14.05.2008 11:06
Festivalde 2. gün...
Üniversitede biz varız!
Kamp-Üs Festivali’nin 2. günü etkinlikleri 13 Mayıs’ta gerçekleşti. İlk etkinliğimiz “Üniversiteler ve Geleceksizlik” konulu düzenlediğimiz paneldi. Panel Gaye Yılmaz, Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Öncü ve ÇHD Genel Sekreteri Av. Selçuk Kozağaçlı’nın katılımı ile gerçekleşti.
Panel’de ilk olarak Gaye Yılmaz söz aldı. Konuşmasına sermayenin uluslararalılaşma sürecini ve tarihçesini anlatarak başladı. Uzun bir tarihsel anlatım ile başlayan konuşma GATS’ı (Hizmet Ticareti Genel Anlaşması) doğuran süreci özetledi ve ardından GATS’ın temel ilkelerine değinildi. Yılmaz ayrıca tarihi ve kapitalizmi anlamak için Marks’ın azalan kar oranları yasasının çok önemli bir yerde durduğunu, özel olarak incelenmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz azalan kar oranları yasası ile sermayenin uluslararasılaşma eğilim arasındaki ilişkiyi de vurguladı.
Yılmaz tarihsel anlatımın ardından Türkiye’de SSGSS olarak gündeme gelen ve aslında tüm dünyada bir şekilde uygulanan politikaları değerlendirdi. Özellikle emeklilik yaşı üzerinden örneklendirilen sunumda aslında bu sorunların yalnızca emeklilik çağına gelenleri değil özellikle gençliği etkilediğini çarpıcı biçimde aktardı.
Emeklilik yaşının 60’a ya da 70’e çıkarılmasının çalışanların bu yaşta emekli olacağı anlamına gelmediğini belirten Yılmaz, Avrupa’dan örnek vererek kişilerin çeşitli gerekçeler ile erken emekli edileceğini. Zamanı gelmeden gerçekleşen zorunlu emeklilerin ise onlarca yıllık kayıp nedeni ile oldukça cüzi bir aylık ile yetinmek zorunda kalacağı dile getirilirken, bu erken emekliler ordusunun çok daha düşük ücretlere ve kısıtlı imkanlara, örgütsüzlüğe rağzı olabilecek bir yedek işgücüne dönüşeceği vurgulandı. Bu kesimin gençliğin iyi imkanlar ile iş bulmasının önüne de bir engel olarak çıkacağı ve gençliğin geleceksizlik sorunun bir parçasına dönüşeceği vurgulandı.
Ardından Ahmet Öncü sözü aldı. Öncü konuşmasında dünyanın bir kısır döngü içerisinde olduğunu ve bu döngüyü aşmak zorunda olduğumuzu ifade etti. Kriz koşullarını ve geçmiş krizlerin örneklerini aktaran Öncü sermayenin krizi aşmak için bir sektör seçerek o sektörü geliştirmeye çalıştığını ve krizi bu yöntem ile aşmaya çalıştığını belirtti. Bugüne kadar otomotiv ve bilişim sektörlerinin bu şekilde kullanıldığını aktaran öncü günümüz krizi için de inşaat sektörünün bu şekilde kullanılmak istendiğini ancak bunun bir başarısızlıkla sonuçlandığını belirtti ve artık böyle bir sektör bulunamadığını kaydetti.
Mesleki dönüşüm kavramına da değinen öncü hastanelerin ve eğitimin de piyasalaştırıldığını, bunun birkaç yıl öncesine kadar kimsenin aklına gelemeyecek bir şey olduğunu kaydetti. Meslek odaları kavramını ve yetkin mühendislik tartışmalarını da değerlendiren Öncü, yetkinlik uygulamasının bile mühendisleri kapitalizmin yarattığı yıkımdan korumaya ve ayrıcalıklı bir katman olarak kalmasını sağlayamayacağına değindi.
Daha sonra Selçuk Kozağaçlı konuşmasına başladı. Öğrenci hareketinin heterojenliğinden ve kendi bulundukları sınıfa ihanet etme, onun dışına çıkma potansiyeli taşıdığından bahsetti. Öğrenci hareketinin önüne konan yolları ise mekanik olarak iki biçime ayıran Kozağaçlı bu iki yöntemin gerekçe ve uygulamalarını anlattı.
Komünist partilerin öğrenci gençliği örgütlemek için ortaya koyduğu yöntemlerden birinin Komsomol örgütlenmesi olduğunu ortaya koyan Kozağaçlı, bu şekilde okulların yalnızca örgütlenme alanı olarak görüldüğünü kaydetti. Burada gençliğin komünist parti aday üyesi olarak görüldüğü ve öğrencilik kimliğinden kopararak bütün halde gençlik olarak tanımladığı belirtildi. Bunun yanı sıra taban örgütlenmelerine dayalı ve öğrencilerin günlük taleplerinden yola çıkarak uygulanacak bir çalışmayı komsomolun tam karşısına koyan Kozağaçlı, bu örgütlenme biçimini de örnekleriyle anlattı.
Ardından soru-cevap kısmına geçildi. Sınırlı sayıda soru sorulan bu bölümde de önemli vurgular yapıldı. Kapitalizmin çöküşünün hızlandığına ve işçi sınıfının değiştirici gücüne dair verilen örnekler ve Gaye Yılmaz’ın yaptığı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi seçimle iktidara gelen sosyalist partilerin kapitalizm noktasında bir değişiklik yapamayacağını ekonominin kökten değiştirilmesi gerektiği konusunda örneklemelerle anlatımlar yapıldı.
On dakikalık bir aradan sonra onlarca kişinin “Üniversite deyince aklınıza ne geliyor” “İstanbul Üniversitesi deyince aklınıza ne geliyor?” sorularına verdiği yanıtlardan oluşan “Üniversite deyince…” isimli sinevizyon gösterimi yapıldı. Bunun ardından “Üniversitelerde söz sırası bizde” başlıklı foruma geçildi. Forumda öğrencilerin yaşadığı sorunlar ve örgütlülük üzerine tartışmalar gerçekleşti. Örgütlenme noktasında öğrencilerin yaşadığı sorunlar üzerine farklı düşünceler ortaya konuldu ve örgütün ve örgütlülüğün doğal bir süreç olduğu ve önemi üzerinde duruldu. Gençliğin karşı karşıya kaldığı geleceksizlik ve değiştirme noktasındaki gücün umut yarattığı noktasında konuşmalar da oldu. Etkinliklere katılım beklediğimizden zayıf oldu.
Etkinlik programı bittikten sonra, Kamp-Üs bileşenleri olarak festivalin ilk iki günü üzerine konuştuk. Etkinlikler ve katılım üzerine değerlendirme yaptık. Bundan sonraki günlerin planlamasını yaptık.
İÜ Kamp-Üs Dergisi