11.10.2008
28.06.2008 12:32

Gençlik hareketi, siyasal gençlik grupları ve komünist gençlik / EG

 

Bugünün gençlik mücadelesinin sıkıştığı düzlemi aşması; başka bir ifade ile güçlü ve kitlesel bir gençlik mücadelesinin oluşumu için sihirli bir değnek ne yazık ki bulunmuyor. Gençlik mücadelesi açısından kazanılacak ne varsa etkili ve yaygın bir faaliyetin sonucu olarak kazanılacaktır. Bu açıdan ısrar, süreklilik, hedef; faaliyetin ve mücadelenin başarısının olmazsa olmaz koşullarıdır. Günümüz gençlik mücadelesi ve elbette bu mücadelenin yürütücüleri/özneleri bu gerçeği bilince çıkartarak yol yürümek durumundadır.

 Hareketi ısrarla sürükleyen, gündemsel ve eylemsel planda yönlendirmeye çalışan pratiklerin önemli ölçüde daraldığı bir dönem yaşandı. Bunda belirleyici neden siyasal gençlik gruplarının önemli bir kısmının gitgide gençlik mücadelesinin dışına sürüklenmesidir. Bugün siyasal bir gençlik hareketinin örgütlenmesinin yol, yöntem ve araçları önemli ölçüde gündem dışı kalmaktadır.

Siyasal öznelerin önemli bir kısmı bu kendiliğindenci beklemenin yarattığı yıkımla karşı karşıya bulunmaktadır. Bugün, siyasal gençlik gruplarından yansıyan önemli ölçüde bu bekleme sürecidir. Harekete müdahalede öznel kimliği kaybettiğinizde ve üstüne üstlük ardından sürükleneceğiniz yaygın bir hareket yoksa yaşayacağınız ancak hareketsizlik içinde çöküş olabilir. Siyasal gençlik gruplarından yansıyan aşağı yukarı budur.

Bu tablo değişmediği için birleşik çalışma ve mücadele olanakları önemli ölçüde daralmakta, bunun yarattığı sonuçlar ise hareketin mevcut durgunluğunun aşılmasını engellemektedir.

Siyasal gençlik gruplarından yansıyanlar...

Siyasal bir örgütlenme öncelikle kendi alanının sorun ve gündemleri ile boğuşmak zorundadır. Onu bir siyasal hareket olarak vareden asli neden budur. Ancak reformist ve devrimci kanatları ile sol hareket bu temel alanda tam bir yoksunluk yaşamaktadır. Bunun gerisindeki asli neden ise gençlik mücadelesine duyulan ilgideki zayıflama, buna karşın dar siyasal ve örgütsel beklentilerin kendini halen ve bu kez başka kaygıların da önüne geçmiş bir tarzda korumasıdır.

Siyasal planda hareketin biriken sorunlarına çözüm oluşturmayan, bu sorunlar karşısında mücadelenin yol, yöntem ve araçlarını geliştirmeyen; ısrarlı ve soluklu bir mücadeleyi sorunlara müdahalenin temel halkası olarak görmeyen herhangi bir siyasal hareketin gençlik mücadelesi içinde ve bugünkü süreçte başarı şansı ne yazık ki yoktur.

Geçmişte arkadaş grupları ve sosyal çevreler olarak varlılarını sürdüren siyasal gençlik gruplarından bugüne kalan neredeyse bir hiçtir. O dönemde siyasal kitle çalışması alanlarına burun kıvıranlar, afiş ve bildiri gibi araçları zamanı geçmiş propaganda biçimleri ilan edenler; bugün gençlik mücadelesinden silinmişlerdir. O dönemde yaptığımız değerlendirmelerde sorunu kitle mücadelesi dışında tanımlama şansı bulunmadığını döne döne ifade etmiştik. Sorun kitle mücadelesi içinde ısrarlı ve hedefli bir yönelimle çözülebilirdi.

Bugün gençlik mücadelesi açısından ilkesel hassasiyetlerin, buna dayalı kimlik ve mücadele biçimlerinin yok olmaya yüz tuttuğu bir dönem yaşanmaktadır. Burada meseleyi teorik veya ideolojik bir düzlemde tartışmıyoruz. Bu zaten uzunca bir dönemin yoksunluğuydu. Ancak gelinen yerde söz konusu olan devrimci siyasal faaliyete dönük saldırılara dahi kayıtsız kalan bir gençlik grupları tablosudur. Devrimci kimlik açısından ve de siyasal örgütler cephesinden yaşanan çözülmedir.

İlkelerden yoksunluk, hareketin ve mücadelenin sorun ve ihtiyaçlarını kavramaktan yoksunluk... Bugünün gençlik mücadelesi işte böylesine bir yoksunluklar silsilesi içinde yolunu yürümektedir.

Söylediklerimizi biraz somutlamak anlaşılır olmak açısından yeterli olacaktır.

Bugün gençlik alanı içinde ciddiye alınabilir, hareketin gündem ve sorunlarıyla ilgili yayın faaliyeti bulunmamaktadır. Böyle bir atmosferde devrimci politik bir üretkenlik sağlanabilir mi?

Geçtiğimiz yıl boyunca ve siyasal gençlik grupları cephesinden hareketin sorun, ihtiyaç ve gündemlerine dair üzerine tartışılabilecek kaç tane değerlendirme yapıldı?

Siyasal mücadelenin önemli bir yanı ilkelere dayalı tartışmalar ve mücadeledir. Doğru bir devrimci çizgi ancak böyle bir atmosferde inşa edilebilir. Bugünün tablosu ise ne yazık ki bundan çok uzaktır.

Yine Genç-Sen deneyimi bu açıdan zengin örneklerle doludur. Bir dizi siyasal gençlik grubunun birarada bulunduğu bir gençlik örgütlenmesi; mücadelenin sorun, ihtiyaç, gündem ve yönelimlerini tartışmaya olabildiğine kapalıdır. Düşünün ki onlarca alandan “temsilcinin” katıldığı bir toplantıda, hem de 1 Mayıs’ın öngünlerinde, yapılan tek “elle tutulur” değerlendirme “herkes tüzüğe uymak zorundadır” olabilmektedir.

Bu tablo aşılmadan birleşik bir örgüt ve mücadele süreci oluşturmak neredeyse imkânsızdır. Bu açıdan bir dönemin tablosu; devrimci ve reformist kanatları ile politik sürece ilginin ve ilkesel ayrım noktalarının bir kat daha silikleştiği bir dönem olmuştur.

Açık ki Genç-Sen içinde yaşanan taraflaşmayı siyasal bir taraflaşma olarak değerlendirme şansımız bulunmuyor. SGD, SDP, TÖP, Anti Kapitalist, EHP ve DİSK temsilcileri... Bizce liberal bir kaynaşma zemininde herkes yerli yerine oturmuştur. Bu taraflaşmada ilkesel bir çerçeve aramak ise ne yazık ki boşunadır, zira ortada koltuk paylaşımı dışında elle tutulur hiçbir bir şey yoktur. Ve hem de henüz koltuklar bile yokken... Ancak bu tablo bugünün gençlik gruplarından yansıyan niteliğin anlaşılması açısından bizce önemli bir veridir. Ve sol grupların asgari düzeyini göstermesi açısından önemlidir.

Bugün ihtiyaç duyulan asli şey politik zeminde ve ilkelere dayalı bir taraflaşmadır. Az çok ilkelere dayanan bir politik taraflaşma güncel bir ihtiyaç olmakla beraber, sorunun kısa vadede çözüme kavuşamayacağını son bir yılın verileri ışığında rahatlıkla söyleyebiliriz. Öyleyse politik planda elbette gençlik mücadelesinin ilerici birikimini sürüklemeye çalışacak, ancak bunu kendi hedeflerimize dayanan siyasal faaliyetimizden ödün vermeden gerçekleştireceğiz. Zira öncelikli olan sürükleyici bir siyasal mücadele ve bunun sonuçlarıdır. Bu alanda sağlanan başarılar ise birleşik pratiğin gelişmesine önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.

Önümüzdeki dönem sürükleyici ve pratik bir kuvvet olarak siyasal alanda konumlanmak zorundayız. Bu birleşik mücadele olanaklarını her adımda önemsemek, ancak bunu sürükleyici bir politik irade ve çalışma olmadan gerçekleştiremeyeceğimizi bilmek zorundayız. Son bir yılın verilerine buradan bakmak etkili bir biçimde yolumuzu yürümenin temel önkoşuludur.

Çok yönlü bir politik faaliyet ve merkezi-yerel çalışma ilişkisi

Gençlik hareketinin mevcut durgunluk koşullarında; tek yönlü bir politik faaliyetin etkili bir sonuç oluşturma şansı bulunmamaktadır. Gençliğin arayışlarının çeşitliliği faaliyeti politik gündemler ve çalışma biçimleri ile çok yönlü hale getirmeyi zorunlu kılıyor.

Bu sorunun çözümünde öncelikli alan elbette siyasal gençlik gündemleridir. Bu alanda yaratıcı bir faaliyet biçimi ortaya çıkarmak, yerel gündemlere etkili müdahale ile merkezi gündem ve başlıkları güçlü bir biçimde bütünleştirmek büyük önem taşımaktadır.

Unutmayalım ki faaliyetin kalıcı sonuçlar oluşturmasının güvencesi politik faaliyet alanında sağlanan başarılardır. Bunun dışında çeşitli biçimlerde yaşanan gelişmenin kalıcı sonuçlar oluşturma şansı bulunmuyor. Politik faaliyet ve gündemler dışında, kendini var etme arayışlarının sonuçlarını onlarca siyasal gençlik grubu cephesinden görmüş bulunuyoruz. Öyleyse yapılması gereken politik ve siyasal faaliyet kapasitesini zayıflatmadan, aksine bu alanda her geçen gün etkinleşmeye çalışarak örgütlenmek ve yaygınlaşmaktır.

Faaliyetimizin mevcut durumu elbette gençlik hareketinin mevcut tablosu ile de ilişkili olarak merkezi ve yerel politik çalışma hedeflerini belirli bir ilişki içinde ele almayı zorunlu kılmaktadır. Zira yerel çalışma pratiklerinin -yerelde yaşanan politik sıkışmalar düşünüldüğünde- başarı şansı önemli ölçüde zayıflamaktadır. Bir diğer yandan ise faaliyetin çok yönlü yaygınlaşması ve belirli bir eşgüdüm halinde merkezileşmesinde; merkezi politik kampanyaların anlamlı sonuçlar oluşturduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Burada sorun merkezi çalışma ve yerel çalışma ilişkisini doğru ve etkili bir biçimde kurmaktan geçmektedir. Merkezi planda gençlik mücadelesinin gündemlerini hedefli bir çalışma ekseninde bir kampanya konusu haline getiriyoruz. Ancak bu sorunu çözmek, sonuç alıcı bir faaliyet hattı oluşturmak için yeterli değildir. Asıl olan merkezi çalışma gündem ve başlıklarını yerelin özgün, sorun gündem ve başlıkları ile bütünleştirmektedir. Bu başarılamadığı koşullarda merkezi çalışma ve kampanya kurgusu en iyi ihtimalle propagandaya sıkışacak, kalıcı mevziler oluşturmaktan yoksun kalacaktır.

Örneğin “piyasalaşan eğitime karşı mücadeleye, müşteri değil öğrenciyiz” şiarı merkezi bir kampanya başlığı olarak kullanılabilir. Zira bugün gençlik sorunu kapsamında tanımlanacak tüm yerel ve merkezi mücadele başlıkları bu sorun etrafında şekillenmektedir. Ancak yerel çalışmalar açısından sorun bundan sonra başlamaktadır. Zira ortada kampanyanın veya merkezi çalışmanın can damarı olan sorular halen yerinde durmaktadır: Piyasalaşan eğitimin yerelde öne çıkan gençliği mücadeleye ve eyleme sürükleyecek sorunları, sonuçları nelerdir? Bu alanda nasıl bir çalışma tarzı, nasıl bir örgütlenme hedefi ile çalışmalar yürütülmelidir? Bu sorulara etkili yerel yanıtlar verilemediği sürece ne kadar iyi düşünülmüş kampanya başlıkları oluşturulsa da çalışmanın yerelde kendini üretmesi sağlanamayacaktır.

Kültürel faaliyet alanları ve gençlik çalışması

Gençlik içinde kültürel çalışma ve faaliyet biçimleri yıllardır yeterince üzerine düşmediğimiz alanlar oldu. Bu aslında politik faaliyet merkezli bir siyasal çalışma süreci oluşturmak temel hedefinden kaynaklanmaktaydı. Bu açıdan yönümüzü buraya dönmemiz, kendimizi politik faaliyet alanında var etmemiz halen de sorunun asıl yanıdır.

Politikada başarı sağlanmadıkça, diğer alanda sağlanan başarıların kalıcı sonuçlar oluşturma şansı yoktur. Bunun bilincinde olarak yıllardır boş bıraktığımız kültürel çalışma alanında daha örgütlü bir mücadele biçimi oluşturmak, tıpkı politik faaliyet süreci ve gündemlerinde oluşturduğumuz sürekliliği bu alanda da göstermek zorundayız.

Başka bazılarının kendini kültürel faaliyet alanlarına, hatta kulüplere sıkıştırarak siyasal mücadeleyle aralarına çektikleri kalın çizgi bizim açımızdan hiçbir önem taşımıyor. Zira politik alanda faaliyetimizin sürekliliği bizim güvencemizdir. Öte yandan politik alanda kendi faaliyetini süreklileştiren bir örgütün; faaliyetini kültürel alana da taşıması, bu alandaki duyarlılıkları örgütlemesi, buradan kalıcı mevziler edinmesi çok yönlü siyasal çalışma için elzemdir.

Bu alanda öncelikli sorun kültür sanat cephesindeki çok yönlü duyarlılıkları örgütleme sorunudur. Bu tek başına bir kulüp faaliyeti veya belli dönemlerde gerçekleştirilen kültürel etkinlikler olarak ele alınamaz.

Sorunun bu zamana kadar karşılaştığımız en önemli boyutu; indirgemeci bir yaklaşımla kültür sanat çalışmalarını politikanın nesnesi haline getirmektir: “...kolaycı bir yaklaşımın sonucu olarak, sorunu ikameci bir mantıkla ele almanın yol açtığı tahribatlardır. Bu zaaf esas olarak sanatsal, kültürel –daha geniş anlamda ideolojik- alanın doğrudan politik alana indirgenmesi olarak öne çıkmaktadır. Nasıl ki, “herşey toplumsaldır” demek toplumsal ilişkiler alanına ilişkin hiçbir şey söylememekle eşdeğerse, “herşey -ve bu arada sanat-kültür de- politiktir” demek de aynı kapıya çıkıyor. Bu yaklaşım kendisini kabaca böyle ortaya koyuyor.

Fakat bu ifade ediş tarzı, bu sınırlarda çok büyük bir sorun yaratmasa da, bu kadarla kalmıyor, sanat ve politika, sanat ve sınıf arasında birbirlerinin varlığını ve yapısını ihlal eden, biri diğerinin varlık gerekçesi haline getirilen bir ilişkilendirmeye gidiliyor. Sapmalarla sonuçlanan bir dizi sakıncalı sonuç üretiyor. Araçlar amaçlaştırılıyor, geçici olanla kalıcı olan bir ve aynı kalıba sokuluyor, farklı türden araçlar ve işlevler birbirinin yerine ikame ediliyor. Politikanın alanı ve araçlarıyla diğer mücadele alanlarının araç ve yöntemleri aynılaştırılıyor. Buradan giderek politikanın varlığına ve yapısına, onun gündelik ihtiyaçlarına bağlanmış, bununla sınırlanmış bir sanat/kültür anlayışına ve sanat pratiğine varılıyor. Adına ne denirse denilsin, kendisini hangi amaçla ifade ederse etsin, böylesine kaba ve yanlış bir yöntemsel yaklaşım, kısırlık ve tahribat üretmekten kurtulamıyor.Sosyalizm Yolunda Kızıl Bayrak (Sayı: 2002/05/(45), 2 Şubat 2002)

Sorunun çözümünde temel hedef, tek başına politik ve örgütsel sürecimizle ilişkisi üzerinden değil, ancak bununla da kopmaz bağları olan bir biçimde gençliğin burjuva kültürüne karşı kendi alternatif üretim alanlarını oluşturmasını sağlamak olmalıdır. Kültür sanat çalışmalarındaki kolektivizm, gençlik alanında yaygın bir biçimde yaşanan üretimsizliği, yabancılaşmayı, yozlaşmayı aşmanın en önemli araçlarından birisidir.

Kampüs Festivali bu açıdan bir ilk adım olarak değerlendirilmelidir. Farklı ilgi alanlarını kapsayan komisyonlara dayalı ve ayları bulan bir faaliyet süreci sonunda bir festival örgütlenmiştir. Süreç kendi çevremize sıkışmamış, bir dizi ilerici kültürel üretim alanı ile -kulüp ve toplulukla- ilişkiye geçerek yürütülmüştür. Henüz bir başlangıç deneyimi olarak yaşanılan sıkışmalar ya da yetersizlikler yeni faaliyet döneminde daha etkili, güçlü ve sürekli deneyimler oluşturularak aşılacaktır. Artık çalışmamızı faaliyetimizin bulunduğu birçok yerde kültürel ayaklara da oturan bir biçime sokmak, özgün deneyimler oluşturmak yeni dönemin hedefi olacaktır.

Yerel yayın çalışmaları, çeper örgütler ve faaliyette kalıcı mevziler sorunu

Çeper örgütlenmeler, devrimci siyasal faaliyet ve örgütün can damarları olarak tanımlanmalıdır. Eğer çeper örgütlenmelerden, bu örgütlenmelerle oluşmuş kitle bağlarından yoksunsanız, politikanızın ciddi bir karşılık oluşturmasını beklemek hata olacaktır. Bu açıdan çeper örgütler sorunu önemli ölçüde politikanın yaygılaşması ve etkinleşmesi için hayati bir önem taşımaktadır.

Sorunun bir diğer yanı ise kadrolaşma ve komünist gençlik örgütlenmesinin genişlemesi ile ilişkili yanıdır. İnsanları birebir ilişkiler içinde kazanmaya çalışmak; çoğu durumda verimsiz ve sonuçsuz bir faaliyet olarak kalmaktadır. Bu açıdan çeper örgütlenmeler, örgütlenmenin yaygınlaşması ve gelişmesinin biricik doğru ve amaca uygun yoludur. “Partinin örgütsel çeperini yaratmak, şekilsiz tek bir ilişkimiz kalmayacak tarzda eğitim grupları, çalışma komiteleri, semt grupları vb. çeper örgütlenmelerine gitmek demektir. Bu örgütlenmeler kazanılan güçlerin eğitilmesi ve pratik çalışma içinde yetiştirilmesi olanağını verecektir bize. Bu sayede ve buna paralel olarak hem pratik faaliyet kapasitemiz güçlenip gelişecek ve hem de partiye yeni güçler bizzat bu çalışma içinde hazırlanabilecektir. Bu bir yandan parti örgütünün darlığını kırılması öte yandan kitlelerle daha geniş bir ilişki ağı anlamına da gelecektir.” (Örgütsel cephedeki görevler ve kadrolaşmanın öncelikleri; Ekim, Sayı: 230, Kasım 2002)

Gençlik çalışmasında çeper örgütler sorunu güncel planda yerel yayın faaliyetleri, yerel esnek örgütler, eğitim ve çalışma grupları olarak öne çıkmaktadır. Buna kültür sanat faaliyetlerindeki henüz yeni olan komisyonlaşma çabalarını da ekleyebiliriz.

Yerel yayın faaliyetleri açısından özellikle son 1-2 yıl içinde belirgin bir zayıflama yaşadık. Özellikle taşralarda faaliyetin yaygınlaşması ve öte yandan politik çalışmada yaşanan darlığa etkili bir müdahale olarak tanımlanabilecek yerel yayın çalışmalarını süreklileştirmekte, yaygınlaştırmakta zorlandık ve önemli bir kısmı sönümlenmiş oldu.

Bu faaliyet kapasitemizin özellikle taşralarda daralmasının ilk ve belirgin görüntüsü olmakla beraber; bu sonucu oluşturan en önemli nedenlerden biridir.

Tüm çalışma alanlarında hedefli bir yerel yayın faaliyeti başlatmak, bu faaliyet ekseninde esnek örgütsel sonuçlar oluşturmak yereller açısından önemle tartışılması; adımları atılması gereken bir sorun olarak yeni döneme taşınmış bulunuyor.

Bir diğer sorun ise eğitim grupları ve bu alandaki eğitsel faaliyetin hedefsizliği, düzensizliğidir. Özellikle eğitim çalışmaları ve bu eksende kadrolaşma sürecinde yılları bulan bir yetersizliğimiz olduğu açıktır. Eğitim sorununa dönük ilgisizliği devrimci siyasal yaşama, bu yaşamdaki sürekliliğe dair ilgisizlik olarak değerlendirmek yanlış ya da ağır bir tanımlama olarak ele alınamaz. Zira örgütlenme ve kadrolaşma sorununun çözümünde temel hareket noktası olan bu alanın boşta bırakılması, çoğu durumda kendiliğindenci bir biçime sokulmasının niteliksel sorunlarını bugün tüm açıklığı ile yaşamaktayız.

Şunu açıklıkla söyleyebiliriz ki eğitim gruplarına dayanmayan bir örgütlenmenin başarılı ve dinamik bir kadrolaşma düzeyi oluşturma şansı bulunmamaktadır. Konuya insanların ne kadar ilgi gösterdiğinden bağımsız olarak bu sorunu çözmek, yaz döneminde oluşturmayı hedefleyeceğimiz eğitim çalışmalarını yeni döneme taşımak mutlaka hedeflenmelidir.

Daha profesyonel bir komünist gençlik örgütü için!

Daha profesyonel bir komünist gençlik örgütü faaliyetin her adımında; merkezi veya yerel faaliyeti planlayacak bir organlaşma düzeyi ve bu kapsamda bir işbölümü anlamına gelmektedir. Son dönem geleneksel devrimci grupların yaşadığı sıkışmanın ya da dağılmanın temel nedeni; yerel planda yaşadıkları daralmalar değil, merkezi örgütsel önderlik kapasitesi yönünden yaşanan çözülmedir.

Geçmişte yayın faaliyetleri açısından gösterilen ısrarın bugün ayı ölçüde gösterilememesinin gerisinde; faaliyeti hedefli bir biçimde örgütleyebilecek nitelikten yoksunluk başlıca nedendir. Bu nedenle faaliyetin merkezileşmesi açısından en önemli araçlardan birisi durumundaki merkezi gençlik yayınları ya dönemsel ihtiyaçlar dahilinde gündeme gelmekte; ya da “zaten insanlar okumuyor” denilerek önemsizleştirilmektedir.

Bu durum halihazırdaki yetersizliklerle uzlaşma anlamını taşımaktadır. Çünkü yetersizliklerin -hem de faaliyetin merkezi yapısı için temel önemde olan araçlar veya organlar üzerinden- üzeri örtülürse yaşanan sorunun çözüm olanakları da tükenmiş demektir.

Bu açıdan komünist gençlik; faaliyetinin merkezi düzeyini güçlendirmeyi, buradaki yetersizlikleri gidermeyi etkili bir faaliyet kapasitesi oluşturmanın biricik güvencesi sayar. Bahsedilen otonom bir çevre faaliyeti değil de komünist bir gençlik faaliyeti ise bundan başkası da düşünülemez zaten.

Bu çerçevede faaliyetimizin daha profesyonel bir kimlik kazanması; bu alanda yaşanan sıkışmaların çözümü için aşağıdaki temel başlıklar yeni dönem faaliyeti açısından üzerine kararlılıkla gideceğimiz hedefleri ifade etmektedir.

Komünist gençlik yayınını güçlendirme sorumluluğu:

Devrimci bir faaliyetin can damarı ve komünist gençlik politikasının geniş kitlelere taşınmasının başlıca aracı olan komünist gençlik yayını çalışmamızın denilebilir ki en önemli aracı durumundadır. “Ekim Gençliği, komünist gençlik çalışmasının merkezi politik önderlik aracıdır. Onun temel işlevi budur. Tüm diğer görev ve hedefler bu temelde ele alınmak, başarılar veya başarısızlıklar bu temelde tartışılmak zorundadır. Merkezi bir politik önderlik aracı, açık ki yerelleşmiş sorunlara sıkışarak değil, gençliğin geniş kesimlerinin sorun ve ihtiyaçlarına yanıt vermek, bu süreçte oluşturduğu politikaları merkezileştirmek zorundadır.(Gençlik içinde devrimci yayın faaliyeti; Ekim Gençliği, Sayı:100)

Komünist yayın faaliyetinin yaşadığı sorunları burada çok yönlü olarak ele alma şansımız bulunmuyor. Ancak sorunların çözümü için gençlik çalışmamızın yayın sürecini yerel etkin örgütsel araçlara dayandırması; bu temelde örgütlemesi güncel ve ertelenemez bir görevdir.

Bu kapsamda yeni dönemde tüm alan faaliyetleri yayın sürecine ilgili alandan katkı yapacak, yayına ilişkin tartışmaları yürütecek, yayının gündem belirleme sürecine katılacak, yayının işlevine uygun ve yaygın dağıtımını planlayacak yayın kolektiflerini hızla inşa etmek durumundadır. Bu yayın sürecinin bugün yaşadığı sıkışmayı aşmasının biricik yoludur. Yayının örgütlenmesinden dağıtımına kadar yayınla ilişkili olan tüm tartışmaları yürütecek olan bu yerel kolektifler; yayının çok yönlü sorunlarını çözmenin de önemli birer aracı durumundadır.

Öte yandan bu yerel çalışmalar aracılığı ile yayının ihtiyacına yanıt veren nitelikte yeni yazarlar yetiştirebilme sorununun çözümü doğrultusunda çeşitli adımlar atılabilir. Zira nitelikli ve yayının ihtiyaçlarına yanıt verebilecek çok yönlü yazar ihtiyacı gün be gün derinleşen bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Genç-Sen faaliyeti ve platform çalışmasının işlevi:

Genç-Sen çalışmasının geçtiğimiz dönem oluşturduğu en temel sorun komünist gençlik faaliyetinin çok yönlü olarak bu alanın sorunları ve ihtiyaçları ile boğuşmuş olmasıdır. Mevcut darlıklar düşünüldüğünde faaliyetimiz açısından önemli olan bu alana dönük müdahalelerde ilk önemli kazanımlar elde edilmiş olsa da; bu durum faaliyetimizin bir kısım alanında çok yönlü ve hedefli yapısında bozulmalara neden olabilmiştir.

Yeni dönem açısından bu durum aşılmak zorundadır. Komünist gençlik faaliyetinin henüz sürecin başında devrimci bir taraflaşma ve bu çerçevede politik tutumu inşa etmek için oluşturduğu “platform çalışması” yeni dönemde ilgili faaliyetin tüm yükünü alacak; bu faaliyetin örgütlenme sürecine ilişkin değerlendirmeleri oluşturacak bir biçimde yeniden inşa edilmelidir.

Bu alanın faaliyetimizin bütünü değil, özgün bir faaliyet alanı olduğunu bilerek “platformu” özgün alanın özgün sorunlarına politik ve pratik müdahale aracı haline getirmek durumundayız. Bu açıdan yeni dönemde Genç-Sen faaliyetini bu faaliyete özgünleşmiş platform üzerinden inşa etmek; gerek Genç-Sen'e etkin müdahale, gerekse de komünist gençlik faaliyetinin çok yönlü gündemlere etkin müdahalesi için hayati bir önem taşımaktadır.

Meslek alan faaliyetleri ve bu alanda organlaşma:

Meslek alan çalışmaları son 1 yıllık faaliyet sürecinde yeterince üzerine düşmediğimiz bir faaliyet alanı olmuştur. Çoğu durumda faaliyet merkezi bir yönlendirmeden ya da bu yönlendirmeyi oluşturabilecek merkezi bir organlaşmadan yoksun bir biçimde sürmüştür. Gençlik, gelecek sorunu ve mesleki dönüşümler üzerine yaptığımız değerlendirmeler ortadayken, bir dönem boyunca neredeyse boş bıraktığımız bir faaliyet süreci yaşanmış oldu.

Bu kapsamda geçtiğimiz yıldaki hedeflerimize göre önemli bir gerileme yaşadığımızı da belirtelim. Zira faaliyetin merkezi yönlendirme kanallarından yoksunluğu; faaliyeti verimsiz ve hedefsiz -kendiliğinden- bir çalışma haline getirmiştir. Bu durum önümüzdeki dönem doğru bir işbölümü; buna uygun bir organlaşma ile aşılmak durumundadır.

Halihazırda mesleki alana dönük tek bir alanda; istenilen süreklilikten yoksun bir yayın faaliyetimiz bulunuyor. Bu faaliyeti güçlendirmek; bu adım ekseninde ilgili alana dönük özgün politikalar oluşturmak başarılı ve dinamik bir gelişimin en önemli hareket noktası olacaktır.

Yine faaliyeti toplam siyasal faaliyetimiz ekseninde tek bir alana sıkıştırmadan; ilgili birtakım bölüm faaliyetlerini hedefleyen -tıp, eğitim vb- bir genişliğe ve yaygınlığa ulaştırmaya çalışmak yeni dönem tüm yerel çalışmaların tartışması gereken önemli bir başlık olarak duruyor.

***

Yeni faaliyet döneminde çözmeyi hedeflediğimiz sorunlara kalıcı çözümler oluşturmak, devrimci siyasal faaliyetimizi daha etkili ve yaygın bir faaliyet haline getirmek öncelikli görevimiz olmak zorundadır. Bunu başardığımız koşullarda partinin tüm çalışma alanlarına dönük olarak yaptığı çağrıya gençlik alanından etkin bir yanıt vermeyi başarmış olacağız.

(Ekim Gençliği Sayı 110, 2008, Yaz Sayısı)


YAZICIYA GONDER


October
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2