11.01.2010 14:21
Onbinlerce kişi Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht’i mezarları başında andı!
"Her şeye rağmen!"
(11.01.10) - Her yıl gelenekselleşen Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht anması, bu yıl da yine Ocak ayının ikinci haftasında, 10 Ocak 2010 günü, Berlin’de gerçekleştirildi.
Alman televizyonları ve basını anma öncesinde ağır hava koşullarını da ileri sürerek katılımı zayıflatmak amaçlı yoğun ve kirli bir propaganda faaliyeti yürüttü. Ne var ki, hesapları tutmadı. Çeşitli uluslardan işçi ve emekçiler, ilerici ve devrimci güçlerle kolkola girerek, bir kez daha Alman proletaryasının ve sosyalizmin bu iki seçkin önderinin anılarına yaraşır bir yürüyüş gerçekleştirdiler.
Kar yağışına ve dondurucu havaya rağmen gerçekleştirilen yürüyüşe ve anıt mezar ziyaretine on binlerce kişi katıldı. Yürüyüş başından sonuna dek canlı ve coşkulu bir atmosferde geçti.
Yürüyüş, hükümetin tüm inkar ve çarpıtma çabalarına karşın derinleşen ve Almanya tarihinin İkinci Dünya Savaşı sonrası en yüksek oranına ulaşan işsizlik, toplum ölçüsünde yaygınlaşan yoksulluk, açlık, her geçen gün biraz daha kötüleşen çalışma ve yaşam koşulları olarak kendisini üreten kriz koşullarında gerçekleştirildi. Bunu, Alman devleti ve ordusu için gitgide bir batağa dönüşen Afganistan işgali tamamlıyordu. Dolayısıyla, bu yılki yürüyüşe de kapitalizme yönelik protestolar ve savaş karşıtlığı damgasını vurdu. Ve sosyalizm tek seçenek olarak ileri sürüldü. Bu, taşınan pankart ve dövizlere, atılan sloganlara ve yol boyunca ses cihazları aracılığıyla gerçekleştirilen tüm ajitasyon konuşmalarına yansıdı.
Yürüyüş boyunca üzerinde, “Sadece sosyalizm dünyayı özgürleştirir!’’, “Sosyalizm tek alternatiftir!’’, “Sosyalizm ya da barbarlık!’’, “Kapitalizm savaş demektir, barış sosyalizmle gelecek!’’ yazılı pankartlar taşındı. Dikkat çeken bir başka pankart ise, Alman antifaşistleri tarafından hazırlanan ve üzerinde, 19 Kasım’da İstanbul’da devletin kolluk güçleri tarafından yargısız biçimde infaz edilen Alaattin Karadağ yoldaş ve Diyarbakır’da katledilen Aydın Erdem’in resimlerinin olduğu, ‘’Türkiye’de yargısız infazlara son!’’ pankartıydı.
Yürüyüşe yerli partilerden DKP, MLPD gibi partiler katıldı. Belli bir yoğunlukla katılan diğer bir güç ise Alman antifaşistleriydi. Yürüyüş enternasyonal bir nitelik taşıyordu. Bu nedenle de Avusturya, İran, Hollanda gibi ülkelerin ilerici ve devrimci partiler de yürüyüşte yerlerini aldılar. DKP, MLPD ve antifaşist gruplar kalabalık kortejleri ile dikkati çekti.
TKİP, TKP/ML, MLKP, TKP, ADHK, DKH, ATİK, KP-İÖ, Anadolu Federasyonu ve DİDF gibi Türkiyeli parti ve kuruluşlar yürüyüşte yerine alan diğer güçlerdi. Türkiyeliler'in yürüyüşe katılımı geçen yıla göre daha iyiydi.
Yürüyüş her zamanki gibi Berlin’in Frankfurter Tor Meydanı'nda başladı. Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in devrimci anısına ve komünizmin sembol ve değerlerine sahip çıkmak üzere Almanya’nın çeşitli kentlerinden gelen binlerce katılımcı bu alanda toplandı ve saat 10.00'da anıt mezarlara doğru yürüyüşe geçti. Yol boyunca öfke yüklü kapitalizm karşıtı sloganlar atıldı, bir kez daha sosyalizme duyulan özlem dile getirildi ve devrimci marşlar söylendi.
Yürüyüş anıt mezarların olduğu alanda sona erdi. Burada her zaman yapıldığı gibi anıt mezarlar ziyaret edildi, devrimci önderlere saygı ve bağlılığın bir ifadesi olarak anıt mezarlara kızıl karanfiller ve çelenkler bırakıldı, saygı duruşunda bulunuldu.
Ardından MLPD’nin organize ettiği ve TKİP'nin de destek verdiği küçük bir miting gerçekleştirildi. Bu mitingde başta MLPD olmak üzere, Çekoslovakya, Norveç ve İtalya’dan parti ve gençlik örgütlerinin temsilcileri kapitalizmi teşhir eden, alternatif olarak ise sosyalizmi ileri süren konuşmalar yaptılar.
TKİP Yurtdışı Örgütü, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in anılarına bağlılığın somut bir göstergesi olan bu yürüyüşe, bu yıl daha özel bir önem verip, daha ciddi biçimde hazırlandı.
Günler öncesinden “Anıları kapitalizme karşı mücadele çağrısıdır! / TKİP Yurtdışı Komitesi’’ başlıklı bildirinin dağıtımı başta yürüyüşün yapılacağı Berlin olmak üzere hemen tüm kentlerde yaygın biçimde gerçekleştirildi.
Yürüyüş Parti'nin III. Kongresi'nin ardından yapılacağı için coşkulu, sevinçli ve moralliydik. Fakat öte yandan yakın bir dönemde Partimiz'in seçkin bir üyesi olan Alaattin Karadağ yoldaşımız İstanbul-Esenyurt’ta sermaye devletinin eli kanlı katilleri tarafından sokak ortasında alçakça katledilmişti. Bu ise öfkemizi bilemişti. Bunlardan kaynaklı yürüyüşe güçlü bir katılım sağlamak için hareket ettik. Ağır hava koşullarından dolayı tam olarak olmasa da hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebiliriz.
Yürüyüşe TKİP kortejine yaklaşık 80 kişi katıldı. Kortej canlı ve coşkuluydu. Yürüyüşte çok sayıda kızıl bayrak taşındı. Bu hem dikkat çekti, hem de merak uyandırdı. Kimi yerli ilerici ve devrimciler Parti'yi tanıma amaçlı sorular sordular, dayanışmacı duygularını dile getirdiler.
Kortejin en önünde üzerinde TKİP yazılı büyük boy bir pankart, arkasında TKİP imzalı ve üzerinde Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht’in resimlerinin olduğu “Gelecek her yerde sosyalizme aittir!’’ yazılı yine büyük bir pankart, en sonunda ise üzerinde ‘”Kapitalizm kriz, faşizm ve savaş demektir, çözüm sosyalizmde!’’ yazılı olan BİR-KAR- Gençliği imzalı pankartlar taşındı.
Kortejin dikkati çeken bir başka yanı ise gözle görülür oranda genç kitlenin olmasıydı. Yol boyunca devrim ve sosyalizm içerikli sloganlar atıldı. Anıt mezarların olduğu alana girildiğinde ise “Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!’’ sloganı haykırıldı. Anıt mezarlar ziyaret edilerek saygı duruşunda bulunuldu.
Yürüyüşte dikkati çeken bir diğer şey ise Almanca olarak hazırlanan “TEKEL işçileriyle eylemli dayanışmaya! / BİR-KAR’’ başlıklı bildirinin yaygın biçimde dağıtılmasıydı.
Son olarak MLPD’nin organize ettiği mitinge katılım sağlandı. BİR-KAR Gençliği adına bir konuşma yapılarak kapitalizm sert biçimde eleştirildi. “Yaşasın sosyalizm!’’ sloganı ile noktalanan konuşma ilgi ile dinlendi ve ardından “Yaşasın enternasyonal dayanışma!’’ sloganı atıldı.
Çeşitli uluslardan ilerici ve devrimci güçler, Avrupa ve Alman burjuvazisinin, Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht’in devrimci anılarına ve onların şahsında komünizmin sembol ve değerlerine yönelik karşı-devrimci çabalarını bir kez daha boşa çıkarıldı.
TKİP Yurtdışı Örgütü