02.04.2008 19:41
YTÜ’de Kızıldere anması...
"Kızıldere son değil, kavga sürüyor!"
(02.04.08) - Genç komünistler olarak, bugün YTÜ’de Tonoz Kafe önünde Kızıldere anması gerçekleştirdik.
Geçtiğimiz haftadan başlayarak Kızıldere afişlerini, Kızıldere’de katledilen 10 yiğit devrimcinin resimlerini ve Kızıldere katliamını, devrimci önderlerden bize kalan devrimci mirası anlatan duvar gazeteleri kullandık. Bugün ek olarak hazırladığımız panoyu karanfillerle süsledik ve “Birleşik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi için ileri!/Ekim Gençliği” imzalı pankartı kullandık.
“Denizler’den Mahirler’e, İbolar’dan yarınlara, devrim ve sosyalizm mücadelesi sürüyor!” şiarlı pankartla ve kızıl bayraklarımızla güçlü bir görsellik yarattık.
Anma açılış konuşmasıyla başladı. Genç komünistler olarak neden böyle bir anma gerçekleştirdiğimiz anlatıldı. 30 Mart 72’de Kızıldere’de devrimci dayanışmanın bir başka örneğinin sergilendiğini ve bugünlere devrimci mücadele mirasının bırakıldığını ifade edildi. Bugün Kızıldere’de hakim olan ruhla, devrime ve sosyalizme olan inançla ve bu inancın getirdiği özgüvenle mücadele ettiğimizi, bizlere bırakılan devrimci mirasa sahip çıktığımızı vurguladık. Ek olarak İstanbul Üniversitesi’nde Devrimci Gençlik tarafından gerçekleştirilen Kızıldere anmasına çevik kuvvetin saldırdığını ve 26 öğrenciyi gözaltına aldığını, bu durumu protesto ettiğimizi söyledik. İÜ’de gerçekleşen saldırının düzenin, devrime ve sosyalizme olan tahammülsüzlüğünden kaynaklandığını ifade ettik.
Ardından bir yoldaşımız Kızıldere’yi anlatan bir metin okudu. Kızıldere’nin tarihsel anlatımı yapıldıktan sonra şunlar ifade edildi:
“Onlar Kızıldere’de devrim ve sosyalizm davasına bağlılığın ve siper yoldaşlığının en güzel örneklerinden birini yaratmışlardır. En özlü ifadesi ile o gün orada, bugün hala yolumuzu aydınlatan bir direniş geleneği, 10 yiğit devrimcinin kanı ve canı pahasına yaratılmıştır! Bugün sermaye düzeni bizlere yalnızca eğitimi ticarileştirerek ve üniversitelerimizi birer hapishaneye dönüştürerek saldırmıyor. O bizleri popüler kültürün derin sularında boğmaya, kişiliksizleştirmeye ve yabancılaşmış bir toplumsal yaşam içerisinde yalnızlaştırmaya çalışıyor. Bu noktada binbir türlü aracı devreye sokuyor. Bu araçlardan birini ise devrimci değerlerin ve kültürün içinin boşaltılması oluşturuyor.”
Açıklamada Kızıldere’de, işkence tezgâhlarında, darağaçlarında katledilenleri unutmadığımız vurgulandı ve şunlar söylendi:
“Unutmamak, devrimci mirasa sonuna kadar sahip çıkmayı, bu katliamların hesabını sormayı gerektiriyor. Katliamların hesabı ise ancak ve ancak devrimci mücadelenin yükseltilmesi ile sorulabilir. Devrimci mirasa sahip çıkmak demek, bu yiğit devrimcilerin uğruna öldükleri davaya sahip çıkmak ve bu davayı zafere ulaştırmak demektir. Denizler’in, Mahirler’in, İbrahimler’in yoldaşları olan bizler, devrimci mirasımıza sahip çıkma ve katliamlardan hesap sorma bilinciyle güne yükleniyoruz! On’ların anılarına, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesini büyüterek sahip çıkıyoruz!”
Ardından İstanbul Liseli Gençlik Platformu adına bir konuşma yapıldı. İÜ’deki saldırının ne anlama geldiği ifade edildi. Bugün bu saldırıyı gerçekleştirenlerin Kızıldere’de on yiğit devrimciyi katledenler olduğu ve bizlerin en ufak bir hak arama mücadelesinde bugün gösterilen tahammülsüzlüğün sergilendiği söylendi. Konuşma şöyle devam etti:
“İLGP olarak miras bırakılan mücadele geleneğine sahip çıkıyoruz, eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim için, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için bu mirası daha ileriye taşıyacağız.”
Ardından Kızıldere marşı ve Caw Bella söylendi.
Anma İÜ’de gerçekleşen saldırıyı protesto etmek için 15.30’da Beyazıt’ta gerçekleşecek basın açıklamasına katılma çağrısı yapılarak bitirildi.
Anmada “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Yaşasın devrimci dayanışma!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!”, “Sınıfa kaşı sınıf, düzene karşı devrim, kapitalizme karşı sosyalizm”, “Mahir, Hüseyin, Ulaş kurtuluşa kadar savaş” sloganları atıldı.
Anmaya yaklaşık 50 kişi katıldı.
İstanbul Ekim Gençliği