21.11.2007 20:00
Yalanlarınızı da alın gidin!
9 Eylül’de ortaya çıkan yalanlar, çürüyen eğitim sisteminin aynasıdır!
(21.11.07) - Geçtiğimiz gün basına yansıyan bir haber, üniversitelerin ticarethaneye, rektörlerin ise kasalarını doldurma derdinde birer tüccara dönüştüklerinin resmiydi.
20 Kasım 2007 tarihli Sabah gazetesinde yer alan haber, 9 Eylül yönetiminin bütün kirli çamaşırlarını gözler önüne serdi.
İşte ilgili haber:
“İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından üniversite bünyesinde yapılacak bilimsel araştırmalara ve etkinliklere destek olması amacıyla kurulan Dokuz Eylül Üniversitesi Vakfı'nda (DEVAK) incelemelerde bulunan Sayıştay denetçileri, vakfın başkanı olan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı ve yönetim kurulundaki öğretim üyelerinin, vakıf kasasını kendi özel hesapları gibi kullandığını ortaya çıkarttı. Denetçilerin raporlarına rektör ve yöneticilerin kadın pedi, iç çamaşırı, alkollü içki, çeşitli mutfak harcamaları, şahsi cep telefonu görüşmeleri, tekstil ürünleri ve saat faturalarını vakıfa ödettiği yansıdı. 2007 yılı içerisinde vakfın hesaplarında geçmişe dönük inceleme başlatan denetçiler fatura incelemerinde ilginç detaylarla karşılaştılar Aynı zamanda vakfın başkanı olan Prof. Dr. Alıcı'nın başta olmak üzere yönetim kurulu üyelerinin şahsi harcamalarını vakfa fatura ettiği belirlendi. Denetçilerin raporlarında, yumurtadan tuvalet kâğıdına, şampuandan mutfak malzemesine, cep telefonu faturasından kadın pedine, bayan pantolonundan kol saatine kadar üniversite ve bilimsel araştırmalarla ilgisi olmayan yüzlerce kalem ürünün parasının vakıf tarafından ödendiği bilgisi yer aldı. Buna göre sadece son bir yol içerisinde yüzlerce milyon YTL'lik alkollü içkinin faturası vakıf tarafından ödendiği bilgisi yer aldı. Buna göre sadece son bir yol içerisinde yüzlerce milyon YTL'lik alkollü içkinin faturası vakıf tarafından ödenirken, harcamalar arasında kadın pedi bile bulunuyor.
Yüklü telefon faturası
Sayıştay denetçilerinin faturalar üzerindeki incelemelerinde dikkat çeken bir diğer bölüm ise vakıf yöneticilerinin kullandıkları cep telefonlarına ait faturalar oldu. Başta Rektör Prof. Dr. Alıcı olmak üzere çok sayıda öğretim üyesinin faturalarının vakıf tarafından ödendiği raporlara yansıdı. Denetçiler 2003 yılı cep telefonu faturalarında yaptıkları incelemelerde fatura tutarlarının kişi başı 1 milyar TL'yi bulduğunu belirledi. Sayıştay denetçileri, "Harcamalarda dikkat çeken bir vurdumduymazlık var. Kamu kaynaklarının sorumsuzca harcandığı açıkça ortada" yorumu yaptı. Prof. Emin Alıcı ise ‘Konunun Rektörle yani benimle hiç bir ilgisi yok. Sayıstay denetçisinin hazırladığı raporda rektörlükle ve rektörle ilgili hiçbir şey yok. Gerçek raporu görmeden de yazmak doğru değil’ dedi.”
Bu haber YÖK’ün üniversitesinin ve rektörlerinin çarpıcı bir belgesidir. Bizleri birer müşteriye dönüştüren bu çarpık sistem, başımıza “rektör” adı altında en bayağı tüccarları atamaktan geri durmuyor. Attıkları her adımı “bilim” için attıklarını söyleyip duran bu sözde “bilim insanları”nın ağızlarından çıkan her söz yalan, çaldıkları ise basitçe para pul değil; geleceğimiz!
Baskılar bizi yıldıramaz!
Bizleri geleceksizliğe mahkum eden, üniversitelerimizde tahakküm uygulayan ve her şeyi “kendi özel hesapları için” paraya dönüştüren bu yönetici takımı, ortaya çıkan bu rezilliğe tepki gösteren öğrencileri engellemenin yolunu ise saldırmakta buldu. İktisat Fakültesi’nde olayın teşhiri amacıyla asılan afişlere, üniversitenin bekçi köpekleri olan ÖGB’lerini saldırttılar. Bugün yaklaşık 30 ÖGB, afişlere azgınca saldırdı. Ardından öğrencilerin afiş asmaktaki ısrarı üzerine bu kez öğrencilere fiziki müdahalede bulunmaya yeltendiler.
Bu saldırı açık ki korkunun ifadesidir. Ve bizlere düşen bu korkunun üzerine yürümektir. Yarından itibaren 9 Eylül Üniversitesi’nde bütün duyarlı güçler olarak “üniversiteyi yönetsin” diye başımıza çöreklendirilen bu hırsız-tefeci takımını teşhir edeceğiz. Yalanlarını gerçeklerle parçalayacağız! Çünkü gerçekler devrimcidir, yalanlar ise bir hiç!
9 Eylül Üniversitesi Ekim Gençliği