13.12.2007 10:47
Öğrenci birliği modeli üzerine
Bugüne kadar öğrenci hareketinin örgütlenme sorunu çeşitli çevreler tarafından ortaya atılan şablonlar üzerinden tartışılmış, çözüm yine bu şablonlar üzerinden bulunmaya çalışılmıştır. Oysa, öğrenci hareketi bir model üzerine yükselecekse eğer, bu model geçmiş öğrenci hareketinin ortaya çıkardığı “öğrenci birliği” modeli olabilir ancak. Geçmişte (71’e kadar DEV-GENÇ’inbirimlerdeki örgütlenme modeli, ‘70’li yıllarda ODTÜ-Der’in başarılı bir öğrenci birliği pratiği ile ÖTK’ya dönüşmesi vb.) denenmiş ve kitleleleri kucaklamanı ve harekete geçirmenin çok elverişli bir aracı olduğu görüldüğü halde, bugün bu modeli komünistler dışında tartışan bir siyaset bulunmamaktadır.
Taban örgütlenmesi olarak “öğrenci birliği”
Öğrenci birliği modeli herhangi bir öğrenci örgütlemesine alternatif değil, onun birim tabanına dayalı örgütsel omurgası olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla, günün koşullarında ortaya çıkan örgütsel biçimin dernek mi, yoksa sendika mı olduğu değildir. Öğrenci birliği kitle tabanı ile kurulan bağda ifadesini bulur.
Örgütlenme, birimler temelinde oluşan ve en alt birimden en üste doğru şekillenen bir organizma olacaksa eğer, öğrenci birliği işte bu organizmanın adıdır. Taban inisiyatifini açığa çıkartan en etkin örgütlenme modelidir.
Bu noktada tartışma hiçbir biçimde tüzüksel norm temelinde yürütülen bir tartışma olarak ele alınamaz. Zira bir öğrenci birliğinin gelişmesi ancak kitle mücadelesi temelinde mümkündür. Böyle bir birlik hareket içerisindeki kitlenin eylemsel ve pratik birliğini ifade edecektir. Salt tüzüksel birlik üzerinden, kitle tabanını eylemsel bir süreç içinde oluşturamamış bir gençlik örgütlenmesinin geliştirilmesi şansı yoktur.
Fiili bir örgütsel biçim olarak “öğrenci birliği”
Öğrenci birliği meşruiyetini herşeyden önce kendi fiili gücünden alan bir kitlesel örgütlenme biçimidir. Öğrenci birliği temeli üzerinde yükselen bir gençlik örgütlenmesi, yasal planda ortadan kaldırılmak istendiğinde bile, yapısını ve örgütsel işleyiş mekanizmalarını sürdürebilir.
Günümüzde yasal biçimlere yapılan yersiz vurgular, kitle mücadelesi için hiçbir anlam taşımamaktadır. Zira öğrenci örgütlenmeleri meşruiyetlerini hep fiili mücadelelerinden almışlardır. Yasallık kazanmaları da gelişen kitle mücadelesinin bir ürünü olmuştur. Bunun en belirgin örneği ODTÜ-ÖTK’dır. Örgütlenmenin sürekliliğinin güvencesi de yasallık değil tabanla kurduğu güçlü bağlardır.
İlerici duyarlılığın bütünü kapsayan bir
örgütsel biçim olarak “öğrenci birliği”
Alttan seçilmiş temsilciler temelinde üste doğru şekillenen öğrenci birliği, tüm öğrenci kitlesini kapsayacak bir model olarak değerlendirilemez. Herhangi düzeyde bir öğrenci örgütlenmesi, öğrenci hareketinin çeşitli sorunları üzerinden gündeme geliyorsa, bu örgütlenmenin bütün öğrenci kitlesini kucaklaması beklemek gerçeklerle bağdaşmaz. Her halükarda sınıfsal konumu ya da politik tercihleri nedeniyle mücadeleye karşıt konumda bulunan ya da tümüyle ilgisiz davranan önemli bir öğrenci kitlesi olacaktır. Mücadelenin en kitlesel dönemlerinde bile durumun bu olduğunu yakın tarihimizin öğrenci hareketleri deneyimi somut olarak göstermiştir.
Bu açık ki, yapay bir öncü-kitle ayrımını değil, gençliğin tüm ilerici duyarlılığını içine katan ve bu duyarlılığın artmasına paralel bir genişleme yaşayan dinamik bir biçimi ifade eder.