05.12.2008
08.05.2008 18:52

Kamp-Üs Edebiyat Atölyesi ikinci toplantısını gerçekleştirdik...

 

(08.05.08) - Kamp-Üs Kültür Sanat Festivali kapsamında oluşturduğumuz Edebiyat Atölyesi’nin ikinci toplantısı üç derginin katılımıyla gerçekleştirildi. İlk toplantıda konuştuğumuz başlıkların devamını tartışacağımız toplantıda bir öncekine göre sönük de olsa tartışmalar gerçekleştirildi.

İlk toplantıda katılan Palimsest dergisi bu toplantıda yoktu. Tiryaki, Yazıhane ve Süveyda dergilerinin katılımıyla tartışmalar yapıldı.

İlk konu üniversitenin içerisinde edebiyat dergilerinin stant açması, bunun için dilekçe verilmesi yönlüydü. Nasıl ve ne zaman dilekçeyi vereceğimiz üzerine konuşuldu. İzin verilmemesi durumunda başka neler yapılabileceği tartışıldı. Bu sene bizim bazı fakültelerde Kamp-Üs dergisinin standlarını açtığımızı ve burada çıkan sorunları kararlılığımızla püskürttüğümüzü anlattık. Dilekçeye olumlu cevap gelmemesi durumunda alternatif yöntemler üzerine de konuşmayı önümüze koyduk ve dilekçe için ne zaman buluşacağımızı kararlaştırıp tartışmanın bu bölümünü bitirdik.

İkinci olarak, edebiyat atölyesini nasıl oluşturmayı düşündüğümüzü anlattık. Atölyenin ilk olarak önüne koyduğu çalışmanın yereldeki dergi ve fanzinlere ulaşmak, birbirimizin çalışmalarını tanımak ve birlikte ne yapılabileceğini bu toplantılardan çıkartmak istediğimizi söyledik. Birlikte atölye oluşturmanın imkanı yaratmaya çalıştığımızdan bahsettik. Edebiyat dergileri arasındaki anlaşmazlıkları ve bir araya gelme kültürünün olmadığını anlattılar. Ama buna rağmen birlikte iş yapmak gerektiğini önemsediklerini söylediler. Bunun üzerine geçen hafta önerdiğimiz şekilde konu başlıkları belirleyip tartışmaları düzenleme kararı aldık.

Daha önce yapılan önerilerden biri olan öykü oluşturma üzerine konuştuk. Önümüzdeki hafta Edebiyat Fakültesi’ne kağıt asıp bir cümle yazacağız. İnsanları öyküyü tamamlamaya çağıracak ve bir öykü oluştuğunda bunu öğrencilere dağıtacağız.

Toplantımızın son kısmında, amatörlük ve bugün yazılan eserlerin çıkış noktası üzerine bir tartışma yaptık. “Dikkat çekmek yazılarımızı yazarken ne kadar belirleyici olmalıdır?” sorusu üzerinden devam ettik. Bugün popüler kaygılar doğrultusunda yazarların, okuyucu kitlesinin güncel durumuna göre yazmayı tercih ettiklerini ama bu eserlerin okunduktan kısa bir zaman sonra akıllardan silinip gittiği söylendi. Bugün yazılan yazıları ticari kaygıların şekillendirildiği vurgulandı. Bizim dikkat çekmek isterken yapmamız gereken bu kaygı üzerinden popülerliğe kaymak değil bahsettiğimiz konu üzerine farklı yaklaşımlar getirerek veya farklı anlatım tarzları denememiz, yeni deneyselliklerle insanların okuma ihtiyacı duymalarını sağlayarak bunu yapmamız gerektiğini söyledik. Yayıncı ve sanatçı arasında ilişki üzerine konuşuldu. Yayıncının yaşadığı ticari kaygılarla sanatçının işinin sanatsal kaygılarının karşı karşıya geldiğine değinildi. Bu durumda yazarın ya bir şeyler yayınlayabilmek için belirlenen sınırlarda ve istenilen içerikte yazı yazdığı ya da bu ticari kaygılardan arınmış yazarların kendini anlatabilme kanallarının tıkandığı söylendi.
Bu konuşmaların tamamlanmasıyla toplantımızı sonlandırdık.

Kamp-Üs Edebiyat Atölyesi

 


YAZICIYA GONDER


December
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4