09.09.2010 09:41
Basel kendi geçmişi ile hesaplaşabilecek mi?
(09.09.10) - Basel kantonunda yaşayan göçmenler seçme ve seçilme gibi temel bir demokratik hakkı kazanmak ve kanton yönetiminde söz sahibi olmak istiyorlar. Göçmenler bu hakkın elde edilmesiyle İsviçre’deki politik yaşama daha etkin katılma imkanı kazanmış olacaklar. Seçme ve seçilme hakkının oylanacağı referandum 26 Eylül Pazar günü yapılacak.
İsviçre gelişmiş burjuva demokrasisi ile yönetilen bir ülke. Bu ülkenin Basel kantonu daha 1935 yılında Afrika'dan getirdikleri insanları, kadın, erkek, yaşlı, genç demeden hayvanat bahçesinde sergileyen bir “demokratik” şehir ünvanına sahip.
1833 yılına kadar ise Basel vatandaşı olmalarına rağmen katolik olanlar seçme ve seçilme hakkına sahip değillerdi. Çünkü nüfusun çoğunluğunu katolik olmayan Hıristiyanlar oluşturuyordu. Onbeş yıllık bir aradan sonra, 1848 yılında Basel vatandaşı olan Katolikler de seçme ve seçilme hakkına nihayet kavuştular. Bununla “demokrasi” yolunda yeni bir adım atan Basel, Basel vatandaşı olan Yahudilerin seçme ve seçilme hakkından yararlanmasına müsade etmeyerek ikinci bir adımı geriye doğru atıyordu. Nihayet 1866 yılında Basel vatandaşı olan Yahudiler de seçme ve seçilme hakkını elde ettiler ve Basel, burjuva demokratik alanda bir adım daha atmış oldu.
Kadınlara tanınanan seçme ve seçilme hakkı ise ancak 1966 yılında, Yahudiler seçme ve seçilme hakkını elde etttikten tam yüzyıl sonra mümkün olabildi. Yani bu en gelişmiş burjuva demikratik ülkede 1966 yılına kadar kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmıyordu. “Demokrasisi” bu aşamalardan geçen Basel, şimdi de yabancıların seçme ve seçilme hakkı için sınavdan geçiyor.
19 yıllık süreç
1991 yılında, göçmenler İsviçrelilerle birlikte, yabancılara en az 10 sene İsviçre’de, bunun kesintisiz 5 yılını Basel Kantonu’nda ikamet etmek kaydıyla seçme ve seçilme hakkı elde edebilmesi için 3000 imzayı Basel Parlementosu’na sundular. Prosüdüre göre hükümet bu talebi en geç 3 yıl içinde halk oylamasına sunmak durumundadır. 1999 yılında halk oylamasına sunulan insiyatif %75 oranında reddedildi.
2007 yılında ise yeni bir insiyatifle göçmenlere seçme ve seçilme hakkı öncekine göre radikal denilebilecek taleplerle yeniden gündeme getirildi. Buna göre en az beş yıldır İsviçre’de yaşayan ve bunun son üç yılını Basel’de geçirenlere seçme ve seçilme hakkı verilmeliydi. Bunun için gerekli olan imzalar toplandı ve 2009 Mart ayında parlamentoya verildi.
Mayıs 2010’da Basel hükümeti karşı bir öneriyle, 26 Eylül 2010’da halk oylamasına sunulacağını açıkladı. Hükümetin önerisi; hakkın en az 10 yıldır İsviçre’de, son beş yıldır da Basel’de yaşayanlara verilmesi yönündeydi. Hükümetin önerisini başarı olarak tanımlayan İnsiyatif komitesi, seçim propogandasında hem hükümetin ve hem de komitenin önerisine evet demek, üçüncü bir eveti de "öncelikli olarak insiyatif komitesinin önerisini kabul ediyorum" şeklinde çağrı yapıyor.
Söz konusu göçmenler kimler?
İnsiyatifin kabul edilmesi durumunda Basel Kantonunda 28.000 göçmen bu haktan yararlanabilecek. Ülkelere göre bu sayının dağılımı şöyle: İtalya %22, Türkiye %16, Almanya % 12, Balkan ülkeleri %23, İspanya %8, Portekiz %3.5
Yerli yabancı bir çok parti ve kuruluş tarafında desteklenip ve çalışması yürütülen sözkonusu refarandumda, BİR-KAR da, çalışmalara katılma ve destek vermenin yanısıra oy hakkı bulunan göçmenlerin sandığa gitmeleri için çaba göstermektedir. Zira istatistiklere göre oy hakkı bulunan göçmenlerin sandığa gitme oranı yerlilere göre daha düşük. Yeri gelmişken belirtmekte yarar var; İsviçre’de seçimlere katılım oranı yüzde 40-50 arası değişmektedir.
Özetle daha Afrika’dan getiridikleri kadın çocuklu bir kabileyi bundan 75 yıl önce hayvanat bahçesinde sergilemekte sakınca görmeyen, 1966 yılına kadar kadınları seçme ve seçilme hakkından mahrum bırakanlar, şimdi de nüfusunun üçte birini oluşturan göçmenleri en temel demokratik hak olan seçme ve seçilme hakkından mahrum bırakmaya devam mı edecek, yoksa göçmenlere bu en temel hakkın tanınmasıyla kendi gerici, ayrımcı karanlık geçmişiyle yüzleşmek için burjuva demokratik bir hakkın kullanılması anlamında ileriye bir adım mı atmış olacak? Bunu 26 Eylül’deki seçim sonuçları belirleyecek.
BİR-KAR / Basel