12.10.2008
13.12.2007 11:11

Öğrenci sendikası deneyimlerine kısa bir bakış

 

Geçmişten günümüze siyasal gençlik grupları gençlik örgütlenmesini tartışılırken, konu her dönem “örgüt modeli” sorununa indirgenmeye çalışılmıştır. Özellikle ‘80’li yılların ikinci yarısından bu yana hareket içindeki politik gençlik güçleri tarafından tartışma bu eksende yürütülmüştür. Öğrenci derneklerinden ÖTK’lara pek çok “model” tartışılırken, pratiği de belirleyecek olan esas tartışmanın üzerinden atlanabilmiştir.

Gençlik örgütlenmesi üzerine yürütülen tartışmalar şimdilerde de “sendika modeli” üzerine yoğunlaşmış, bu yoğunlaşma karşımıza Genç-Sen’i ve Genç-Sen tartışmalarını çıkartmıştır.

Şu ana dek yapılan tartışmalar genelde hareket-örgüt diyalektiğinin kavranamadığını göstermekte, geçmişin “model” tartışmalarının dışına çıkabilen bir perspektif ortaya konulamamaktadır. Yapılan tartışmalarda gençliğin birleşik, kitlesel bir gençlik örgütlenmesine olan ihtiyacı ortaya koyulmakla birlikte, gerek çözüm yöntemi, gerek de gençliğin örgütlenebileceği “asli alan-asli örgüt” olarak karşımıza “sendikalar” ve “Genç-Sen” konulmaktadır. Geçmişteki ön kabullerin bir benzeri olarak şimdi de “sendika ön kabulü” karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman sendikanın “yeni ve yıpranmamış bir araç olmasının çekiciliği ve avantajı”na vurgu yapılırken, dünya ölçeğindeki (özellikle de Avrupa ve Fransa’da) “öğrenci sendikası” deneyimlerine atıflarda bulunulmaktadır.

Fransa, Kanada ve Avustralya’dan örnekler

Öğrenci sendikası deneyimlerini incelerken, vurgulanması gereken nokta, bu örgütlerin yarattığı olanaklar ve elde ettiği kitlesellik değil, bu süreci ve olanakları yaratan müdahaleler ve gelişmeler olmalıdır

Dünya ölçeğinde birçok öğrenci sendikası deneyimi olmakla birlikte en çok bilinen örnekler Fransa’ya aittir. Bugün Fransa’da beş  öğrenci sendikası bulunmakla birlikte, bunlar içinde en belirleyici olanı UNEF’dir (Fransa Öğrencilerinin Ulusal Birliği). UNEF, 1907 yılında Lille şehrinde, ülke çapındaki “Öğrenci Genel Birlikleri”nin bir araya gelmesiyle kurulmuştur.(1) Uzun bir dönem politik bir perspektife ve muhtevaya sahip olmayan UNEF, 1946 yılında hazırlanan Grenoble Şartnamesi (2) doğrultusunda emek hareketi içerisinde, öğrenci haklarını korumaya çalışacak bir sendika olma kararı almıştır. Ancak UNEF’in kitleselleşmesinin önün açan süreç, onun ‘sendika’ oluşuyla, ya da öğrencileri birer “entelektüel işçi” olarak tanımlayan Grenoble Şartnamesi’ne imza atmasıyla değil, kitlelerle  etkin bağ kuran adımlar atmasıyla başlamıştır. UNEF 1954 yılında başlayan Cezayir Savaşı’nda Cezayir halkının kendi kaderini tayin hakkını savunmuş ve birçok eylemlilik süreci içerisinde yeralmıştır. ‘68 öğrenci hareketliliğinde işgallerin ve mücadelenin en dinamik unsurlarından biri olmuştur. ‘71-2001 yılları arasında UNEF-SE (UNEF- Öğrencilerin Dayanışması) ve UNEF-US (UNEF- Birlik Sendikası), daha sonra UNEF- ID (UNEF- Bağımsızlık ve Demokrasi) olarak bölünmeler yaşamış, 2001 yılında tekrar UNEF ismi altında birleşmiştir. Özellikle geçtiğimiz yıl düzenlenen CPE (İlk İş Yasası) karşıtı eylem ve işgallerle adını sıkça duyuran UNEF, yakın zamanda ülke genelinde gerçekleştirilen yükseköğretimin özelleştirilmesi saldırılarına, Pecresse yasasına karşı yürütülen eylem ve boykotlar da aktif bir biçimde yer almıştır.

Ele alınabilecek öğrenci sendikası deneyimlerinden biri de Kanada’daki ASSE’dir (Öğrencilerin Sendikal Dayanışma Birliği). Quebec’te sekiz ayrı bölgede, 40 binin üzerinde üyesiyle örgütlü bulunan ASSE, benzer bir biçimde Grenoble Şartnamesi’nde dile getirilen tarzda bir öğrenci örgütlenmesi olduğunu ifade etmektedir. Ancak, UNEF’e benzer bir biçimde ASSE’nin de kitleselleşmesini koşullayan, “model” olarak sendika-sendikalar birliği olması değil, içerisinde bulunduğu hareket ile dinamik bağlar kurabilmesi olmuştur.

ASSE, 1996 yılında gerçekleştirilen genel grev sürecine kendi cephesinden müdahil olmuş, kitleleri harçların düşürülmesi talebiyle harekete geçirebilmiştir. Kendini politik ve militan bir sendika olarak tanımlayan ASSE, Afganistan işgali sırasında Kanada’nın her türlü askeri müdahalesini reddetmiş, bu alanda çeşitli eylemler yapmıştır. Ortadoğu ülkelerinden Kanada’ya eğitim amacıyla gelen öğrencilerden eğitim vizesi alınmasını protesto etmiş ve bunu ırkçılık olarak değerlendirmiştir. (3) Kolombiya’daki öğrenci hareketini kırmaya çalışan hükümete karşı Kolombiyalı öğrencileri desteklemiştir. 2005 yılında, yabancı öğrencilere uygulanan yüksek okul ücretlerine ve üniversitelerdeki özelleştirilmelere karşı yoğun eylemliliklerde bulunan ASSE, geçtiğimiz ay da okul taksitlerinin arttırılmasına karşı etkili eylemlilikler örgütlemiştir. ASSE, birçok bölgeden topluluğun içerisinde yeraldığı birleşik ve kitlesel bir örgütlenme olmasının yanı sıra asli bir gençlik örgütlenmesi konumundadır.   

Değerlendirebileceğimiz bir diğer öğrenci sendikası deneyimini Avustralya’daki öğrenci sendikası NUS (Öğrencileri Ulusal Birliği) ve onun Western Sydney yerelindeki örgütlü sendikası UWSSA (Batı Sydney Üniversitesi Öğrenci Birliği) oluşturmaktadır. Diğer iki örnek kadar dünya ölçeğinde bilinmese de, örgütlenme süreci ve biçiminin incelenmesi tartışmamız açısından önemlidir

Genç-Sen’in internet sitesinde UWSSA üyesi bir öğrenci olan Doğa Karan ile yapılan röportajdan bazı alıntılar yapabiliriz: “UWSSA, 14 yıl önce tabandaki öğrenci hareketiyle kurulmuş. Üniversite yerelinde bağımsız olarak hareket eden küçük öğrenci birlikleri sendikanın kurulma aşamasında birleşiyor ve birlikte hareket etmeye başlıyorlar. Kurulma süreci ve birleşik bir sendika olarak meşru hale gelmesi 1,5 yıllık bir sürece yayılıyor. NUS'un yürütme kurulunda yerellerden (Avustralya’daki her üniversiteden) seçilen öğrenciler var.”  “Sendikanın kurulma aşamasında tek talep yoktu. Farklı oluşumlar bir araya getirildi ve ortak bir platform kuruldu. Sendika bu aşamada devreye girip, talepleri geliştirdi/birleştirdi ve bu taleplere yönelik politikalar üreten bir örgütlenme oldu. Tabii ki yereller birleştirilerek NUS kuruldu ve ülke çapında birlikte hareket eden bir güç haline gelindi… (4)

Bugüne dek öğrenci harçlarından ulaşımın ücretlendirilmesine kadar birçok saldırı karşısında eylemsel süreçleri örgütlediği belirtilen NUS ve UWSSA’nın, bunun yanı sıra üniversitelerde kısmi de olsa söz, yetki, karar hakkı mekanizması içerisinde yeraldığı dile getirilmektedir.

Diğer örneklerde olduğu gibi bu örgütlülükte de, ortaya çıkan olanaklar büyük oranda taban inisiyatiflerine, bu inisiyatifler üzerinden geliştirilen güçlü ve dinamik kitle bağlarına dayanmaktadır.

Sonuç

Bugün gençlik örgütlenmesi sorununu tartışırken “sendika ön kabülü”nün yanlışlığına yaptığımız vurguyla birlikte, sorunun biz komünist gençler cephesinden de “sendika olmaz” gibi bir kabulle tanımlanmadığını vurgulamak durumundayız. Bugün için sorun birleşik, kitlesel, bir örgütlenmenin ancak bir hareketlilik içinde kurulabileceğini, bu zemine dayanan etkili ve dinamik bağlar üzerinden gelişebileceğini kavrayabilmektir.

Hiç şüphe yok ki, hareketlilik-örgüt diyalektiği tanımlanırken, hareketin kendiliğinden ortaya çıkmasını beklemek, deneyimler ışığında yönelinebilecek örgütsel müdahaleleri dıştalamak, sığ ve dar bir bakışın ifadesi olacaktır. Burada dikkat çekilmeye çalışılan sorun, sendika veya diğer örgütlenme modellerinin gençliğin örgütlenme sorununa, asli bir öz örgütlülük yaratma sorununa kendi başına bir çözüm olarak sunulmasıdır. Bugün için Genç-Sen, doğru bir bakış açısıyla yaklaşıldığında, gençliğin  mücadelesinin örgütlenmesinde belli bir rol oynayabilir, ifade edilen ihtiyaçlara yanıt verecek bir örgütlenme haline getirilebilir. Fakat bunun bir sendikanın kurulmasıyla gerçekleşmeyeceği açıktır. Ancak gençlik hareketinin ihtiyaçlarına yanıt verebildiği, bu temelde etkin bir kitle çalışmasına yönelebildiği, geniş gençlik kitleleri ile güçlü ilişkiler kurmayı başarabildiği, yoğun bir emek harcamayı gerektiren zorlu bir çalışmanın gereklerini yerine getirebildiği ölçüde ve böyle bir sürecin sonunda, bir gençlik örgütlenmesi olarak oynaması gereken rolü oynayabilecektir.  

(1) http://en.wikipedia.org/wiki/Union_Nationale_des_%C3%89tudiants_de_France

Bugün UNEF “Öğrenci Genel Birlikleri”nin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. Birlikler üniversitesi olan her şehirde konumlanmıştır.

(2) 26 Nisan 1946’ta UNEF temsilcilerinin gerçekleştirdiği kongredir. Burada “öğrenci senikacılığı”nın genel hatları çizilmiş, öğrenciler “entelektüel birer işçi” olarak tanımlanmışlardır.

(3) http://www.gencsen.org/?pg=haberler&p=27

(4) http://www.gencsen.org/?pg=belgeler&p=76 


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2