yapılacağı Ehrenfeld semtiydi. Saat 11.00’dan itibaren, DİTİB camiinin önünde toplanan yaklaşık 300 kişi pankart ve sloganlarla Neo-Naziler’i protesto ettiler. Ehrenfeld Belediye Başkanı’nın da katıldığı buradaki gösteride, caminin giriş kısmında insan zinciri oluşturuldu, havaya halkların kardeşliğini simgeleyen balonlar uçuruldu.
Bu eylemde dikkate değer olan şey, bu caminin cemaatinden bile çok az kişinin eyleme katılmasıydı. Bine yakın kişinin Cuma namazı kıldığı bu camiden çıkan topluluk, eylem yerine evinin yolunu tuttu. Caminin önünde insan zinciri oluşturan kitlenin ezici bir çoğunluğunu Alman ilericileri ve anti-faşistleri, emekçileri, gençleri ve kadınları oluşturdu. Faşizme ve her türlü sosyal saldırıya karşı devrimci-sol güçler toplumların her zaman vicdanı olmuşlardır ve olmaya devam etmektedirler. Bu tablonun bir kez daha kanıtladığı gerçek buydu.
19 Eylül gününün son eylemi anti-faşistlerin akşam saat 19.00’da merkezi istasyonda toplanmasıyla başladı. Bu eylemi, kendilerini “Antifa” olarak değerlendiren çeşitli otonom grupların oluşturduğu yapılar organize etti. Ezici çoğunluğunu Antifa’ların oluşturduğu eyleme 2 bin kişi katıldı. Aralarında çok az sayıda da olsa Türkiyeliler’in de bulunduğu kitle, saat 20.00’den itibaren yürüyüşe geçti. Bu eyleme katılan Türkiyeli tek örgüttük.
Eyleme, Bir-Kar imzalı, üzerinde “Faşizme karşı omuz omuza!” yazılı pankartımızla katıldık. Irkçılk karşıtı sloganların yazılı olduğu pankart ve dövizlelerle yürüyüşe geçen kitle, Köln’ün en merkezi yerlerini dolaşarak, ertesi gün ırkçı kongrenin yapılacağı Heumarkt’a geri döndü ve burada eylem bitirildi. Binlerce polisin aldığı yoğun önleme, tüm engelleme ve provokasyon girişimlerine rağmen, kararlılıkla sonuna kadar süren bu eylem, oldukça militan ve coşkuluydu.
Büyük gösteriye, engellemelere rağmen beklenenin üzerinde bir katılım oldu
Köln’de asıl eylem 20 Eylül günü gerçekleşti. Yoğun ve yaygın ön hazırlık çalışmaları, eylemin beklenenin de üzerinde kitlesel bir katılımla gerçekleşmesini sağladı. 40 bin civarında kişinin beklendiği eyleme 50 bin kişi katıldı.
Polisin bir gün önceden NRW’nin nerdeyse tüm polisini Köln’e yığdı. Binlerce polisle aldığı abartılı önlemler ve güç gösterisiyle insanların gözünü korkutmak için her çabayı sergiledi. Eylem günü “Köln’e araçla girilmez” açıklaması yaptı. Özellikle eylem saatine yakın çeşitli gerekçelerle Köln ve Almanya dışından gelen çok sayıda aracı ve otobüsü durdurup eylem yerine gelmesini engelledi. Tüm engelleme çabalarına rağmen ortaya çıkan tablo, ilerici ve devrimci güçlerin başarısının tartışmasız olduğunu göstermektedir.
Anti-faşist büyük gösteri, saat: 09.00’dan itibaren iki ayrı noktada başladı. Bir kol DGB, Sol Parti, Yeşiller ve SPD’lilerin yer aldığı platformun belirlediği Dom Kilisesi önüydü. Diğer toplanma noktası olan Gürzenichstr.’de ise, Alman otonom grupları, Alman ilericileri ve Türkiyeli devrimci gruplar toplandılar.
DGB eylemin hazırlık çalışmalarında kayda değer hiçbir şey yapmazken, sol çevrelerin gösterdikleri yoğun çaba sonucu oluşan duyarlılığın adeta rantını yiyen taraf oldu. Sol günlerde bir eylem programı açıklayan DGB, eylem yerini Gürzenichstr.’dan önce gelen ve merkez istasyona çok yakın olan Dom Kilisesi’nin önü olarak belirledi. Böylece sol grupların belirlediği yere gitmek isteyen birçok kişi, yeri daha kolay bulunabilen bu eyleme katıldı. DGB’nin bulunduğu alanda 30 bin civarında kişi toplandı. Bu kitlenin içerisinde, IG Metal üyesi çok sayıda Ford işçisinin olması son derece anlamlıydı. IG Metal üyelerinin yanı sıra, Ver.di, IG Bau gibi sendikalara üye çok sayıda işçi ve emekçi de eylemde yerini aldı.
Dom meydanındaki bu eylemde başta CDU’lu Köln Belediye Başkanı olmak üzere çeşitli sendika yöneticileri, parti başkanları ve milletvekilleri konuşmalar yaptılar. Bu eyleme Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD) de katıldı.
Irkçı kongreyi sabahın erken saatlerinden itibaren engellemeye yönelik militan eylem ise, ırkçıların toplanmak istedikleri Heumark alanına yakın Gürzenichstr.’da gerçekleşti. Türkiyeli devrimci yapıların da katıldığı eyleme yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Bu alana çıkan bütün sokaklarda, Naziler’in geçişini engellemek için hem eylemciler hem de polis tarafından barikatlar kurdular. Çok sayıda küçük sokağın bulunduğu bu alan tam bir eylem alanıydı. Irkçı-faşist güruhun bu alandan geçmesi olanaksızdı ve nitekim geçemediler.
Polis koruması altında eylem alanına getirilen Neonaziler, topluca geçemeyeceklerini anlayınca, bu kez barikatlardan tek tek geçmeyi denediler. Ne var ki, birçoğu eylemciler tarafından anında tespit edilip tartaklandı ve yine polisin koruması altında alandan uzaklaştırıldılar. Bu arada, nazilerin bu geçişi sırasında anti-faşist gençler ile polis arasında küçük çaplı çatışmalar yaşandı.
Buradaki eylemde sık sık “Naziler dışarı!”, “Doğu’da, Batı’da, kahrolsun Nazi vebası!”, “Yaşasın uluslar arası dayanışma!”, “Faşizme her yerde ölüm!”, “Dayanışma direniş demektir, her ülkede faşizme karşı savaş!” sloganları sık ve gür bir şekilde atıldı. Saat: 12.00’de, Dom meydanındaki kitle de alana geldi.
Biz Bir-Kar olarak, Gürzenichstr.’deki eyleme NRW’deki güçlerimizle ve “Tüm ırkçı parti ve örgütler yasaklansın!’’ ve “Faşizme karşı omuz omuza!” yazılı pankartlarımızla katıldık ve eyleme ilişkin bildirilerimizi dağıttık.
Eylem alanında çeşitli konuşmalar yapıldı ve müzik dinletileri gerçekleştirildi. Bir yandan da barikatlarda beklenmeye devam edildi. Nihayet, polis ırkçı kongreyi “güvenliği sağlayacak yeterli gücümüz yok!” gerekçesiyle yasakladığını ilan etti. Şüphesiz ki, ırkçı kongreyi ertelemelerinin gerçek nedeni bu değildi. Onlara bu kararı aldırtan kitlenin militan tepkisi ve bunun yarattığı basınçtı. Bu anonsun yapılmasından sonra alandaki kitle zafer havası ile dağılmaya başladı.
Irkçı kongre karşıtı gösteri, bir kez daha, Alman işçi ve emekçilerinin Hitler faşizminin bu ülke insanlarına yaşattığı acı ve yıkımı unutmadığını, tam tersine duyarlılığını koruduğunu göstermiştir. Bu eylemi anlamlı hale getiren en önemli adım da bu olmuştur.
Köln / Bir-Kar