17.05.2008
06.05.2008 21:30

İP çetesi YTÜ'de devrimcilere saldırdı!

 

 

Devrimci siyasal faaliyetimiz engellenemez!

 

(06.05.08) - Önceki gün “Bağımsızlık için Anadolu’ya Geçiyoruz” adı altında TGB imzalı çalışma yapmak isteyen İP’lilerle devrimciler arasında çıkan gerginlik, bugün saldırıya dönüştü.

Pazartesi sabahı, TGB imzasıyla yürütülen çalışma ekseninde Tonoz önünde masa açan ve afiş açan İP çetesi, devrimcilerin astıkları afişlerden birinin ‘Atatürk’ü kapattığı’ iddiasıyla afişin kenara çekilmesini istemişlerdi. Bunun net bir biçimde reddedilmesiyle birlikte provokasyona başvuran çete, “Atatürk’e ve bayrağa saldıramazsınız’ nidalarıyla bahçede bulunan kitleyi provoke etmeye çalışmıştı. Bunun üzerine devrimciler kitleye ajitasyonlar çekerek kan ve bayrak üzerinden siyaset yapmaya çalışan bu çetenin provokasyonlarını boşa düşürmüşler, onları alandan uzaklaştırmışlardı.

Yaşanan bu gerginliğin ardından TGB örneğinde olduğu gibi üniversitelerimizde karşımıza çıkan bu ulusalcı çetelerin teşhir edildiği bir çalışmanın yapılması kararlaştırıldı. Daha kolektif ve etkin bir devrimci siyasal faaliyetin bu ulusalcı çetelerin çalışma alanını daraltacağı, buna paralel bir biçimde hedef gösteren teşhir faaliyetinin örülmesi gerektiği vurgulanmıştı.

Bu tartışmaya paralel olarak sabah erken saatlerde okula gelen devrimciler-ki burada tüm siyasal unsurların etkin katılımından bahsedilememekle birlikte- Tonoz kantin önündeki tüm pano ve masaları etkin bir biçimde kullanarak kapattılar. Ekim Gençliği imzalı afişlerimiz ve masalarımızla parçası olduğumuz bu süreçte, birçok ortak materyal de alanda etkin bir biçimde kullanıldı. ‘YTÜ Devrimci-Demokrat-Yurtsever Öğrencileri’ imzasıyla hazırladığımız pano ve masalarda, ulusalcı örgütlenmelerin ve özelinde İP çetesinin teşhir edildiği araçlar kullanıldı. Üniversitelerde ve yer yer semtlerde yaşanılan provokasyon ve saldırı süreçlerini anlatan haberler ile birlikte, son dönem yaşanan ‘Ergenekon süreci’ne dair devrimci basından ve burjuva basından derlenen haberlerin olduğu duvar gazeteleri hazırlandı. Bugün gelinen noktada ulusalcı örgütlenmelerin neye hizmet ettiğini açıktan anlatan bildiri ve ozalitler kantin ve yemekhanede kullanıldı.

Üniversite içerisindeki başka noktalarda ‘çalışma yapmak’ zorunda kalan İP çetesi ve TGB çevresi, devrimciler tarafından ortaya koyulan çalışmayı hazmedemediklerinden kaynaklı saldırma yolunu seçmişlerdir.

Devrimciler yönünden toplamda da nicelik bakımından sıkıntılı bir tablonun olması gerçeğine okuldan ayrılan arkadaşların da eklenmesini fırsat bilen İP çetesi, saat üç buçuk civarı yaklaşık 25 kişilik bir kitleyle saldırı amaçlı okula girdiler. Çoğunluğu okuldan olmayan bu kitle, bizler yalnızca iki kişiyken masamıza gelerek ‘bu masayı biz kullanıyorduk, bize pano bırakmamışsınız, mevcut panolardan iki tanesini boşaltarak bize verin’ söylemlerinde bulundular. Bizler de bunun olmayacağını net bir dille ifade ettik. Bunun üzerine ‘O zaman biz söküp alırız’ tehditleri savuran kitleyle gerginlik hat safhaya ulaşmış oldu. O sırada yanımıza 4-5 devrimci arkadaşla beraber panolara yönelik bir müdahaleyi engellemeye çalıştık. Bu esnada kantine ajitasyonlar çekerek ulusalcı bu çeteyi teşhir etmeye çalıştık. Etkin bir destek bulamasak da, civarda birçok ‘sol görüşlü’ bildiğimiz arkadaşları da ajitasyonlarla bizlere destek olmaya çağırdık. İP çetesi karşısında konumlanarak faaliyeti birebir savunan insanların sayısının 7-8 i geçmemesi bu çapulcu sürüsünü daha da ‘cesaretlendirdi’. Yaşanan itişmeler dolaysız bir biçimde çatışmaya dönüştü. Şeflerinden aldıkları “Saldırıyoruz, öldürün!” komutuyla harekete geçen ulusalcı çeteye az sayımıza rağmen net bir tutum ortaya koyduk, meşru savunma hakkımızı kullanmaya çalıştık. Sandalyelerin de kullanıldığı çatışma güvenliklerin gelmesiyle ayrıldı. İki tarafın arasına güvenliklerin girmesine paralel, ulusalcı çete ‘Türk Bayrakları’ çıkartarak provokasyon çabalarını sürdürdü. Bunun karşısında devrimcilerin ajitasyonları devam etti. “Perinçek’in itleri, yıldıramaz bizleri”, “ Faşizme karşı omuz omuza” vb. sloganlarla saldırgan çete teşhir edilmeye devam etti. Okul yönetimi adına konuşan genel sekreter - ki YTÜ rektörü ve birçok yönetim elemanı TGB’nin kuruluş deklarasyonun imzacısılar- dağılmazsak çevik kuvvet çağıracağı yönünde bizleri tehdit etti. Bu tehditlere de “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarıyla cevap verdik, ulusalcı çete okulu terk edene dek buradan ayrılmayacağımızı ifade ettik. Bir süre devam eden tartışmalar sonrasında İP çetesi ve uzantıları okulu terk etti. Ardından kantine dönülerek kitleye yaşanan olaylar anlatıldı, saldırgan çete teşhir edildi.

Yaşanılan saldırı neticesinde yoldaşlarımızın da içlerinde bulunduğu devrimcilerden yaralananlar oldu.

Siyasal çalışma materyalleri var olan kitleyle birlikte toplandıktan sonra, yine az sayımıza rağmen okuldan toplu çıkış gerçekleştirdik.

Yaşanılan bu süreç bizler açısından ilk değildir. Ne faşist beslemeler, ne ulusalcı çeteler, ne de yönetimin tehditleri siyasal çalışmamızı engelleyebilir. Üniversitelerde devrimci siyasal faaliyetimiz bugüne değin sürdüğü gibi, bundan sonra da hiçbir engele takılmadan devam edecektir.

Ekim Gençliği/ YTÜ


YAZICIYA GONDER


May
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1