09.01.2009
18.11.2007 11:51

Kağıt parçası değil, iş ve gelecek istiyoruz!/EG

 

Kapitalist sistemin yaşadığı bütünsel dönüşümlerle birebir bağlantılı olarak, üniversiteler de dönüşmektedir. Farklı ülkelerde farklı dönemlerde gerçekleştirilen bu dönüşümler, emperyalist-kapitalist sistemin hedeflediği neo-liberal politikaların dolaysız bir yansımasıdır.

Ülkedeki neo-liberal saldırılarla, eğitim alanı bir bütün olarak sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmektedir. Yıllardır adım adım devam eden bu süreç, sermaye devletinin son yıllarda AB uyum yasaları çerçevesinde attığı adımlarla daha geniş bir kapsam ve yaygınlık kazanmış bulunmaktadır.

Çeşitli başlıklarla karşımıza çıkan bu dönüşümler, bugün üniversite öğrencilerini geçmişte olduğundan daha yoğun bir geleceksizlik sorunu ile karşı karşıya bırakmaktadır. Kitlesel olarak üniversite mezunlarını bekleyen işsizlik, geniş gençlik yığınlarının sistem içi umutlarını da günden güne tüketmektedir.

Sosyal bilimlerin tasfiyesi, bölümler ve üniversiteler arası işbölümü

Seçkin öğretim hedefi, araştırmayı eğitimden kopartan Anglo-Amerikan üniversite anlayışının bir ifadesidir. “Anglo-Amerikan dünyasında üniversiteler, artık, büyük oranda uygulamalı doğa bilimlerinin ve daha küçük oranda uygulamalı ‘sosyal bilimler’in tahakkümünde, pazar ekonomisine hizmet eden kurumlar” haline gelmiştir. Bu yönelimin doğal sonucu olarak sosyal bölümlerin piyasanın talebine göre şekillenen bir eğitim süreci içerisinde hiçbir anlamı kalmamaktadır. Teknik bilimler hızla prestij kazanırken, sermaye açısından kazanç alanı oluşturmayan felsefe, sosyoloji vb. bölümler tasfiye edilmektedir.

Bunun dolaysız sonucu olarak sosyal bilimler öğrencileri geleceksizlik ve işsizlik sorunu ile karşı karşıyadır.

Kamunun tasfiyesi ve sözleşmeli, stajyer, ücretli vb. çalışma koşulları

Kapitalizmin kar oranlarını arttırmak için alacağı temel önlemlerden biri, işgücü maliyetinin düşürülmesini sağlamaktır. Bugün karşımıza çıkan sözleşmeli statü ve performansa dayalı esnek çalışma, bu yönelimin bir başka ifadesidir.

Meslekler alanında yeniden yapılandırmayı hedefleyen Kamu Personeli Kanunu Tasarısı, eleştiriler sonucu Devlet Memurları Kanunu Tasarısı olarak değiştirilmiş, ancak içeriğinde esasa ilişkin bir değişiklik olmamıştır. Taslak sağlık, ulaşım, güvenlik, bilişim ve eğitim gibi hizmetlerde sözleşmeli çalışmayı içermektedir. Birçok hizmet alanında çalışanlar memur statüsünden çıkarılarak yıllık sözleşmelerle çalıştırılacaklardır. Öğretmenlerle birlikte hekimlere, iş güvencesi olmayan, performansa dayalı esnek çalışma zorunluluğu getirilmektedir.

Böylece geniş gençlik kitleleri esnek çalışma koşulları ile  ücretli köleler haline gelmektedir.

Mesleki alanların dönüşümü: Mesleki yeterlilik saldırısı

Mesleki yeterlilik saldırısı temelde, piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda eleman ihtiyacının karşılanması üzerinden tanımlanmakta, buna ek olarak eğitim sürecini daha geniş bir zamana yayarak bu alan üzerinden yeni bir piyasa oluşturmak hedeflenmektedir.

Tartışmaların arka planına bakıldığında, yetkinleşmek, akredite olmak gibi kavramlarla, 4 yıllık lisans eğitimi sonrasında ek sömürü alanları, sermayenin belirleyiciliğinde ve onun ihtiyaçlarına yanıt veren bir yetkinliği hedeflemektedir. Son dönem lisans diplomalarından çıkartılan “mühendistir”, “mimardır” gibi ibareler, bu düzenlemelerin adım adım karşımıza çıkmaya başladığını açık bir biçimde göstermektedir. Artık 4 yıllık lisans eğitimi piyasa için teknik eleman yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Üniversiteler sermayenin ihtiyaçlarını karşılayacak “mühendis” teknisyenler yetiştireceklerdir.

Sermayenin kölesi, diplomalı işsiz olmayacağız!

Bugün böylesine kapsamlı bir saldırı karşısında gençliğin susma şansı bulunmamaktadır. Tüm bu saldırılarla bize dayatılan, diplomalı işsizlik ve sermayenin ücretli köleleri olarak çalışma koşullarıdır.

“Bugün gençlik yüzünü geleceğe dönmeli, geleceğine sahip çıkmalıdır. Ancak bu temelde halihazırdaki kapsamlı saldırı dalgası yanıtlanabilir ve sermaye politikaları karşısında politik bir gençlik muhalefeti örülebilir. Bu nedenle gençlik mücadelesi içerisindeki tüm özneler somut saldırılar karşısında etkili ve birleşik bir karşı duruş örmek sorumluluğu ile karşı karşıyadır.” (Ticari Eğitime Karşı Gençlik Koordinasyonu 3. Toplantısı Sonuç Bildirgesi)

(Ekim Gençliği, sayı: 105, Kasım '07)


YAZICIYA GONDER


January
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1