27.04.2008 12:46
İstanbul Lise Öğrencileri Kurultayı gerçekleşti…
Dönem başından bu yana çeşitli alanlarda sürdürdüğümüz faaliyet, gerçekleştirdiğimiz “Lise öğrencileri kurultayı” ile çalışmanın bugüne kadar ürettiği sonuçları tartıştığımız bir kurguda gerçekleştirildi.
Kurultayı ele alırken, bugüne kadar sürdürdüğümüz çalışmaların deneyimlerini aktarabileceğimiz bir alan, deneyimleri kolektife yayabileceğimiz bir tartışma platformu olarak değerlendirmiştik. Aynı zamanda kurultayları, tek başına bir tartışma platformu biçimiyle kurgulamamak, ön süreciyle beraber bir örgütlenme aracına da çevirebilmek gerekliliğini ortaya koymuştuk. Bugün bu hedeflere ne kadar yaklaştığımızı görebilmiş olduk.
Kurultay programımız sinevizyon gösterimi ile başladı. İLGP’nin hazırladığı sinevizyon lise öğrencilerinin, meslek liselilerin, dershane öğrencilerinin sorunlarını tarifleyen ve İLGP ile mücadele çağrısı yapan bir hatta sahipti.
Kısa bir açılış konuşmasının ardından 1 Mayıs’ta şehit düşmüş devrim şehitleri şahsında, tüm devrim şehitleri adına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Saygı duruşunun ardından divan bugün liselilerin karşı karşıya kaldığı sorunlara dair bir çerçeve çizdi. Liselilerin paralı eğitim saldırıları ile anayasada tanınmış olan eğitim haklarının ellerinden alındığına, eğitim sisteminin eşitsiz olduğuna, gerici eğitim müfredatı ile düzenin istediği kimliksiz, kişiliksiz bireylerin yaratıldığına, düzenin yalanlarının okullarda liselilerin bilinçlerini bulandırdığına, yine aynı gerici eğitim müfredatı ile halklar arasında düşmanlık tohumları ekildiğine değindi. Sistemin aynı zamanda toplamda yozlaştırma politikaları ile liseli gençliği mücadeleden uzak tutma çabasına ve yalnızlaştırıp, bencilleştirdiğine değindi. “Düzenin saldırıları sadece liselilere dönük olarak hayata geçmiyor, SSGSS yasası ile beraber işçi emekçileri, yani anne ve babalarımızın, sağlık hakkını, emeklilik hakkını satılığa çıkaran düzen, aynı şekilde bizlerin de eğitim hakkımızı satılığa çıkarıyor” denildi.
Kurultaya sunulan tebliğler…
Kurultaya ilk tebliğ Hatice Bayraktar Lisesi’nden bir arkadaşımız tarafından sunuldu. “Parasız Eğitim Haktır!” başlığı ile sunulan tebliğde devletin karşılaması gereken eğitim masraflarının katkı payları, fotokopi paraları vb. ile öğrencilerin sırtından karşılandığına değinildi. Ardından kendi okullarında hiçbir öğrencinin haksız alınan bu parayı vermediğini, bunun örgütlü bir tavır olduğuna dikkat çekti. Hatice Bayraktar Lisesi İLGP olarak, Kurultaya paralı eğitim saldırılarının güçlü bir teşhirinin yapılacağı ve yaygın bir kitle çalışmasına dayanan bir kampanya önerisi sundu.
Kurultaya ikinci tebliğ Kartal Lisesi’nden bir arkadaşımız tarafından okullarda yaygınlaşan çeteleşme konusu üzerine sunuldu.
Sistemin, çeteleşmeyi bir silah olarak kullandığından, liselileri devrimci mücadeleden uzak tutabilmek için çetelere göz yumduğundan bahsetti. Liselerde öğrencilere saldıran çetelere karşı gereken cezanın verildiğine fakat çeteleşmeyi önlemenin yolunun salt bu olmadığına değinildi. Çeteleşmenin, yozlaşmanın devrimci kültürü, örgütlü kültürü yaygınlaştırarak devrimci değerleri liselilere mal ederek önlenebileceğine vurgu yaptı.
Ertuğrul Gazi Lisesi öğrencileri uyuşturucu ve uyuşturucunun yaygınlaşması üzerine bir tebliğ sundular. Tebliğde uyuşturucu silahını düzenin çok iyi kullandığı ve bu silahla biz liselilerin bataklığa sürüklenmek istendiği ifade edildi. Aynı zamanda uyuşturucu satışlarının düzen eliyle gerçekleştiriliyor olması ve bu satışların işçi-emekçi kökenli ve bir yanıyla devrimci geçmişe sahip yerlerde daha yaygın olduğu vurgulandı. Ve uyuşturucu saldırılarına karşı mücadelenin İLGP saflarında güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan arkadaşımız, iki yıldır Ertuğrul Gazi Lisesi İLGP olarak 1 Mayıs’a okul pankartları ile katıldıklarını ve bu sene de bu kararlılığı sürdüreceklerini ifade etti.
Refhan Tümer Lisesi İLGP’nin “Yaşasın Halkların Kardeşliği” şiarı ile sundukları tebliğ, düzenin şovenist saldırıları üzerinden bir vurguya sahipti. Bugün Kürt halkına dayatılan inkâr ve imha politikalarına değindi. Kürt halkına yönelik sınır ötesinde ve bu coğrafyada uygulanan saldırıların ne anlama geldiği anlatıldı. Kürt halkının maruz kaldığı şiddetin, şovenist propaganda ile örtülmeye çalışıldığına, halklar arasında düşmanlık tohumları ekildiğine işaret etti. Ve tebliğ sunumlarının ardından kısa bir ara verildi.
Kurultaya yerel gündemli tebliğler…
Kurultayın ikinci bölümü Refhan Tümer Lisesi İLGP’nin hazırladığı şiir dinletisi ile başladı. Nazım Hikmet Ran ve Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirlerinden derlenen şiirler temel olarak düzenin yalanlarına karşı mücadele vurgusunu taşıyordu.
Sonrasında Vefa Poyraz Lisesi okullarında eğitimin paralılaştırılmasına tekabül eden bir uygulamayı bizlerle paylaştı. Öğrencilerin notlarını internet ortamından kendilerine ait bir şifre ile öğrenebildiğinden, fakat bu şifrenin sadece aidatlarını ödeyen öğrencilere verildiğinden bahsetti. Dolayısıyla aidatlarını ödeyemeyen öğrencilerin notlarını öğrenemediği anlatıldı.
Esenyurt Lisesi ise yine paralı eğitim uygulamalarının okullarında çok net örnekleriyle yaşandığını bunun yanı sıra ciddi baskı koşullarına maruz kaldıklarını belirtti. Dönem başında okullarının taşındığına, yeni okullarının masraflarının ise öğrencilerin üzerine yıkıldığını anlattı. Aynı zaman kılık kıyafet kontrollerinin yapıldığına, bunun neye tekabül ettiğine değindi. Öğrencilerin tek tipleştirilmek istendiği anlatıldı.
Refhan Tümer Lisesi’nden öğrenciler okullarında uygulamaya geçen şifreli eğitim saldırısına dikkat çeken bir tebliğ sundular. Para karşılığında verilen kartlar ile notların öğrenileceği ve öğrenci işlemlerinin yapılacağı bu sistemde kart sahibi olmayanlar en küçük bir işlemi yapmak için dahi bir dizi zorlukla karşı karşıya kalıyorlar. Buna karşı liseliler olarak bireysel değil toplu bir tepki ortaya konmalı ve örgütlü bir şekle kavuşturulmalı dendi.
Hatice Bayraktar Lisesi’nden bir arkadaşlımız okul çıkışında Liselilerin Sesi dergisi üzerinden polisin taciz ve tehditlerine maruz kaldıklarını, keyfi kimlik kontrolü uygulamasının polis tarafından dayatıldığını ifade etti. Ve İstanbul Liseli Gençlik Platformu’nun bu konu üzerinde okul önünde yaptığı basın açıklaması metnini sundu. Yine aynı liseden bir başka arkadaşımız da, Taksim’de 1 Mayıs’a Hatice Bayraktar Lisesi İLGP olarak okul pankartı ile çıkacaklarını ifade eden kısa bir konuşma yaptı.
Kurultay’da İLGP adına yapılan konuşmalar…
Yerel tebliğlerinde sunulmasının ardından İstanbul Liseli Gençlik Platformu adına üç konuşma yapıldı.
İLGP’nin ilk konuşması yaklaşan ÖSS ve İLGP’nin gerçekleştireceği ÖSS Karşıtı Kampanya üzerineydi. Bundan sonraki faaliyetini ÖSS karşıtı bir kampanya ile yürütecek olan İLGP, ÖSS’nin hangi anlamlara geldiğine dair bir çerçeve çizdi. Özü itibariyle liseli gençliğin geleceksizliğinde belirleyici olanın bugün somutta üç saatlik bir sınav gibi görünse de, ötesinde bu sınavın sonuçlarında baştan belirleyici olan sınıflı toplum yapısı, sömürü düzeni, doğal olarak bunun eğitim sistemi üzerindeki yansımaları olduğu belirtildi. ÖSS karşıtı kampanya ile bunun mutlaka vurgulanmasına, diğer yandan da ÖSS’nin neden olduğu başak birçok sorunun bu çalışmanın ayaklarını oluşturabilmesi gerekliliğine değinildi.
Ardından İLGP adına örgütlü mücadelenin önemine ve örgütlülüğe vurgu yapan bir konuşma gerçekleştirildi. Konuşma ilk olarak İstanbul Liseli Gençlik Platformu’nun yıllardır ortaya koyduğu sistemli pratiğe yapılan önemli bir vurgu ile başladı. Gerek eylem etkinlikler, gerekse 23. sayısını çıkarmaya hazırlandığımız Liselilerin Sesi dergisinin sürekliliği noktasında kazanılan başarıya vurgu yapıldı. İLGP’nin İstanbul’un her iki yakasında onlarca okulda faaliyet yürüttüğüne, onlarca liseye politika taşıdığına değindi. Bütün çalışma pratiği üzerinden ve liselilerin emeğine dayanan kurultayın başarısı karşısında İLGP olara haklı bir gurur taşındığına ve bunun temelsiz olmadığına değinildi. İLGP’nin yıllardır yürüttüğü faaliyetteki başarısının örgütlü mücadele açısından önemli bir noktaya denk düştüğünü ifade etti. Konuşmayı yapan arkadaşımız örgütlü mücadelenin, düzen karşısında örgütlü bir güç olabilmenin önemine vurgu yaptığı konuşmayı, “ İLGP Kavgada; yıllardır, yıllar boyunca!” sözleri ile bitirdi.
Sonrasında İLGP adına yapılan son konuşmada 1 Mayıs çağrısı yapıldı. İlk olarak İLGP olarak kurultayları bir sihirli değnek olarak görmediğimizi ifade eden arkadaşımız, ne kurultayların ne de yaklaşan bir Mayıs’ın birer amaç olmadığını ifade etti. “Bütün bunlar mücadeleyi bir adım ileriye taşımanın araçlarıdır” diyerek 1 Mayıs’a Kurultay’lardan aldığımız güçle çıkmanın önemini vurguladı.
Konuşmayı yapan arkadaşımız liseli gençliğin kendi talepleri ile 1 Mayıs’ta Taksim’de olması gerektiğini belirtti. Konuşmasında 1 Mayıs’ın neden Taksim’de kutlanması gerektiğini açtı. Sermaye devletinin, işçi sınıfının iradesinden, kararlılığından korktuğuna, işçi sınıfının birlik ve beraberlik gününde, Taksim’e izin vererek sınıfın yaşayacağı hareketlilikten, moral ve motivasyondan çekince duyacağından bahsetti. Fakat bizlerin zaten kendi taleplerimizi dillendireceğimiz bu alan için izin istemediğimize, bizim olan bu alanda meşru olarak kutlamamızı gerçekleştireceğimize değindi.
Son olarak Ekim Gençliği adına yapılan konuşma ile Kurultay son buldu. Konuşmada liselilere dönük baskı koşullarının bu kadar derinleşmesinin boşuna olmadığı ifade edildi. Kapitalizm saldırılarını her geçen gün derinleştirirken, kapitalizmin gençliğe hiçbir şey vaat edemediği, gençliğe gelecek sunamadığı söylendi. Aslında tüm bunların gençliğin düzene karşı tepkisini koşulladığına, gençlik mücadelesini büyütebilmek için nesnel koşulların her zamankinden daha fazla mevcut olduğuna vurgu yapıldı. Burada kendimize dönüp bakmamız, öznel müdahale eksikliğini tartışmamız gerektiği ifade edildi. Liseli gençliği mücadeleye katmak, liselilere politika taşımak için her zamankinden daha etkin bir çaba ortaya konulması gerektiği dile getirildi.
Ekim Gençliği adına yapılan konuşmanın ardından, divanın başarı ile gerçekleştirilen kurultayın ardından 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak ve mücadelemizi, kurultaydan aldığımız güçle önce Taksim 1 Mayısı’na ve ardından ÖSS karşıtı kampanyaya yüklenmek gerektiği vurgulandı. Kurultayın ardından Kadıköy’de Ekim Gençliği- İstanbul Liseli Gençlik Platformu olarak gerçekleştireceğimiz Basın açıklamasına geçildi.
İstanbul Liseli Gençlik Platformu